Cumhurbaşkanı Erdoğan: Herkesin refah seviyesini daha da yükseltecek adımları sıklaştıracağız
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ekonomik programımız hedeflerine ulaştıkça sabit ve dar gelirlilerden başlayarak herkesin refah seviyesini daha da yükseltecek adımları sıklaştıracağız." dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İzmir 8. Olağan İl Kongresi'nde konuştu.
Konuşmasına "Gözlerin daim enginde. Bir büyü var her renginde. Kadir bilenler nezdinde kadrin bilinir demişler." ifadeleriyle başlayan Erdoğan, İzmir'in dört bir yanına, dünyanın her yerindeki İzmirlilere selamlarını gönderdi.
Erdoğan, Ardahan ve Yozgat'ın canlı bağlantıyla kendilerini takip ettiğini belirterek, kongrelerin İzmir, Ardahan ve Yozgat ile ülkeye ve millete hayırlı, uğurlu olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk fetih günlerinden İstiklal Harbi'ne, İzmir'in kurtuluşundan terörle mücadeleye kadar İzmir'in verdiği tüm şehitleri rahmetle yad etti.
Eski İzmir türkülerinin çoğunun kahramanlık üzerine, efelerin cesareti, askerlerin fedakarlığı üzerine yazıldığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"'Asker ettiler beni kıdemli çavuş. Gurbet çöllerinde oldum bir baykuş. Anadan, babadan, yardan bir haber yokmuş. Uçun kuşlar, uçun İzmir'e doğru.' Anadan, babadan, yardan geçerek vatan hizmetine koşan İzmirlilerin hasretlerini kuşlara fısıldadığı bu türkülerin her birinin gerisinde ayrı bir kahramanlık hikayesi vardır. İşte bunun için Birinci Dünya Savaşı'nda İzmir işgal edildiğinde tüm Türkiye yasa bürünmüştür. Bu işgal üzerine İstanbul'da Sultanahmet mitinginde Halide Edip Adıvar'ın ettirdiği yemindeki ahdimiz, bugün de kalbimizde aynı heyecanla yaşıyoruz. Ne diyordu bu ahitte?
'Türkiye istiklale kavuşana kadar korkmayacağız. Hiçbir meşakkatten kaçmayacağız. Bayrağımıza, ecdadımızın emanetine ihanet etmeyeceğiz.' Görüldüğü gibi milletimiz İzmir'in istiklalini Türkiye'nin istiklali ile müsavi tutmuştur. Türk tarihinde daima yek vücut olmanın istiklale ve ecdadın mirasına sahip çıkmanın timsali olduğu için o kara günlerde milletimiz İzmir'e böylesine sıkı sıkıya sahip çıkmıştır. Biz de İzmir'e Çakabey nasıl sahip çıktıysa Gazi nasıl sahip çıktıysa Menderes nasıl sahip çıktıysa öyle samimiyetle sahip çıktık."
"Rüzgar kımıldasa İzmir yaşanmaz hale geliyor, havaya bakıp ıslık çalıyorlar"
İzmir'e sahip çıkmanın bu şehre aşkla hizmet etmekle olacağını ifade eden Erdoğan, bugün yerel yönetimlerin ve şehrin temsilcilerinin çoğunun İzmir'e sahip çıkma azminde ve cehdinde olmadığını üzülerek gördüklerini söyledi.
Mehmet Akif'in bir zamanlar İstanbul için "Bizim mahallede İstanbul'un kenarı demek, sokaklarından geçilmez ki yüzme bilmeyerek" sözlerini hatırlatan Erdoğan, Akif'in 110 yıl önce İstanbul için yaptığı tespitin örneklerini 2025'in İzmir'inde hemen her alanda görmenin mümkün olduğunu kaydetti.
Erdoğan, "İzmir'in hemen tüm mahalleleri, caddeleri, sokakları, denizi perişan vaziyettedir. Tek işi vatandaşa hizmet etmek ve şehri yaşanılır kılmak olanlar maalesef vatandaşa hizmetten başka her işi yapıyor. Yağmur çiselese İzmir'i su basıyor. Umurlarında değil. Rüzgar kımıldasa İzmir yaşanmaz hale geliyor, havaya bakıp ıslık çalıyorlar. Altyapı deseniz zaten hiç mevcut değil ki üzerinde konuşasınız. Hülasaten, bir zamanlar medeniyet sembolü İzmir, tarihinin en karanlık, en bakımsız, en perişan devrini yaşıyor." diye konuştu.
Sadece şu son 10 yılda yaşananların bile şehrin CHP'li yerel yöneticiler ve siyasetçiler tarafından nasıl bir garabet sarmalığına sokulduğunu göstermeye yeterli olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Haklarını isteyen işçileri dinlemek yerine sokağa atarlar. İzmir Körfezi'nin kötü kokudan yanına yaklaşılmadığı halde kıllarını kıpırdatmazlar. Körfezin temizlenmesinin asli sorumlusu millete olan saygısından dolayı bu meseleye çözüm arayan bakanlığın toplantısına katılma lütfunda dahi bulunmazlar. Ülkenin en pahalı suyunu İzmirlilere içirirler. İlçelerine hizmet etmeleri için seçilen başkanlar, İstanbul'da siyasi ikbal peşinde koşarlar.
Kötü yönetimden dolayı işçi maaşlarını ödeyemedikleri için temel hizmetler bile aksar. Kentsel dönüşüm projelerindeki dolandırıcılıkların arkasında kendi partililerinin silüeti belirir. Eski ve yeni başkanların şehre zerre kadar faydası olmayan kişisel kavgaları ayyuka çıkar. Hakaret suçundan yargılanan edepsizleri önce protokole alıp baş köşeye oturturlar sonra özür dilerler."
"Neresinden tutulursa tutulsun elde kalan bir İzmir fotoğrafı var"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılarında neresinden tutulursa tutulsun elde kalan bir İzmir fotoğrafı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"CHP Genel Başkanı bile bu durumun farkına varmış olmalı ki, İzmir'in temsilindeki sorunları ikrar etmek mecburiyetinde kaldı. Kendi görevlerini yapmaktan aciz yönetimlerin başarısızlıklarını Atatürkçülük maskesiyle, ilericilik örtüsüyle, çağdaşlık perdesiyle gizlemeye çalışması da ayrı bir hastalık. İzmir her alanda sürekli geriliyor, ama bunlar ilericilik kisvesi altında yağma düzenlerini devam ettirmek için canhıraş şekilde uğraşıyorlar. Bu kötü gidişat, İzmir'in kaderi değildir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu tabloyu değiştirmek boynumuzun borcudur. Tabii bunun için önce İzmir'deki vatandaşlarımızı siyasi tercihlerini, ideolojik saiklerle değil eser ve hizmet merkezli olarak yapmaya ikna etmemiz gerekiyor."
Erdoğan, yıllar sonra bizzat işin sahiplerinin, "Atatürkçülüğü ve Kemalizm'i Menderes'e karşı mücadele edebilmek için biz icat ettik" dediği bir fanatizmin, Menderes'in tüm kalbini adadığı şehir olan İzmir'i esir alamayacağını ifade etti.
"Gazi Mustafa Kemal'in mirasını yağmalamaktan bıkmadılar"
Cumhuriyet'in banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Benim en büyük eserim, Cumhuriyet'tir" derken muhalefetin, Cumhuriyet'in gelişmesine, kalkınmasına zerre kadar katkıları olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kendilerine affınıza sığınarak söylüyorum, 'Mustafa Kemal'in itleri' diyenlerle birlikte belediyelerde soygun düzeni kurmayı 'Kent Uzlaşısı' adı altında meşrulaştırma çabasına girdiler. Kimi zaman seçim kazanmak, kimi zaman ceplerini doldurmak için yıllardır Gazi Mustafa Kemal'in mirasını yağmalamaktan bıkmadılar. Bir de utanmadan, arlanmadan, hayal etmeden çıkıp bizim terörsüz Türkiye çabamızla kendi suç ortaklıklarını bir tutmaya kalkıyorlar. Muhalefeti alternatif vizyon ve program üretme sorumluluğu olmaktan çıkartıp Türkiye ve Türk milletinin düşmanı kim varsa onların değirmenine su taşıma aracı haline bunlar getirdi."
Erdoğan, CHP'nin eski genel başkanının İzmir milletvekili olduğunu, yeni genel başkanının ise "kendini İzmirli olarak gördüğünü" hatırlatarak, "Tüm İzmirlilere soruyorum, topunun birden İzmir'e tırnak ucu kadar bir faydası ve hizmeti dokundu mu? Var mı 'Bu genel başkanlar şehrimize şunları, şunları kazandırdı' diye 3-5 başlık sayabilecek birisi? Yok." şeklinde konuştu.
CHP yönetiminin İzmir'e hiçbir şey yapmadığını bildiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"Belki geride hiçbir eser hiçbir hizmet bırakmadılar. Ama her İzmir'e gelişlerinde yediler, içtiler, dağıldılar. Gazi'nin emaneti olan Cumhuriyet'e en büyük zararı, sorsanız Atatürkçülüğü ve Kemalizm'i kimseye bırakmayan işte bu mirasyedi tayfa vermektedir. CHP'yi ve ona oy verenleri bu proje ürünü istismar siyasetinden kurtarmak, İzmir'in kurtuluşunu ülkenin istiklaliyle bir tutan ecdada da, Gazi'nin hatırasına da, demokrasimize de yapılacak en büyük hizmet olacaktır."
"İzmir'e son 22 yılda 1 trilyon 275 milyar lira tutarında yatırım yaptık"
Erdoğan, her kesimden insanıyla 85 milyonun tamamına olan sevgilerini, muhabbetlerini, eser ve hizmet siyasetiyle göstermiş bir parti olduklarını vurgulayarak, artık 22 yılı geride bırakan iktidarları döneminde yaptıkları işlerin, Cumhuriyet tarihinde yapılanların tamamının 5-10 katı olduğunu söyledi.
İnsanın fıtratı gereğince sahip olduğu imkanları nasıl elde ettiğini bir süre sonra unutmaya, sanki hep varmış gibi hissetmeye meyilli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bize düşen vazife, her fırsatta ülkemize kazandırdığımız eserleri, milletimize verdiğimiz hizmetleri, vatan topraklarının her karışına yaptığımız yatırımları hatırlatmaktır." dedi.
Erdoğan, İzmir'e son 22 yılda günümüz rakamlarıyla 1 trilyon 275 milyar lira tutarında kamu yatırımı yapıldığını belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:
"Adalette 16 milyar lira, eğitimde 69 milyar lira, gençlik ve sporda 11 milyar lira, sosyal yardımlarda 145 milyar lira, sağlıkta 45 milyar lira, çevre ve şehircilikte 186 milyar lira, ulaştırmada 245 milyar lira, tarım ve ormanda tarımsal hibe destekleri dahil 121 milyar lira, sanayi ve teknolojide verdiğimiz teşviklerle birlikte 46 milyar lira, enerjide kamu ve özel toplam 326 milyar lira, kültür ve turizmde 7 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle birlikte toplam 58 milyar lira yatırımı hayata geçirdik."
İzmir'e 4 yeni devlet üniversitesinin kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, 2'si stadyum olmak üzere toplam 115 spor tesisleri inşa ettiklerini söyledi.
Erdoğan, toplam 4 bin 906 yataklı 47 hastane ve ek binalar dahil 132 sağlık tesisleri yaptıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:
"İzmir Şehir Hastanemiz 2 bin 60 yatağıyla bir yıldan beri vatandaşlarımıza hizmet veriyor. Dikili Devlet Hastanemizi 50 yatağıyla önümüzdeki günlerde vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Selçuk Devlet Hastanemizi, 50 yatağıyla Buca Ağız ve Diş Sağlığı Hastanemizi ise 70 ünitesiyle yıl sonuna kadar tamamlıyoruz. Ayrıca 800 yataklı Tepecik Şehir Hastanemizi yatırım programımıza aldık. TOKİ kanalıyla İzmir'de toplam 25 bin 164 konut projesini hayata geçirdik."
"Herkesin refah seviyesini daha da yükseltecek adımları sıklaştıracağız"
Erdoğan, "İnşallah enflasyonla mücadelemizin somut sonuçları bu yıl sonuna doğru daha iyi görülecektir. Ekonomik programımız hedeflerine ulaştıkça sabit ve dar gelirlilerden başlayarak herkesin refah seviyesini daha da yükseltecek adımları sıklaştıracağız." dedi.
Ak Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı kongrede konuşmasında, "Zat-ı devletleriyle kongremizi ve şehrimizi onurlandıran Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başbakanım,
Değerli Divan, Çok kıymetli Bakanlarımız, Genel Başkan Yardımcılarımız, MKYK Üyelerimiz, Milletvekillerimiz, Kongre Delegelerimiz, İzmir’in AK sineli, heyecanlı, dinamik ve güçlü teşkilatları…İzmir 8. Olağan Kongremize hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Hepinizi en kalbi duygularımla, hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
Bundan yaklaşık 2 sene evvel, şahsıma ömrümün en onurlu görevi, AK Parti İzmir İl Başkanlığı tevdi edildi. Yine bugün, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından aynı göreve aday gösterilmiş olmanın tarifi mümkün olmayan gurur ve saadetini yaşıyorum. Görev süremizi kapsayan 2 yıl boyunca İzmir’i adım adım dolaştık. Gençlerle, kadınlarla, yaşlılarla, çocuklarla, engelli vatandaşlarımız ile gönül köprüleri kurduk. Çiftçimize, esnafımıza, sanayicimize, işçimize, STK’larımıza ulaştık. Tek bir gayemiz vardı. Türkiye Yüzyılı yolculuğuna vira bismillah diyen Sayın Cumhurbaşkanımızın davasını anlatmak. Çünkü o; kendi kız çocuklarını ötekileştiren, üniversite sıralarında eğitim almasını engelleyen eğitim vesayetine dur dedi.
Çünkü o; e-muhtıralarla, gece yarısı bildirileriyle siyasete balans ayarı çekmeyi marifet sanan anti-demokratik vesayete dur dedi. Çünkü o; kapatma davaları, uydurma yargılamalarla milli iradeyi hedef alan bürokratik vesayete dur dedi.
Çünkü o; kendi enerji kaynaklarınızı bulup işleyemezsiniz, kendi insansız hava araçlarınızı üretemezsiniz diyen özgüven vesayetçilerine dur dedi. Çünkü o; ülkemizin geleceğini ipotek altına alan, küresel finans baronlarının beslediği ekonomi vesayetçilerine dur dedi. Tüm bunlara dur derken Türkiye’ye ve necip milletimize öncü olup ilerleyin dedi! Biz Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte sadece politikada değil… Mavi vatanda ilerledik! Gök vatanda ilerledik!
Şehir hastaneleriyle sağlıkta… Sondaj gemilerimizle enerjide… Her şehre açtığımız üniversiteler ile eğitimde…
Organize Sanayi ve Teknoloji Bölgelerimiz ile teknoloji ve sanayide… Rekor ihracat ve istihdam rakamları ile ekonomide…Teşvikler, destekler ve yeni teknik gelişmelerle tarımda… Ve daha birçok alanda hiç durmadık. İlerledik. Öyle ya, ondan öğrenmiştik! “Aşkınan koşan yorulmaz…” İşte bu ilerleyişin ve şahlanışın adını Türkiye Yüzyılı bildik! Türkiye Yüzyılının şafağında bir kez daha ifade ediyoruz ki… İzmir bugüne kadar yanınızda sapa sağlam durduğu gibi bugün de ve 2028’de de yanınızda duracak. Türkiye’nin aydınlık yarınlarında sizin imzanız olacak! Size gönül vermiş İzmir’in ve onun AK Kadrolarının sözü budur! Kararı budur! İradesi budur!
Sayın Cumhurbaşkanım, Bu sözleri verirken geçmişten bugüne ilmek ilmek işlenen bir teşkilatın varlığı üzerine konuşuyorum. Önümüzdeki senelerde nice başarılara sizin kanatlarınız altında ulaşmak için prensiplerimize sıkı sıkı sarılıyoruz. Sizin “Siyasetin tek limanı ahlaktır” vecizenize bağlı kalarak hesabi değil hasbi olmayı önceledik. Bundan sonra da hesabi değil hasbi olacağız. Koltuklarımızı, makam ve mevkilerimizi; bu alandaki çalışmalarımızı kariyer değil kader ortaklığı üzerine inşa ettik, edeceğiz.
Birbirimizi Allah için sevecek; algıya değil hakikate hizmet edeceğiz. Siyasetimizin merkezine insanı alarak iyi işler yapıp kötülükten nefsimizi menedeceğiz. Dün olduğu gibi gelecekte de haram beldesinden beri durup gerekirse helal kapısının eşiğinin bekçisi olacağız. Merhum Abdurrahim Karakoç’un ifadesiyle; “Ben dava için adamışım kendimi / Bir doğrunun imanı bin eğriyi düzeltir” şiarıyla adanmış bir ruh ile doğrunun yanında yanlışın karşısında olacağız.
30 ilçemizin de kongrelerini suhulet ve demokratik olgunlukla tamamladık! Biz hazırız! İzmir’i Türkiye Yüzyılının öncü şehirlerinden biri yapacağız. İzmir’deki tek bir kardeşimizi AK Parti’nin samimiyetle örülmüş has dairesinin dışında bırakmayacağız. Ve sözlerimi tamamlarken Sayın Cumhurbaşkanımıza İzmir kamuoyu huzurunda bir söz vermek istiyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım! AK Parti’mizin İzmir’deki üye sayımız 494.000 Biz bu üye sayımızı 700.000’e çıkaracağız. İnşallah bu rakama ulaşınca da sizin İzmir’i yeniden onurlandırmanızı rica ederek bu sevincimizi birlikte paylaşacak, varlığınızla başarımızı taçlandıracağız. İzmir’in 30 ilçesinden buraya gelerek varlığımızı perçinleyen tüm ilçe teşkilatlarımıza, mahalle başkanlarımıza… Kongre delegelerimize… Milletvekillerimize… Varlıklarıyla gücümüze güç katan gençlik kollarımıza… Davamızın, her daim mayasını karan kadın kollarımıza… Geçmişte partimizin çatısı altında görev almış, emek vermiş tüm arkadaşlarımıza ve büyüklerimize can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Ahirete irtihal etmiş dava kardeşlerime de Allah’tan rahmet diliyorum. Kongremizin İzmir’imize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor, Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlarken zat-ı devletlerinin kongremizi teşriflerinden ötürü Sayın Cumhurbaşkanımıza en kalbi şükranlarımı arz ediyorum. Türkiye Yüzyılının daha aydınlık şafaklarında, en büyük zaferlerde, en kutlu başarılarda buluşmak üzere hepinizi Allah’a emanet ediyorum.
Kongreye Son Başbakan Binali Yıldırım, Genel Başkanvekilleri Efkan Ala, Mustafa Elitaş, Genel Başkan Yardımcıları Hamza Dağ, Erkan Kandemir, Ömer Çelik, Fatma Betül Sayan Kaya, Nihat Zeybekci, Ömer İleri, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaarslan, TBMM AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehlioğlu, Leyla Şahin Usta, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alpaslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İzmir Milletvekilleri Mehmet Kasapoğlu, Eyüp Kadir İnan, Mahmut Atilla Kaya, Şebnem Bursalı, Ceyda Bölünmez Çankırı, Alpay Özalan, Yaşar Kırkpınar, Mehmet Ali Çelebi katıldı.