☰
✕

İZTÖP Başkanı Aydoğan'dan 'Gediz Suyunda Hastalık Riski' Uyarısı

İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu (İZTÖP) Başkanı Mehmet Aydoğan, İzmir Körfezi'ni kirleten zehirli atık barındıran Gediz Nehri'nin, Menemen Ovası'nın sulamasında da kullanıldığını hatırlatarak şehirdeki yüzbinlerce kişinin kanser hastalığı riskiyle karşı karşıya olduğunu iddia etti.

İzmir Yerel Gündem'e konuşan İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu (İZTÖP) Başkanı Mehmet Aydoğan çarpıcı açıklamalarda bulundu. İzmir Körfezi’nin kirliliğine çözüm odaklı proje geliştirdiklerini ve bu projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kabul edildiğini hatırlatan İZTÖP Başkanı Mehmet Aydoğan, proje için konuyu iyi bilen 21 bilim insanını devreye soktuklarını anlattı. Gediz nehrinin bulunduğu Menemen Emiralem regülatöründe ve suyun aktığı yerlerde dronlarla çekim yaptıklarını ve yoğun kirlilik gözlemlediklerini ifade eden Mehmet Aydoğan, dört beş yerden numune aldıklarını söyledi. Çıplak gözle yaptıkları ilk incelemelerde büyük bir tehlikenin kapıda olduğunu tespit ettiklerini dile getiren Aydoğan şu ifadeleri kullandı:

"Esas işin vahim tarafının altını çiziyorum. Kanser kaynaklı ölümlerde artış olacak. Bu akan kimyasal atıklar, evsel atıklar, mutfaklardan akan deterjan atıkları bir araya geldiğinde arsenik gibi zehir oluşturuyor. Adeta arseniğe dönüşüyor yani. Gediz nehrinden Menemen ovasında 12 bin hektar alan sulanıyor. Bu alanda yetişen ıspanak, brokoli, maydanoz, pırasa, lahana vb. sebzeler haller vasıtasıyla İzmir'e dağılıyor. İzmir ölüm çığlığı atıyor. Bundan daha önemli bir çevre felaketi olabilir mi? Binler on binlerin kanser olup ölmesi söz konusu olabilecek. Doğanın katliamından sonra insan sağlığı da tehdit altında. Menenen ovasını sulayan zehirden dolayı yarın binler 10 binler 100 binler kanser olursa bunun vebalini kim üstlenecek? Hasta olmadan önleyici tedbirler almak lazım. Hastalık olmadan koruyucu tedbir, devletin en büyük görevidir aslında. Hükümetin bütçesindeki en büyük kara deliği, bu sağlık harcamaları, ilaç harcamaları oluşturuyor. Onun için kesin seferberlik ilan edilmesi lazım. İzmir'in ayağa kalkması, Türkiye'nin ayağa kalkması lazım."

"TEFTİŞ EDENLERİN DE TEFTİŞ EDİLMESİ GEREKİYOR"

Bu kirliliğin Kütahya'dan, Uşak'tan İzmir'e kadar uzanan güzergahta Gediz nehrinin simsiyah çamur gibi aktığını ve leş gibi koktuğunu işaret eden İZTÖP Başkanı Mehmet Aydoğan, "İşin ilginç yanı bu güzergah boyu Kütahya, Uşak ve Manisa'dan gelen kısımda sanayi atıklarının kontrol edilmediği, atık tesisi olmayan firmalara ciddi müeyyideler uygulanmadığı gerçeği. Körfezin bu hale gelmesinde denetim mekanizmalarının düzgün işletilmemesinin de rolü büyük. Bu noktada teftiş edenlerin de teftiş edilmesi gerektiğini gösteriyor. Eğer her fabrikanın çıkışından numune alınsa ve numunelerin kirli çıkması durumunda caydırıcı cezalar uygulanmış olsa, sonuç bu boyutlarda olmazdı diye düşünüyorum. Tekrar altını çizerek vurgulamak istiyorum. Teftiş edenlerin de teftiş edilmesi lazım. Bunun TBMMN'nin gündemine girmesi gerekiyor." diye konuştu.

İZTÖP Başkanı Mehmet Aydoğan önümüzdeki günlerde yapılan numunelerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacaklarını da kaydederek, "Biz ne belediyenin ne de devletin, bakanlığın tarafındayız. Biz sivil toplum kuruluşuyuz. Bağımsız, bilim adamlarıyla birlikte özveriyle çalışan, kamu yararını düşünen bir kuruluşuz. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek, körfezi temizlemek, temiz bir körfez, temiz bir nesil yetiştirmek. Günün sonunda eğer büyükşehir belediesinin eksikleri varsa, noksanları varsa, yapmadıkları veya yaptıkları hatalıysa biz bunları önlerine koyacağız. Burada devletin, Çevre Bakanlığı'nın da sorumlulukları var. Onlar yeterince müdahale etmiş mi, etmemiş mi, görevlerini yerine getirkmiş mi getirmemiş mi, bunları ortaya koyacağız. Biz tarafsız olarak kimin ne suçu varsa ortaya koyacağız ve düzeltilmesini isteyeceğiz. Hatta düzeltilmesi konusunda biz onlara proje desteği de vereceğiz. İZTÖP'ün en büyük özelliği nasıl bir proje yapılacağını önermesi yani çareyi de ortaya koymasıdır. Biz çaresini koymadğımız hiçbir sorunu dile getirmeyiz. 17-18 adet Türkiye çapında sorun tespit ettik. Çözüm önürelirinin çoğu TC'nin yasalarına yönetmeliklerine girdi. Burada da aynısını yapacağız. Burada en önemli konu tekrar etmem gerekirse teftiş edenleri de teftiş edilmesi lazım. Her konuda teftişler teftiş altında olmalı. Teftiş eden görevini iyi yapıyorsa ödüllendirilmeli, yanlış yapıyorsa cezalandırılmalı." diye konuştu.

Haber: Şerif Erdikici

İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu İZTÖP Mehmet Aydoğan Şerif Erdikici