'İsrail'in Yayılmacılığına Karşı Birlikte Hareket' Mesajı
İzmir Bakırçay Üniversitesi'nde düzenlenen 'Terörsüz Türkiye' programında konuşan Ankara Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kudret Bülbül, İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı bölge halklarının kendi coğrafyalarının geleceği konusunda birlikte hareket etmesinin önemine değinerek, Anadolu ve çevresindeki kadim coğrafyada yaşayan toplumların barış ve dayanışma içerisinde bir arada bulunmasının bölgenin geleceği açısından önem taşıdığını ifade etti.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından “Terörsüz Türkiye” sürecinin bilimsel ve akademik perspektifle ele alınması amacıyla yürütülen Bilim İletişimi çalışmaları kapsamında, İzmir Bakırçay Üniversitesi'nde “Terörsüz Türkiye: Başka Bir Türkiye, Bölge ve Dünya Mümkün” başlıklı program gerçekleştirildi.
İzmir Bakırçay Üniversitesi E Blok Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, Ankara Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kudret Bülbül konuşmacı olarak katıldı. Akademik ve idari personel ile öğrencilerin katılım gösterdiği programda; “Terörsüz Türkiye” hedefinin toplumsal, bölgesel ve küresel boyutları, Türkiye’nin geleceği, toplumsal huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi ile bölgesel barışın önemi akademik bir perspektifle ele alındı.
Prof. Dr. Kudret Bülbül, konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca Türkiye’nin iç huzuru ve güvenliği açısından değil, bölgesel ve küresel dengeler bakımından da önemli sonuçları beraberinde getirebileceğine dikkat çekti. İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı bölge halklarının kendi coğrafyalarının geleceği konusunda birlikte hareket etmesinin önemine değinen Bülbül, Anadolu ve çevresindeki kadim coğrafyada yaşayan toplumların barış ve dayanışma içerisinde bir arada bulunmasının bölgenin geleceği açısından önem taşıdığını ifade etti.
“Terörsüz Türkiye” hedefinin bölgesel ve küresel bir anlam taşıdığına işaret eden Bülbül, terörden arındırılmış, toplumsal huzur ve güven ortamını güçlendirmiş bir Türkiye’nin, bölgesinde barış ve adalet eksenli bir düzenin oluşturulmasına önemli katkılar sunabileceğini ifade etti. Türkiye’nin bölge milletlerinin barış içinde bir arada yaşayabileceği, karşılıklı güven ve iş birliğinin güçlendiği bir düzenin tesis edilmesinde önemli bir aktör olduğunu belirtti.
Program, Prof. Dr. Kudret Bülbül’ün değerlendirmelerinin ardından katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümüyle sona erdi.