<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Ekonomi</title>
         <link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ekonomi/</link>
         <description>En güncel {kategoribaslik} Haberleri.Son dakika {kategoribaslik} haberlerini buradan takip edebilirsiniz. En son {kategoribaslik} haberleri anında burada.</description><item>
			<title><![CDATA[Ege'den 2026'nın 5 Ayında 17,6 Milyar Dolar İhracat]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Bölgesi, mayıs ayında 3 milyar 675 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar, 2025 yılı mayıs ayında 3 milyar 940 milyon dolarlık ihracat yapma başarısı göstermişti. Kurban Bayramı nedeniyle 6 gün eksik ihracat yapılınca Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 6,75 azaldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri’nden yapılan yazılı açıklamaya göre; Ege Bölgesi’nin, 2026 yılının ocak – mayıs dönemindeki ihracatı yüzde 2,5’luk düşüşle 18 milyar 60 milyon dolardan 17 milyar 605 milyon dolara geriledi.

İzmir, bayram tatiline rağmen mayıs ayında ihracatını artırdı

Ege Bölgesi’nin ihracatını domine eden İzmir, mayıs ayında 2 milyar 78 milyon dolarlık ihracatla hem Ege Bölgesi illeri arasında zirvedeki yerini korudu hem de ihracatını 2025 yılı mayıs ayına göre yüzde 1’de olsa artırmayı başardı.

İzmir, mayıs ayında Ege Bölgesi ihracatının yüzde 57’sini temsil ederken, İzmir’in beş aylık dönemde ihracatı 9 milyar 510 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre İzmir’in en çok ihracat yapan sektörler sıralamasında kimya sektörü ihracatını yüzde 21’lik artışla 899 milyon dolardan 1 milyar 90 milyon dolara çıkardı ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü İzmir’in ihracatına 533 milyon dolarlık katkı sağlarken üçüncü sırada 516 milyon dolarla çelik sektörü yer aldı.

Öztürk; “Ege Bölgesi üretim ve ihracat gücünü korudu”

Ege Bölgesi’nin 2026 yılı ocak – mayıs dönemi ihracat performansını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin ihracat verilerinin, küresel ticaretteki yavaşlama, maliyet artışları ve düşük kur baskısına rağmen Ege Bölgesi'nin üretim ve ihracat gücünü koruduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi.

Denizli, Balıkesir, Muğla, Kütahya ve Uşak’ın 2026 yılının ocak – mayıs döneminde ihracatlarını artırmayı başardıkları bilgisini veren Öztürk, “İzmir ve Aydın 2025 yılı performanslarına yakın bir seviyede tutundu. Manisa ve Afyonkarahisar, 2026 yılının ocak – mayıs dönemine göre 487 milyon dolar ihracat kayıplarıyla dikkati çekti. ” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/ege-den-2026-nin-5-ayinda-17-6-milyar-dolar-ihracat-2596.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/ege-den-2026-nin-5-ayinda-17-6-milyar-dolar-ihracat-2596.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/ege-den-2026-nin-5-ayinda-17-6-milyar-dolar-ihracat-2596-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/ege-den-2026-nin-5-ayinda-17-6-milyar-dolar-ihracat-2596.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ege-den-2026-nin-5-ayinda-17-6-milyar-dolar-ihracat/3786/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:55:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Plastikte 'Depozito' Uygulaması 1 Temmuz'da Başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Plastik atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümünde gelişmiş ülkelerin çok gerisinde olan Türkiye’de, 1 Temmuz 2026 itibarıyla “Depozitosu Olan Ambalajlar” (DOA) uygulaması başlıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Önceki yıllarda pek çok kez ertelenen uygulama kapsamında her iade edilen ambalajın karşılığında 1 TL teşvik bedeli alınabilecek. Depozito Yönetim Sistemi’nin ülke genelinde uygulamaya geçirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında başlatılacak uygulamaya, plastik sektörü sanayicileri de tam destek verdi.

Yeni uygulamayla ilgili değerlendirmede bulunan Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer; Türk plastik sektörü olarak 2022 ve 2023 yıllarında iki kez ertelenen depozito uygulamasını desteklediklerini belirtti.

DAHA AZ PLASTİK ATIK İTHAL EDİLECEK 

Zincir marketler ve AVM’lerde atık plastikleri toplayacak makinelerin kurulma sürecinin 1 Temmuz’a kadar tamamlanması gerektiğini söyleyen Gençer, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülecek uygulama sektörümüze ciddi bir katkısı olacak. Uzun yıllardır dile getirdiğimiz kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümde ülkemize sınıf atlatacak. Uygulama ile sadece çevresel riskler azaltılmayacak, ülkemizde çok güçlü olan geri dönüşüm sektörümüz, daha az atık plastik ithal edecek.” dedi.

Sistemin “at-kurtul” alışkanlığının yerine, “edin-yararlan-dönüştür” anlayışı temelinde iade ve geri kazanımı odağına alan yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini vurgulayan Gençer, 1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde uygulamaya geçecek uygulama öncesinde, ambalajlı içecek satan veya servis eden tüm işletmelerin dbys.gov.tr üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kayıt olarak operatörlerini seçebilecekleri bilgisini verdi.

MİLLİ EKONOMİYE YILDA 30 MİLYAR TL KATKI 

Plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye yeniden geri kazandırılması ile her milli ekonomiye en az 30 milyar TL’lik doğrudan katkı sağlanacağını sözlerine ekleyen Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı:

“85 milyonluk nüfusa sahip ülkemizde sadece içecek ambalajında her yıl 20 milyar adetin üzerinde atık plastik şişe üretiliyor. Her türlü ambalajın tüketiminde ciddi bir ivme gözlemliyoruz. Sadece içecek ambalajı sayısının 2030’da 30 milyar adede çıkmasını bekliyoruz. Plastik atıkların geri dönüşümünde yurt içi tedariğin yüzde 20’ye bile ulaşmadığı dikkate alındığında, bu proje karşısında heyecanlanmamak mümkün değil.”

“ATIKLARIMIZ ÇÖP DEĞİL, SERVET” 

Depozito uygulamasının kalkınmış ülkelerin hemen tümünde uzun yıllardır başarıyla uygulandığını hatırlatan Şener Gençer, Türkiye’nin her türlü atığını çöp olarak değil, servet eşdeğerinde bir enerji kaynağı olarak görmesi gerektiğini kaydetti.

Uygulamanın toplumsal bilincin artırılmasına hizmet edecek araçlarla tahkim edilmesinin gereğine dikkat çeken EGAPLASDER Başkanı Şener Gençer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uygulama sadece atık toplamayı amaçlamamalı. İlkokullardan, hatta anaokullarından başlayarak tüm topluma geri dönüşümü bir kültür olarak aşılamalı. Her türlü evsel ve endüstriyel atıklarımızın çöp değil, paha biçilmez bir enerji kaynağı olduğu çocuklarımızdan başlayarak topluma anlatılmalı. Bu yönüyle yükün sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ve TÜÇA’ya değil; Milli Eğitim Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı gibi kamu otoritelerine de paylaştırılması gerektiğini; topyekûn milli bir dava olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Unutmayalım ki iade edilen her ambalaj, daha temiz bir çevre ve daha sürdürülebilir bir gelecek demektir.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/plastikte-depozito-uygulamasi-1-temmuz-da-basliyor-4751.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/plastikte-depozito-uygulamasi-1-temmuz-da-basliyor-4751.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/plastikte-depozito-uygulamasi-1-temmuz-da-basliyor-4751-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/plastikte-depozito-uygulamasi-1-temmuz-da-basliyor-4751.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/plastikte-depozito-uygulamasi-1-temmuz-da-basliyor/3783/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:17:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yazın Araçlardaki Yakıt Tüketimini Azaltmak İçin Öneriler]]></title>
			<description><![CDATA[TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından yapılan bir açıklamada, araçlarda yazın yakıt tüketimini azaltmak için bir dizi öneri sıralandı. Açıklamada hız, bakım, araçta yük taşıma ve klima kullanımı gibi farklı başlıklar yer aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Araçlarda yazın yakıt tüketimini azaltmayla ilgili olarak TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi tarafından yapılan açıklamada, sıcak havalarda araç kullanırken yakıt tüketimini en aza indirmenin yollarını öğrenin ciddi tasarruflar yapılmasını sağlayabileceği aktarıldı.

İşte o öneriler:

Ani Hızlanma ve Frenlemeden Kaçının: Yumuşak ve kademeli hızlanma ve frenleme, yakıt tasarrufu için oldukça önemlidir. Ani manevralar yakıt tüketimini %30'a kadar artırabilir.

Daha Düşük Hızlarda Seyredin: Mümkün olduğunca sabit bir hızda seyretmeye çalışın. Otoyolda 110 km/saat yerine 90 km/saat hızla gitmek, yakıt tasarrufunu %20'ye kadar sağlayabilir.

Rölantide Beklemekten Kaçının: Kısa molalarda bile aracınızı rölantide çalıştırmaktan kaçının. 1 dakika rölanti, 100 ml benzin israfına yol açabilir.

Manuel Viteste Vites Atlama: Manuel vitesli araçlarda düşük viteslerde fazla uzatmadan vites atlamak ve yüksek viteslerde olabildiğince uzun süre kalmak yakıt tasarrufu sağlar.

Yokuş Aşağı Viteste Seyredin: Yokuş aşağı inerken viteste seyretmek, motor frenlemeyi sağlayarak yakıt tasarrufu sağlar.

Klima kullanımı; yaz aylarında artan sıcaklıklar, araç kullanırken klimanın sıklıkla kullanılmasına yol açar. Klima kullanımı, motora ek yük bindirmesi nedeniyle yakıt tüketimini artırır.

Bu artış, kullanılan klimanın türüne, sürüş koşullarına ve aracın modeline göre değişiklik gösterebilir.

Klimaların yakıt tüketimini ortalama olarak:

- Klimanın yakıt tüketimini %10 ila %20 oranında artırdığı;

- Şehir içi trafikte bu artışın daha fazla, otoyolda ise daha az olduğu;

- Eski model araçlarda yeni modellere kıyasla klimanın yakıt tüketimini daha fazla etkilediği;

- Klima filtresinin düzenli olarak temizlenmesinin klimanın verimliliğini artırarak yakıt tasarrufu sağlayabileceği bilinmelidir.

Lastik basınçları; yaz aylarında lastik basıncının yakıt tüketimine olan etkisi, sürücülerin dikkat etmesi gereken önemli bir konudur. Doğru lastik basıncı sadece yakıt tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda sürüş güvenliğinizi de artırır.

Lastiklerin doğru basınçta olması, aracınızın yol tutuşunu, fren mesafesini ve yakıt verimliliğini doğrudan etkiler. Lastik basıncı düşük olduğunda, lastiklerin yolla temas yüzeyi artar ve bu da yuvarlanma direncini artırır.

Artan yuvarlanma direnci, motorun daha fazla çalışmasını gerektirir ve sonuç olarak yakıt tüketimi artar.

Yaz aylarında lastik basıncını, aracınızın kullanım kılavuzunda belirtilen değere göre ya da uzman kişilerin önerileri doğrultusunda ayarlamak önemlidir. Genellikle, yaz aylarında kış aylarına göre %10-15 daha yüksek bir hava basıncı önerilir.

Lastiklerin basıncı ölçülürken soğuk olmasına dikkat edilmelidir ve mevcut seviyesi basınç ölçer ile ölçülmelidir.

Araçta fazla yük taşımak; araçla seyahat ederken, taşıdığımız yük miktarının yakıt tüketimi üzerindeki etkisini çoğu zaman göz ardı ederiz. Ancak fazla yük taşımak hem yakıt tüketimini artırabilir hem de aracınızın performansını ve güvenliğini olumsuz yönde etkileyebilir.

Fazla yük, aracın daha fazla enerji harcamasına ve dolayısıyla daha fazla yakıt tüketmesine neden olur. Araçta taşınan her ek ağırlık, motorun daha fazla çalışmasına ve bu da yakıt tüketiminin artmasına yol açar.

Araçta taşınan yükün dengeli bir şekilde dağıtılması, aracın performansı ve yakıt tüketimi açısından kritiktir. Yükü eşit bir şekilde dağıtarak, aracın yol tutuşunu ve dengesini koruyabilirsiniz.

Dengesiz yük dağılımı, aracın sürüş performansını olumsuz etkiler ve yakıt tüketimini artırır.

Araçta taşınan ortalama her 45 kg ek yük yakıt tüketimini yaklaşık %1 oranında artırabilir. Bu oran, aracın tipine ve sürüş şartlarına göre değişir. Düzenli olarak yapılan bakımlar ; düzenli araç bakımı, yakıt tasarrufu sağlamak ve araç performansını en üst düzeye çıkarmak için kritik öneme sahiptir. Araç bakımı sadece güvenli sürüşü sağlamakla kalmaz, aynı zamanda yakıt tüketimini optimize ederek maliyetleri düşürür.

Motor bakımı, yakıt verimliliği açısından en önemli faktörlerden biridir. Düzenli olarak motorun kontrol edilmesi ve bakımlarının yapılması, motorun daha verimli çalışmasını sağlar.

Kirli veya tıkanmış yakıt enjektörleri, motorun yakıtı doğru şekilde yakmasını engelleyebilir ve bu da yakıt tüketimini artırır.

Araç filtreleri aynı yakıt enjektörleri gibi zaman içerisinde kirlenip tıkanabilmektedir. Bu nedenle periyodik olarak değiştiriliyor olması yakıt tüketimini azaltacaktır.

Düzenli bakım, yakıt tüketimini %10 ila %15 oranında azaltabilir. Bu oran, aracın tipine ve kullanım koşullarına göre değişebilir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/yazin-araclardaki-yakit-tuketimini-azaltmak-icin-oneriler-5163.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/yazin-araclardaki-yakit-tuketimini-azaltmak-icin-oneriler-5163.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/yazin-araclardaki-yakit-tuketimini-azaltmak-icin-oneriler-5163-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/yazin-araclardaki-yakit-tuketimini-azaltmak-icin-oneriler-5163.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/yazin-araclardaki-yakit-tuketimini-azaltmak-icin-oneriler/3769/</link>
			<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 18:33:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk Baharat Sektörü ESA 2026'da...]]></title>
			<description><![CDATA[Belçika’nın Gent kentinde gerçekleştirilen Avrupa Baharat Birliği (European Spice Association - ESA) 2026 Genel Kurulu'nda, sektör temsilcilerini, teknik uzmanları, kamu otoritelerini ve uluslararası paydaşları yer aldı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Altuntaş, "10 yıl sonunda baharat ihracatımızın 1 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Her yıl farklı bir üye ülkede düzenlenen ESA Genel Kurulu kapsamında; baharat ve tıbbi aromatik bitkiler sektörünün güncel teknik gündemi, sürdürülebilirlik, kalite standartları, gıda güvenilirliği ve uluslararası ticareti etkileyen düzenlemeler ele alındı.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Altuntaş, Genel Kurul programı kapsamında düzenlenen Pirrolizidin Alkaloidleri (PA) konulu panel oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. Altuntaş, tarım ve işleme zincirinde üreticiden nihai tüketiciye kadar uzanan süreçte karşılaşılan temel zorlukları; çiftçi, işleyici ve ihracatçı perspektifinden değerlendirerek Türk baharat ve tıbbi aromatik bitkiler sektörünün görüşlerini uluslararası katılımcılarla paylaştı.

Etkinlik kapsamında ayrıca, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği üye firmalarından Altuntaş Group temsilcisi Sayıl Gündem tarafından “Turkish Herbs” başlıklı crop report sunumu gerçekleştirildi. Sunumda Türkiye tıbbi ve aromatik bitkiler sektörüne ilişkin üretim sezonu, ürün görünümü, rekolte beklentileri ve 2026 sezonuna dair değerlendirmeler uluslararası sektör temsilcilerine aktarıldı. 

Her yıl farklı bir üye ülkenin ev sahipliğinde düzenlenen ESA Genel Kurulu, 2026 yılında Belçika Baharat Birliği’nin (BSA) ev sahipliğinde Gent’te gerçekleştirildi. Genel Kurul kapsamında sektörün teknik gündemi, sürdürülebilirlik çalışmaları, gıda güvenilirliği ve uluslararası ticareti etkileyen mevzuat başlıkları ele alındı.

Türk sektörünün uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sağlayan etkinlikte, Ege İhracatçı Birlikleri ve Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin sektöre yönelik çalışmaları da gündeme geldi. Toplantı boyunca gerçekleştirilen temasların, Avrupa genelindeki paydaşlarla iş birliklerinin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Altuntaş, Genel Kurul’a ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“2022 yılında 20 milyar dolarlık baharat sektörüne yön veren en önemli kuruluşlardan biri olan Avrupa Baharat Birliği (ESA) Genel Kurulu’nu Türkiye’de ağırladık. Bu seneki Genel Kurul’a yoğun bir hazırlık süreciyle katıldık. Yorucu ancak sektörümüz adına oldukça verimli bir süreç oldu. Misyonumuz yalnızca bireysel ticari faaliyetlerimizi değil, ülkemizin baharat ve tıbbi aromatik bitkiler sektörünü tüm firmalarımız adına uluslararası platformlarda en güçlü şekilde temsil etmek ve sektörümüzün arkasında durmak olmaya devam edecek. 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde Türkiye geneli baharat ihracatı yüzde 14 artışla 112 milyon dolara ulaştı. Birliğimizden yapılan baharat ihracatı ise yüzde 20 artışla 78 milyon dolara yükseldi. Baharat ihracatının yüzde 69’u Ege Bölgesinden gerçekleşiyor. ESA, ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlarken, aynı zamanda sektör paydaşları arasında güçlü bir iletişim ağı kurulmasına ve uluslararası düzeyde etkin bir lobi faaliyetinin yürütülmesine olanak tanıyor. Bu organizasyon sonrasında kurulacak ticari bağlantıların da katkısıyla 10 yıl sonunda baharat ihracatımızın 1 milyar dolara çıkmasını hedefliyoruz. Bu süreç boyunca desteklerini bizden esirgemeyen Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na ve Odun Dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi’ne ayrıca teşekkür ederim.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/turk-baharat-sektoru-esa-2026-da-7090.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/turk-baharat-sektoru-esa-2026-da-7090.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/turk-baharat-sektoru-esa-2026-da-7090-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/turk-baharat-sektoru-esa-2026-da-7090.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turk-baharat-sektoru-esa-2026-da/3754/</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:33:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MÜSİAD İzmir'de İş Dünyası Buluşması]]></title>
			<description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla düzenlenen programda, İzmir iş dünyasının beklentileri, yatırım ortamı, üretim kapasitesi ve teknoloji odaklı kalkınma hedefleri ele alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur’un ev sahipliğinde, MÜSİAD İzmir Yeni Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen “İş Dünyası Buluşması” programına;. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, MÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve Önceki Dönem Başkanı Bilal Saygılı MÜSİAD şube başkanları ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.

Üretim ve Teknoloji Odaklı Değerlendirmeler

MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda; üretim kapasitesinin artırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi, sanayide katma değerli dönüşümün hızlandırılması ve teknoloji odaklı kalkınma hedefleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

Program kapsamında iş dünyası temsilcileri görüş ve önerilerini paylaşırken, Bakan Kacır da Türkiye’nin sanayi ve teknoloji vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı.

İzmir’in Potansiyeline Vurgu

Toplantıda, İzmir’in üretim gücü, ihracat kapasitesi ve yatırım potansiyeli ön plana çıkarken; kamu ve özel sektör işbirliğinin güçlendirilmesi, yüksek katma değerli üretimin desteklenmesi ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak çalışmalar ele alındı.

Gerçekleştirilen buluşma, kamu ile iş dünyası arasındaki istişare kültürünün güçlenmesine ve ortak hedefler doğrultusunda yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-de-is-dunyasi-bulusmasi-4913.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-de-is-dunyasi-bulusmasi-4913.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-de-is-dunyasi-bulusmasi-4913-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-de-is-dunyasi-bulusmasi-4913.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/musiad-izmir-de-is-dunyasi-bulusmasi/3739/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:59:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Salihli Kirazı'na 'Sürdürülebilirlik' Denetimi]]></title>
			<description><![CDATA[Coğrafi işaret tescilli Salihli Kirazı’nın yetiştiği yüksek rakımlı mahallelerden biri olan Çamurhamamı’na giden Salihli’deki kurumların yetkilileri, ürünleri yerinde değerlendirerek bilgi aldı. Çamurhamamı’nda yaptıkları denetimden memnun kaldıklarını ifade eden Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel, geçtiğimiz yıl yaşanan don ve dolu gibi doğal afetler nedeniyle kiraz üretiminin yapılamadığına, bu yıl ise iyi bir sezon yaşanmasından dolayı herkesin memnun olduğuna dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Salihli Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından 2008 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilen Salihli Kirazı, ilçenin yüksek rakımlı mahalleleri olan Allahdiyen, Bahçecik, Çamurhamamı ve Gökköy’de uzun yıllardan beri yetiştiriliyor. Lezzetli olmasının yanı sıra dayanıklı bir yapıya sahip olması dolayısıyla ihracatçıların gözdesi olan Salihli Kirazı’na son yıllarda İstanbul’dan gelen yatırımcılar da ilgi gösteriyor. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun coğrafi tescil kriterleri gereği sürdürülebilirliğini denetlemek üzere Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın da aralarında bulunduğu bir ekip Çamurhamamı Mahallesi’nde üreticiler ve ihracatçı firma yetkilileriyle görüşmeler yaparak bilgi aldı.

Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel ve Meclis Başkanı Süleyman Oral, Meclis Üyesi Özgür Ayçelik, Komite Üyesi Sarper Can’ın da bulunduğu heyette ayrıca Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, İlçe Tarım Müdürü Murat Yasak, Salihli Belediyesi Kültür Müdürü Aslı Oğuz, Ecrin Danışmanlık’tan denetçi Ayşe Oğuz ve Çamurhamamı Muhtarı Atakan Oğuz yer aldı.

Salihli Kirazı’nın, üzüm ve zeytin gibi ana tarım ürünlerinin yanı sıra ilçenin gelir getirici önemli ürünlerinden biri olduğunu belirten Salihli TSO Başkanı İbrahim Yüksel, başta Avrupa ve Uzakdoğu olmak üzere pek çok ülkeye Salihli’den kiraz ihracatı yapıldığını kaydetti.

Çamurhamamı’nda yaptıkları denetimden memnun kaldıklarını ifade eden Yüksel, geçtiğimiz yıl yaşanan don ve dolu gibi doğal afetler nedeniyle kiraz üretiminin yapılamadığına, bu yıl ise iyi bir sezon yaşanmasından dolayı herkesin memnun olduğuna dikkat çekti. Üreticiden 150 ile 200 TL arasında ürün alımı yapıldığını tespit ettiklerini anlatan Yüksel, şunları söyledi:

“Çamurhamamı mahallemizde kiraz üreticileri ve alıcı tüccarlarla görüşerek bu seneki üretim ve satış fiyatları konusunda bilgi alışverişinde bulunduk. Coğrafi işaretli Salihli kirazımızın sürdürülebilir olduğunu paydaşlarımızla birlikte yerinde tespit ettik.”

Manisa'nın Salihli ilçesinde yetişen dünyaca ünlü Salihli Kirazı'nın, 2008 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından menşe adı türünde tescillenmiş coğrafi işaretli bir ürün olduğu aktarıldı. Salih Kirazı, iriliği, kalp şeklini andıran özel formu, çatlamaya dayanıklı yapısı ve uzun ince sapı ile benzerlerinden ayrılıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/salihli-kirazi-na-surdurulebilirlik-denetimi-5300.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/salihli-kirazi-na-surdurulebilirlik-denetimi-5300.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/salihli-kirazi-na-surdurulebilirlik-denetimi-5300-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/salihli-kirazi-na-surdurulebilirlik-denetimi-5300.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/salihli-kirazi-na-surdurulebilirlik-denetimi/3730/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 17:11:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Limon İhracatında Miktar Düştü Ama Gelir Arttı]]></title>
			<description><![CDATA[Çorbalardan salatalara, yemeklerden bitkisel çaylara lezzet katan limon Türkiye’nin ihracatında da öne çıkan ürünlerden biri konumunda. Limon ihracatında 5.sırada yer alan Türkiye, 2024 yılında 578 bin ton limon ihraç etmişken, 2025 yılında limon ihracatı miktar bazında yüzde 38’lik azalışla 361 bin tona geriledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin limon ihracatı iklim krizinin etkileriyle miktar bazında düşerken, ihracat geliri yüzde 13’lük artışla 357 milyon dolardan 402,5 milyon dolara tırmandı.

Balık: Limonu daha katma değerli ihraç ettik

Limon ihracatı miktar bazında yüzde 38 düşerken, döviz getirisinin yüzde 13 artmasını değerlendiren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, bu artışın altında limon ihraç fiyatının dolar bazında yüzde 80 artışının yattığını, Türk limonunun daha katma değerli ihraç edildiğini dile getirdi.

Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar 703 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatının yüzde 11’nin limon ihracatından olduğunu vurgulayan Başkan Balık, “Türkiye’de üretilen 58 milyon ton yaş meyve sebzenin ortalama yüzde 7’sini ihraç edilirken, limon üretimimizin yüzde 33’ü ihraç ediliyor. Limon ihracatımızdaki artış 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sürdü. Limon ihracatımız yüzde 18’lik artışla 165 milyon dolardan 195 milyon dolara çıktı. 2026 yılı sonunda limon ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin limon ihracatı 22 yılda 2,5 kat arttı

Türkiye’nin limon ihracatının 2002 yılında 230 bin ton seviyesindeyken, 2024 yılında 577 bin tona kadar yükseldiğini paylaşan Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “Limon ihracatımız 22 yılda 2,5 kat arttı. 2026 yılı rekoltesiyle ilgili konuşmak için erken olmakla birlikte 2025 yılından daha yüksek bir rekolte bekliyoruz. Limon ihracatındaki artışımızın ilerleyen yıllarda artarak orta vadede 1 milyar doları görecektir.

Limon ihracatında Irak, Rusya ve Romanya zirvede yer aldı

Limon ihracatında öne çıkan ülkelerle ilgili de bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılında en çok limon ihraç ettiğimiz ülkeler 161,5 milyon dolarla Irak, 81 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 23,7 milyon dolarla Romanya oldu. 2026 yılının ocak – nisan döneminde de sıralama değişmedi. Irak 64,5 milyon dolarla ilk sıradaki yerini korurken, Rusya’ya limon ihracatı yüzde 62’lik artışla 30,6 milyon dolardan 50 milyon dolara yükseldi ve ikinci sıradaki yerini sağlamlaştırdı. Üçüncü sırada 14,5 milyon dolarlık ihracatla Romanya yer aldı” ifadelerini kullandı.

Limon 2026 yılının ocak – nisan döneminde 195 milyon dolarlık ihracat performansıyla; mandalina, domates ve biberden sonra en çok ihraç ettiğimiz dördüncü yaş meyve sebze ürünü oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/limonda-ihracatinda-miktar-dustu-ama-gelir-artti-4111.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/limonda-ihracatinda-miktar-dustu-ama-gelir-artti-4111.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/limonda-ihracatinda-miktar-dustu-ama-gelir-artti-4111-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/limonda-ihracatinda-miktar-dustu-ama-gelir-artti-4111.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/limonda-ihracatinda-miktar-dustu-ama-gelir-artti/3728/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 16:34:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["İzmir Sanayicisi Türkiye'nin Açık Ara En Kötü Yerel Yönetim Altyapısına Rağmen Büyüyor"]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde hizmete alınan Çamur Susuzlaştırma ve Termal Kurutma ile Depo ve Hizmet Binası'nın açılış törenine katılan AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, şehrin kronikleşen trafik ve altyapı sorunlarına rağmen sanayicilerin ihracat ve üretim performansını sürdürmesinin takdire şayan olduğunu belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile birlikte İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi'nde hizmete alınan Çamur Susuzlaştırma ve Termal Kurutma ile Depo ve Hizmet Binası'nın açılış törenine katıldı.

İnan, Atatürk OSB'nin yaklaşık 600 fabrikası, 50 binden fazla çalışanı ve yıllık 5-6 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye'nin üretim üslerinden biri olduğunu belirterek, çevreyi koruyan ve yeşil dönüşüme katkı sunan yatırım nedeniyle OSB yönetimini ve sanayicileri tebrik etti.

Konuşmasında İzmir sanayicisinin karşı karşıya kaldığı sorunlara da değinen İnan, şehrin kronikleşen trafik ve altyapı sorunlarına rağmen sanayicilerin ihracat ve üretim performansını sürdürmesinin takdire şayan olduğunu belirtti.

"Bugün bu salonda bulunan her bir müteşebbisimizi yürekten tebrik ediyorum. Neden mi? Çünkü sizler, Türkiye’nin açık ara en kötü yerel yönetim altyapısına rağmen bu muazzam büyümeyi başarıyorsunuz. 25 sene boyunca bu şehrin potansiyelini heba eden, şehrin en temel ihtiyacı olan çöpü bile toplamaktan aciz bir yönetimden, sanayiye yönelik bir vizyon beklemenin yersiz olduğunu biliyoruz. Sizler bu üretimi; her gün içinden çıkılmaz bir hal alan o çarpık trafiğe rağmen, kendi çalışanlarınızı fabrikanıza ulaştırmak için tahsis ettiğiniz servislerin o kilitlenen trafikte çektiği büyük çileye rağmen ayakta tutuyorsunuz. Yerel mekanizmaların destek olmak yerine ayağınıza bağ olduğu bir ortamda, eksikleri sırtlanıp İzmir’i ihracatta tepeye taşımanız sıradan bir başarı değil; kelimenin tam anlamıyla bir kahramanlıktır.” dedi.

Son günlerde CHP’de yaşanılan hadiseleri hatırlatan İnan şöyle devam etti:

“Yerel yönetimler daha bir çöp tesisi dahi yapamıyorken sizin bu harika tesisin açılışı yapmanız çok ama çok büyük bir başarıdır. İnşallah açılışını yaptığımız bu tesis kendilerine de örnek olur, güzel bir ders çıkarırlar.Ancak merak etmeyin, bu şehir asla sahipsiz değildir! Bu şehrin dertleriyle dertlenen cumhur ittifakı milletvekilleri var, valisi var, ticaret ve sanayi odaları var ve en önemlisi siz değerli sanayicileri var. Bizler, yerel yönetimlerin vizyonsuzluğunun bu şehrin üzerine bir kâbus gibi çökmesine seyirci kalmayız. Üzerimize ne düşüyorsa, sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde, sanayi bakanımızla birlikte yapmaya hazırız ve kararlıyız.”

"Çeşme Projesi ile dünyayı artık İstanbul üzerinden değil doğrudan İzmir'e bağlayacağız"

Konuşmasının en dikkat çekici bölümünde Çeşme Projesi'nin önemine vurgu yapan İnan, projenin yalnızca bir turizm veya altyapı yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

İzmir'in yıllardır yaşadığı uluslararası ulaşım ve lojistik sorunlarına dikkat çeken İnan, yabancı yatırımcıların ve iş dünyasının İstanbul aktarması yapmak zorunda kalmasının İzmir'in potansiyelini sınırlandırdığını belirtti. İnan şöyle konuştu:

"Yıllardır kanayan yaramız olan, hepimizin her yurt dışı seyahatinde veya misafir ağırlamasında sitem ettiği o meşhur "İstanbul aktarması" çilesini konuşmamız lazım. Düşünün; yurt dışından fabrikanıza, tesisinize gelecek çok önemli bir yabancı yatırımcı, bir alım heyeti veya bir uzman mühendis, İzmir’e ulaşmak için önce İstanbul’a inmek, orada saatlerce uçak beklemek ve aktarma yapmak zorunda kalıyor. Sizin o bin bir emekle ürettiğiniz katma değerli ürünleriniz, doğrudan hedef pazara uçmak varken aktarma merkezlerinde zaman ve maliyet kaybediyor. Bu durum, İzmir gibi devasa bir sanayi ve ihracat metropolüne yakışmıyor; İzmir’in potansiyelini küresel ticarette adeta "ikinci durak" konumuna itiyor. İşte Çeşme projesi ile bu devri, bu çileyi artık kökünden bitirmeyi amaçlıyoruz. Bu projeyle birlikte dünyayı artık İstanbul üzerinden değil, doğrudan İzmir’e bağlayacağız!

Projeyle birlikte Londra, Berlin, Tokyo ve Körfez ülkeleri başta olmak üzere dünyanın önemli merkezlerinden İzmir'e doğrudan ulaşım imkanlarının artacağını ifade eden İnan, yatırımcıların ve ticaret heyetlerinin tek uçuşla İzmir'e gelebileceğini söyledi.

"Her yıl İzmir ekonomisine 2 milyar dolar katkı sağlayacak"

Çeşme Projesi'nin aynı zamanda teknoloji ve inovasyon boyutuna sahip olduğunu vurgulayan İnan, proje içerisinde ileri teknoloji AR-GE merkezlerinin yer alacağını belirtti.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile Bilişim Vadisi entegrasyonuna dikkat çeken İnan, projenin lojistik, teknoloji ve inovasyonu aynı ekosistemde buluşturacağını söyledi.

"İzmir Limanı Doğu Akdeniz'in stratejik ticaret üssü olacak"

İnan, konuşmasında İzmir Alsancak Limanı'nda yürütülen modernizasyon çalışmalarına da geniş yer ayırdı.

Türkiye Varlık Fonu öncülüğünde başlatılan dönüşüm süreciyle limanın elleçleme ve depolama kapasitesinin artırılacağını belirten İnan, rıhtımların modernize edileceğini ve gümrük süreçlerinin dijitalleşeceğini ifade etti.

İnan, "İzmir Alsancak Limanı'nı Doğu Akdeniz'in en stratejik ticaret üssü haline getirerek, sanayicimizin alın terini ve katma değerli ürünlerini küresel pazarlara çok daha hızlı ulaştıracağız. İzmir Alsancak Limanı’nı Doğu Akdeniz’in en stratejik ticaret üssü haline getirerek, sizin o alın terinizi, katma değerli ürünlerinizi en hızlı ve en güvenli yoldan küresel lige taşıyoruz.” dedi.

İnan, açılışı yapılan çevreci tesisin İzmir'e ve sanayi camiasına hayırlı olması temennisinde bulunarak konuşmasını tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/izmir-sanayicisi-turkiye-nin-acik-ara-en-kotu-yerel-yonetim-altyapisina-ragmen-buyuyor-8371.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/izmir-sanayicisi-turkiye-nin-acik-ara-en-kotu-yerel-yonetim-altyapisina-ragmen-buyuyor-8371.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/izmir-sanayicisi-turkiye-nin-acik-ara-en-kotu-yerel-yonetim-altyapisina-ragmen-buyuyor-8371-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/izmir-sanayicisi-turkiye-nin-acik-ara-en-kotu-yerel-yonetim-altyapisina-ragmen-buyuyor-8371.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/izmir-sanayicisi-turkiye-nin-acik-ara-en-kotu-yerel-yonetim-altyapisina-ragmen-buyuyor/3717/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:12:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kındap: Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler Fosil Yakıtsız Bir Geleceğin Kapılarını Açıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Orta Doğu'daki sıcak çatışmaların meydana getirdiği arz kesintileri, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yenilenebilir enerjiye yönelik destek mekanizmalarında çok daha hızlı bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Petrol ve doğal gaz çıkarmak için geliştirilen sondaj teknolojilerin uyarlandığı Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (Enhanced Geothermal System - EGS), fosil yakıtsız bir geleceğin kapılarını açacak kritik bir anahtar olarak görülüyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Başta ABD olmak üzere yüksek jeotermal potansiyeli olan ülkelerde kullanım alanı hızla yaygınlaşan EGS teknolojisiyle ilgili bilgi veren Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, “Bu teknoloji geleneksel jeotermal santrallerin aksine, yerin yaklaşık sekiz kilometre altına kadar inilerek çatlak kayalara sıvı enjekte edilmesi ve ısınan sıvının elektrik üretimi için tekrar yeryüzüne pompalanması esasına dayanıyor. Jeotermal enerji ile diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının ihtiyaç duyduğu depolama, güçlü iletim ve dağıtım sistemi ihtiyacı ortadan kalkacak” dedi.

ENERJİ GÜVENLİĞİ SAĞLAYACAK 

Kındap, dünyanın en önemli araştırma kurumu olan Stanford Üniversitesi tarafından EGS teknolojisi kapsamında yapılan ve sonuçları Nisan ayında yayımlanan bilimsel çalışmayla ilgili de bilgi verdi. Buna göre EGS teknolojisinin temiz enerjiye geçiş sürecinde gereken dev altyapı ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak elektrik fiyatlarını rekabetçi seviyelerde tutabileceğinin ortaya konulduğu bilgisini veren Kındap, EGS teknolojisinin enerji güvenliği sağlarken hava kirliliğini de ortadan kaldırdığını vurguladı.

Geliştirilmiş jeotermal sistemlerin her noktadan hayata dahil olması ve ihtiyaca göre üretilebilmesinin, jeotermal enerjiyi diğer enerji kaynaklarından ayıran en önemli özellik olduğunun altını çizen Kındap, “Ülkemiz bugüne kadar enerji teknolojileri geliştirme çalışmalarında arzu edilen seviyenin çok gerisinde kaldı. Jeotermalde dünyanın en yüksek potansiyeline sahip ülkelerinden biri olarak, EGS teknolojilerinin geliştirilmesinde proaktif olarak yer almalıyız” dedi. EGS teknolojisinin temiz enerjiye geçişte rüzgâr, güneş ve batarya altyapısına duyulan ihtiyacı da ciddi oranda azaltarak maliyetleri düşürebileceğine dikkat çeken JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı:

ENERJİ MALİYETİ %60 AZALIYOR 

“EGS; rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve bataryalarla birlikte çalışarak dünyanın enerji ihtiyacını karşılamaya yardımcı olan, gelecek vaat eden temiz ve yenilenebilir bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Düşük maliyetle enerji güvenliği sağlarken enerji kaynaklı hava kirliliğini ve küresel ısınmayı da önemli ölçüde azaltıyor.

EGS'nin kullanıldığı ve kullanılmadığı senaryolar karşılaştırıldığında; elektrik arzının sadece yüzde 10'unun EGS tarafından karşılandığı senaryoda; karasal rüzgâr kapasitesi ihtiyacının yüzde 15, güneş enerjisi kapasitesinin yüzde 12 ve batarya depolama gereksinimlerinin ise yüzde 28 oranında azaldığı ortaya çıkıyor.

Çalışma ayrıca, EGS sisteme dahil olsun veya olmasın, temiz ve yenilenebilir enerjinin maliyetleri düşürdüğünü gösteriyor. Her iki senaryoda da yıllık enerji maliyetleri, mevcut fosil yakıt kullanımı senaryosuna kıyasla yaklaşık yüzde 60 oranında azalıyor. Hava kirliliğine bağlı hastalıklar ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi sağlık ve iklim maliyetleri hesaba katıldığında, toplam toplumsal maliyetler yaklaşık yüzde 90 oranında düşüyor”

VERİ MERKEZLERİNİN ENERJİSİ 

EGS'nin kesintisiz elektrik sağlama yeteneğinin, yapay zekâ teknolojileri nedeniyle dünya genelinde sayıları hızla artan veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak için de kritik bir çözüm olarak görüldüğünü sözlerine ekleyen Ali Kındap, maliyet boyutunun teknolojinin yaygınlaşmasının önünde geçici engel oluşturduğunu, bilimsel araştırmaların, sondaj hızlarındaki iyileşmeler ile 2035 yılına kadar fiyatların önemli ölçüde düşebileceğini gösterdiğini kaydetti.

EGS TEKNOLOJİSİNDEN KISA KISA… 

- EGS ile enerji üretimi için gereken arazi ihtiyacı ülkelerin toplam yüzölçümünün yüzde 0,57'sinden yüzde 0,48'ine geriliyor.

- Artan sondaj hızları EGS projelerinin, inşası dünya genelinde 12 ila 23 yıl nükleer enerjiye kıyasla çok daha hızlı tamamlanmasını sağlıyor.

- EGS; silahların yayılması, erime, radyoaktif atık sızıntısı veya yeraltı uranyum madenciliği gibi riskler taşımıyor.

- Elektrik arzının sadece yüzde 10'unun EGS tarafından karşılandığı senaryoda; karasal rüzgâr kapasitesi ihtiyacı yüzde 15, güneş enerjisi kapasitesi yüzde 12 ve batarya depolama ihtiyacı yüzde 28 oranında azalıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/kindap-gelistirilmis-jeotermal-sistemler-fosil-yakitsiz-bir-gelecegin-kapilarini-aciyor-5171.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/kindap-gelistirilmis-jeotermal-sistemler-fosil-yakitsiz-bir-gelecegin-kapilarini-aciyor-5171.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/kindap-gelistirilmis-jeotermal-sistemler-fosil-yakitsiz-bir-gelecegin-kapilarini-aciyor-5171-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/kindap-gelistirilmis-jeotermal-sistemler-fosil-yakitsiz-bir-gelecegin-kapilarini-aciyor-5171.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/kindap-gelistirilmis-jeotermal-sistemler-fosil-yakitsiz-bir-gelecegin-kapilarini-aciyor/3710/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 15:43:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MÜSİAD İzmir'in Yeni Binası Hizmete Açıldı]]></title>
			<description><![CDATA[MÜSİAD İzmir'in yeni binası açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla yapıldı. Törende AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da yer aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MÜSİAD İzmir, üyelerine ve İzmir iş dünyasına daha etkin, verimli ve kapsamlı hizmet sunmak amacıyla inşaatını tamamladığı yeni hizmet binasını düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Modern mimarisi ve gelişmiş altyapısıyla dikkat çeken bina, iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanırken, üyeler arasındaki iş birliğini ve etkileşimi artırmayı da hedefliyor.

MÜSİAD'ın yeni hizmet binasında GES ve akıllı bina, konferans salonları, toplantı salonları, çalışma alanları, sosyal, kültürel ve sanatsal donatı alanları yer alıyor.

Yeni Hizmet Binasının, MÜSİAD İzmir’in eğitim, işbirlikleri, istişare ve kurumsal faaliyetlerine ev sahipliği yaparak İzmir ve bölge ekonomisinin kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak önemli bir buluşma noktası olması hedefleniyor.

AK PARTİLİ İNAN DA AÇILIŞA KATILDI

AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile birlikte MÜSİAD İzmir Şubesi Yeni Hizmet Binası'nın açılış törenine katılarak konuşma yaptı.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin binasının nerede olduğunu kimsenin bilmediğini ifade eden İnan, "Düşünün biz AK Parti, MÜSİAD olarak vatandaşımıza hizmet ettiğimiz adresleri güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz. Ama 25 senelik Cumhuriyet Halk Partisi Belediyesi bugün İzmirli'ye uzun senedir, 6-7 senedir tek bir hizmet binasını kazandıramadı." dedi.

Eyyüp Kadir İnan, şöyle devam etti:

"Tabii 25 sene boyunca bir arada olanların bu şehre, bu şehrin esnaflarına ve sanayicisi için tek bir adım atmadığını gördük. Şimdi ise bölünmüşlüklerinden bir fayda beklemek açıkçası çölde su aramak gibi bir şey. O nedenle bugün İzmirli hemşehrilerimizin gönlü ferah olsun. Bu şehrin Cumhur İttifakı İzmir Milletvekilleri var."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-in-yeni-binasi-hazir-1669.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-in-yeni-binasi-hazir-1669.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-in-yeni-binasi-hazir-1669-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/06/musiad-izmir-in-yeni-binasi-hazir-1669.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/musiad-izmir-in-yeni-binasi-hazir/3708/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 14:14:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'nin Turşu İhracatının Yüzde 45'i İzmir'den]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan turşu ürünleri, 2025 yılında dünya pazarlarında liderliğini pekiştirdi. Türkiye 2025 yılında 458 milyon dolarlık turşu ihraç ederken, İzmir'den, 207 milyon dolarlık turşu ihracatı yapıldığı aktarıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı.

Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı.

Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek

Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu.

İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı

Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı.

Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi

Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-tursu-ihracatinin-yuzde-45-i-izmir-den-4631.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-tursu-ihracatinin-yuzde-45-i-izmir-den-4631.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-tursu-ihracatinin-yuzde-45-i-izmir-den-4631-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-tursu-ihracatinin-yuzde-45-i-izmir-den-4631.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turkiye-nin-tursu-ihracatinin-yuzde-45-i-izmir-den/3687/</link>
			<pubDate>Fri, 29 May 2026 15:31:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'den Şeftali ve Nektarinde 250 Milyon Dolar İhracat Hedefi]]></title>
			<description><![CDATA[Şeftali ve nektarinde sezonun ilk hasat töreni Selçuk’ta gerçekleştirildi. 2026 yılının dört aylık döneminde şeftali ve nektarin ihracatı yüzde 347’lik artışla 90 milyon dolar oldu. Şeftali ve nektarin ihracatında hedef 250 milyon dolar olarak konuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“Şeftali Hasat Töreni”ne İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mustafa Acargil, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan, Tolga Selim Kağan, Muhammet Elçiboğa, Denetim Kurulu Üyesi Recep Çöpten katıldı.

Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsü olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretiminin 22 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştığını vurguladı.

"Şeftali ve nektarin ihracatında dünyanın zirvesini hedefliyoruz"

Şeftali ve nektarin üretiminin 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilediğini paylaşan Balık, “2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatıyla dünya ikincisi olmuştuk. 2024 yılında rekoltedeki düşüşle uyumlu olarak 160 milyon dolara gerilemiştik. 2026 yılında rekoltedeki artışla birlikte ihracatta tekrar 250 milyon dolar bandına çıkmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

"Şeftali ve nektarin 2025’te yaş meyveler arasında en çok ihraç edilen ikinci ürün oldu "

İzmir’in, Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde önde olan illerinden biri olduğunun altını çizen Türkiye Meyve Sebze ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, şeftali ve nektarinin yaş meyve ürünleri arasında nardan sonra en çok ihraç edilen ikinci ürün olduğu bilgisini verdi.

Türkiye’de üretilen şeftali ve nektarinin yüzde 25’inin ihraç edildiğini belirten Uçak, “2025 yılında en çok şeftali ve nektarin ihraç ettiğimiz ülkeler 100 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 24 milyon dolarla Irak, 19 milyon dolarla Romanya, 7 milyon dolarla Ukrayna ve 1,5 milyon dolarla Almanya şeklinde sıralandı. 51 ülkeye şeftali ve nektarin ihraç ettik” ifadelerini kullandı.

Akdoğan: “Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünü İzmir yapıyor”

Türkiye’nin şeftali üretiminin yüzde 13’ünün İzmir’de yapıldığı bilgisini veren İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk’ta 16 bin dekar alanda 38 bin ton şeftali üretildiğini, İzmir’in şeftali üretiminin yüzde 67’sinin Selçuk’ta üretildiğini ifade etti.

Bu yıl iklim koşullarından dolayı şeftali hasatının 2 hafta geç başladığını vurgulayan Akdoğan; “Şeftali hasadı her sene Mayıs’ın ilk haftasında başlıyordu. Bu sene mevsimsel şartlardan dolayı hasat biraz gecikti. Selçuk’tan ilk üç TIR ihracata gitti, Kurban Bayramı sonrasında ihracat artacak. Selçuk’ta üretilen şeftali türü ihracata uygun, raf ömrü uzun bir şeftali türü. Şeftali hasadı temmuz sonuna kadar sürecek. Üreticilerimiz ve ihracatçılarımız için verimli ve bereketli bir sezon olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kaymakam Çağlar; “Selçuk ekonomisini Turizmle birlikte tarım sırtlıyor”

Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk’un turizm bölgesi kimliğiyle öne çıkmasına karşın ekonomisinde yaş meyve üretiminin ve ticaretinin daha büyük bir oranı temsil ettiğini, Selçuklu üreticiler için bereketli bir sezon dilediğini kaydetti.

Erdallı: “Adana’dan sonra ilk şeftali Selçuk’ta hasat ediliyor”

İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Selçuk’un şeftali yanında mandalina, nar, ayva, üzüm üretimiyle İzmir’de yaş meyve üretiminde en güçlü ilçelerinden biri olduğunu, şeftali ve mandalinada Adana’dan sonra en erkenci ikinci bölge olduklarını, bu sezon rekoltenin yüksekliğinden dolayı fiyatların henüz şekillenmediğini, fiyatın üreticiyi memnun edeceği bir seviyede oluşmasını dilediklerini vurguladı.

Şeftali ve nektarin ihracatı 2026 yılına rekorla girdi

İklim krizinin etkisiyle 2025 yılında şeftali ve nektarin ihracatında yaşanan düşüşlere karşın, Türkiye şeftali ve nektarin ihracatında 2026 yılına rekor artışla girdi.

Türkiye, 1 Ocak – 21 Mayıs 2025 tarihleri arasında 19 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etmişken, 2026 yılının aynı zaman aralığında 86 milyon dolarlık şeftali ve nektarin ihraç etme başarısı gösterdi. Şeftali ve nektarin ihracatında yüzde 347’lik rekor artış kayda alındı.

Irak, 44 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvede yer alırken, Rusya Federasyonu 31 milyon dolarla listede ikinci sıraya yerleşti. Romanya 4 milyon dolarlık şeftali ve nektarin talebiyle zirvenin üçüncü basamağına tutundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-den-seftali-ve-nektarinde-250-milyon-dolar-ihracat-hedefi-10.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-den-seftali-ve-nektarinde-250-milyon-dolar-ihracat-hedefi-10.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-den-seftali-ve-nektarinde-250-milyon-dolar-ihracat-hedefi-10-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-den-seftali-ve-nektarinde-250-milyon-dolar-ihracat-hedefi-10.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turkiye-den-seftali-ve-nektarinde-250-milyon-dolar-ihracat-hedefi/3677/</link>
			<pubDate>Mon, 25 May 2026 17:31:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'nin Çilek İhracatı Yüzde 56 Artış Gösterdi]]></title>
			<description><![CDATA[Taze ve dondurulmuş halde yaklaşık 40 ülkeye ihraç edilen yaş meyve grubunun katma değerli ürünü çileğin Türkiye geneli ihracatı 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde yüzde 56 artış gösterdi. Türkiye geneli çilek ihracatı ilk dört ayda 20 milyon 871 bin dolara yükseldi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, üretim kalitesine dikkat ederek pestisit kullanımını izlemek ve kalıntı haritasını ortaya çıkarmak amacıyla çalışma yürüttüklerini aktardı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2026’nın ilk dört ayında Türkiye geneli çilek ihracatımız yüzde 56 artarak 20 milyon 871 bin dolara, Bölgemiz ise yüzde 50 artışla 4 milyon 676 bin dolara ulaştı. Türkiye genelinde yaklaşık 40 ülkeye çilek ihraç ediyoruz. 2026 yılında 6 bin 608 ton taze çilek ihraç ettik. Miktar bazında yüzde 32 azalış gerçekleşti. Bu azalışın sebepleri arasında çilek fiyatları, ürünün bu yıl beklenildiği kadar fazla olmaması ve iç piyasadaki fiyatın şu an için cazip olması yer alıyor. Buna rağmen ihracatımızdaki yükseliş, Türk çileğinin uluslararası pazardaki güçlü konumunu gösteriyor.” dedi.  

Balık, “Çilek ihracatımızın yüzde 69’unu Rusya’ya gerçekleştirirken Rusya’yı Gürcistan, Irak ve Malezya takip etti. Taze çilek ihracatımızı 50 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye geneli dondurulmuş çilek ihracatımız ise 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde yüzde 44 artışla 59 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ilk sırada yüzde 100 artışla 16 milyon dolarla Kanada yer alıyor. Almanya, ABD ve İtalya da dondurulmuş çilek ihracatımızda öne çıkan ülkeler arasında. Bölgemizden de 5 milyon dolarlık dondurulmuş çilek ihracatı yapıldı.” diye konuştu.  

Türkiye’de çilek üretiminin 2024 yılında 606 bin ton, 2025 yılında ise 595 bin ton olarak gerçekleştiğini söyleyen Balık, “Dünya sıralamasında çilek üretiminde Çin, Amerika, Mısır ve Meksika’dan sonra Türkiye 5. sırada yer alırken, ihracatta değerde 20. sırada, miktarda 12. sırada yer alıyor. Çilek üretim ve ihracatında Ege Bölgesi’nin önemli bir yeri var. Çilek üretiminin yüzde 27’si Bölgemizde gerçekleşiyor. Özellikle Aydın’da çilek üretiminin son yıllarda önemli oranda arttı. Aydın örtü altı çilek üretiminde Mersin ve Antalya’dan sonra en büyük il durumunda.” dedi. 

İhracatın sürdürülebilir bir şekilde büyümesinin üretim kalitesine bağlı olduğunu vurgulayan Cengiz Balık, “Bu yüzden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak üretim bölgelerinde pestisit kullanımını izlemek ve kalıntı haritasını ortaya çıkarmak amacıyla yürüttüğümüz "Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz Projesi" kapsamındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son iki yılda toplamda 400’ün üzerinde numune toplayıp analiz yaptırdık. Üreticilerimize doğru tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak için ziraat mühendislerimiz, üniversitelerimiz ve Tarım ve Orman Bakanlığımız ile iş birliğimizi her geçen yıl daha da güçlendiriyoruz.” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-cilek-ihracati-yuzde-56-artis-gosterdi-3477.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-cilek-ihracati-yuzde-56-artis-gosterdi-3477.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-cilek-ihracati-yuzde-56-artis-gosterdi-3477-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-cilek-ihracati-yuzde-56-artis-gosterdi-3477.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turkiye-nin-cilek-ihracati-yuzde-56-artis-gosterdi/3671/</link>
			<pubDate>Sun, 24 May 2026 19:18:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk Halı Sektörü Malezya'ya İhracatını İkiye Katlamak İstiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Türk halı sektörü temsilcilerinin, hedef pazarlarından Malezya’daki konumunu güçlendirmek için 11-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında “Malezya Halı URGE Heyeti” organizasyonu yaptığı aktarıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenen heyete 9 firma katıldı.

"Halı ihracatında dünya ikincisiyiz"

Demirci’de kümelenen halı üreticilerinin ihracat kaslarının güçlenmesi için “Halı UR-GE Projesi”ni uygulamaya geçirdiklerini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, yıllık 110 milyon dolar halı ithal eden Malezya’yı Türk halı sektörünün ihracatının gelişebileceği pazarlardan biri olarak gördüklerini o nedenle URGE Projesi’nin üçüncü organizasyonunu Malezya’ya yaptıklarını vurguladı.

"Malezya’ya halı ihracatımızı en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz"

Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğu bilgisini veren Göksan, “Halı sektörümüz için hedef pazar konumunda olan Malezya’da ihracat hacmimizi en az iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Malezyalı 25 ithalatçı firmayla yeni iş birlikleri kurulması adına 100’ün üzerinde ikili iş görüşmeleri yapıldı ve firma ziyaretleri gerçekleştirildi” şeklinde konuştu.

Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçlerle ilgili bilgi edinmenin hedeflendiği “Malezya Halı URGE Heyeti”ni başarıyla tamamladıklarını paylaşan Göksan, UR-GE Projesi kapsamında diğer hedef pazarların; “ABD, Kanada, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar” olarak belirlendiğini sözlerine ekledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-ya-ihracatini-ikiye-katlamak-istiyor-5831.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-ya-ihracatini-ikiye-katlamak-istiyor-5831.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-ya-ihracatini-ikiye-katlamak-istiyor-5831-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-ya-ihracatini-ikiye-katlamak-istiyor-5831.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turk-hali-sektoru-malezya-ya-ihracatini-ikiye-katlamak-istiyor/3666/</link>
			<pubDate>Sat, 23 May 2026 17:40:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım' Çağrısı]]></title>
			<description><![CDATA[Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu’dan kurbanlık hayvanların derilerinin ekonomiye kazandırılması çağrısı geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı döneminde yanlış kesim ve muhafaza yöntemleri nedeniyle yüz binlerce derinin ekonomiye kazandırılamadan yok olduğunu belirterek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zincirindeki kritik rolüne dikkat çekti.

"10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretecek deri çöp oluyor"

Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzümü ve zamanında tuzlama yapılmaması nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba olduğununun altını çizen Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon kadın çantası üretilebilirdi. Bunun yanında jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi bir hammadde kaybı yaşanıyor. Deri sektörü için hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir anlayışla ekonomiye kazandırılıyor. Bu yönüyle sektörümüz güçlü bir döngüsel ekonomi örneği oluşturuyor” dedi.

Kurban derilerinin korunmasına yönelik alınması gereken önlemleri de sıralayan Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanmasıyla ilgili yerel yönetimler ve STK’lar harekete geçirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara vermesinin zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. Kesim yapacak kasaplara yönelik bilgilendirme notları hazırlanması çok önemli. Deri yüzüm teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve muhafaza koşulları konusunda standart uygulamaların yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde kurban derileri ekonomiye kazandırılır.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi-8542.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi-8542.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi-8542-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi-8542.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/kurban-derilerini-ekonomiye-kazandiralim-cagrisi/3656/</link>
			<pubDate>Thu, 21 May 2026 19:28:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Egeli Mobilya İhracatçılarına Romanya'dan Schengen Vizesinde Destek]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB), ihracatta hedef pazar olarak belirlediği Romanya ile ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla sektörel ticaret heyetleri ve fuar katılımlarının önündeki en önemli engellerden biri olan Schengen vizesi süreçlerinin hızlandırılması konusunda Romanya makamlarından destek aldı. EMKOÜİB Yönetim Kurulu Başkanı Gürle ise “Hedefimiz Romanya’ya ihracatta 10 milyar dolar seviyesine ulaşmak” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Romanya’nın İzmir Başkonsolosu Lilian Zamfiroiu ve Konsolos Nicolae Dan Dima ile bir araya gelen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, Egeli ihracatçıların vize süreçlerinde yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Görüşmede, Birliğin referans olduğu Schengen vizesi başvurularında süreçlerin hızlandırılması konusunda mutabakata varıldı.

Başkonsolos Lilian Zamfiroiu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin referans olduğu başvuruların daha hızlı değerlendirilmesi için destek vereceklerini ifade etti.

"Romanya’ya ticaret heyetleri hız kazanacak"

Vize süreçlerinde sağlanan kolaylığın ardından Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Romanya’ya yönelik sektörel ticaret heyetleri ve fuar organizasyonları için çalışmalarını hızlandırdı.

Türk mobilya sektörünün Romanya pazarında güçlü bir ivme yakaladığını belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Türkiye’nin Romanya’ya yıllık 300 milyon doların üzerinde mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri ihracatı gerçekleştirdiğini söyledi.

“Romanya’da yüzde 20 pazar payı hedefliyoruz”

Türk mobilya sektörünün Balkan coğrafyasında son yıllarda önemli bir yükseliş yakaladığını dile getiren Gürle, şu değerlendirmede bulundu: “Son dört yılda Balkanlar’da güçlü bir büyüme ivmesi yakaladık. Romanya’da bugün üçüncü büyük tedarikçi konumundayız ve yüzde 12 pazar payına ulaştık. Hedefimiz Romanya pazarındaki payımızı yüzde 20 seviyesine çıkarmak.”

Romanya ile ticari ilişkilerin daha güçlü bir zemine oturması için karşılıklı temasların süreceğini ifade eden Gürle, ihracatçı firmaların vize başvurularında Birlik olarak referans olacaklarını belirtti.

Romanya, Türkiye’nin en büyük 8. ihracat pazarı

Türkiye’nin Romanya’ya toplam ihracatının 2025 yılında yüzde 5 artışla 8 milyar dolara ulaştığını kaydeden Gürle, Romanya’nın Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı 8’inci ülke olduğunu söyledi. Gürle, “Hedefimiz Romanya’ya ihracatta 10 milyar dolar seviyesine ulaşmak” dedi.

Bir sonraki görüşmede Romanya’nın İzmir Başkonsolosu Lilian Zamfiroiu’nu Ege İhracatçı Birlikleri’nde ağırlayacaklarını aktaran Gürle, Romanya’daki yatırım fırsatlarına ilişkin kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü belirtti.

Gürle, “Romanya tarafı, mobilya sektörünün kümelendiği bölgeler ile yatırım ve vergi avantajlarına ilişkin bir rapor hazırlayacak. Biz de hem ihracatımızı hem de Romanya’daki yatırımlarımızı artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/egeli-mobilya-ihracatcilarina-romanya-dan-schengen-vizesinde-destek-4840.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/egeli-mobilya-ihracatcilarina-romanya-dan-schengen-vizesinde-destek-4840.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/egeli-mobilya-ihracatcilarina-romanya-dan-schengen-vizesinde-destek-4840-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/egeli-mobilya-ihracatcilarina-romanya-dan-schengen-vizesinde-destek-4840.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/egeli-mobilya-ihracatcilarina-romanya-dan-schengen-vizesinde-destek/3630/</link>
			<pubDate>Sun, 17 May 2026 14:52:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye, İklim Krizine Rağmen Tarım Ürünleri İhracatını Artırdı]]></title>
			<description><![CDATA[İklim krizinin üretimi zorladığı, pek çok üründe rekolte kayıplarının yaşandığı dönemde Türkiye'nin tarım sektöründe ihracatını artırmayı başardığı aktarıldı. Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı son 1 yıllık dönemde yüzde 1,3’lük artışla 36 milyar 173 milyon dolardan 36 milyar 654 milyon dolara ilerledi. Tarım ürünleri ihracatında Türkiye’nin lideri olan Ege Bölgesi’nin ise tarım ürünleri yüzde 1’lik artışla 7 milyar 431 milyon dolardan 7 milyar 532 milyon dolara yükseldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2025 yılında tarım sektörü yüzde 8,8 oranında küçülsede tarım ürünleri ihracatı artışını korudu.

Dünya’nın gıda ambarı Anadolu topraklarında, denizlerinde, meralarında Türk çiftçisinin ürettiği tarımsal ve hayvansal ürünler dünyanın dört bir tarafına ihraç edildi.

Anadolu’da bereketli topraklarda binlerce yıldır tarımsal üretim yapılıyor. Türk çiftçisi, 24 milyon hektar alanda 137 milyon ton bitkisel üretime imza atıyor.

Türkiye pek çok tarım ürününün üretiminde dünya lideri ya da ön sıralarda yer alıyor. Fındık, kiraz, incir, kayısı, defne, kekik, sofralık zeytin, levrek, çipura, oryantal tütün, haşhaş tohumu üretiminde dünya birincisi, ayva, bal, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne, şeftali ve hıyarda üçüncü; ceviz, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada yer alıyor.

Türkiye, çiğ süt üretiminde de dünyada 9, Avrupa'da üçüncü sırada konumlanıyor. Sığır eti üretiminde dünyada 7, Avrupa'da birinci olan Türkiye, tavuk eti üretiminde dünyada 9, Avrupa'da da ikinci sırada bulunuyor.

Türkiye, yumurta üretiminde dünyada 10, Avrupa'da ikinci sırada yer alırken, bal üretiminde dünyada ikinci, Avrupa'da da ilk sırada dikkati çekiyor.

"Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 22 pay alıyoruz"

Ege İhracatçı Birlikleri’nin, kuru meyveden zeytinyağına, su ürünlerinden tıbbi ve aromatik bitkilere, meyve sebzeden tütüne, meyve sebze mamullerinden hububat bakliyat yağlı tohumlara kadar geniş bir yelpazede üretim yapan Türk çiftçisinin ürünlerini dünyanın dört bir tarafına ulaştırarak Türkiye’ye 7,5 milyar doların üzerinde döviz kazandırdığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatından yüzde 22 pay aldıklarını vurguladı.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-iklim-krizine-ragmen-tarim-urunleri-ihracatini-artirdi-3613.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-iklim-krizine-ragmen-tarim-urunleri-ihracatini-artirdi-3613.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-iklim-krizine-ragmen-tarim-urunleri-ihracatini-artirdi-3613-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-iklim-krizine-ragmen-tarim-urunleri-ihracatini-artirdi-3613.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turkiye-iklim-krizine-ragmen-tarim-urunleri-ihracatini-artirdi/3620/</link>
			<pubDate>Fri, 15 May 2026 16:46:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk Halı Sektörü Malezya Yolcusu]]></title>
			<description><![CDATA[Türk Halı Sektörü temsilcilerinin, Malezya’daki konumunu güçlendirmek için “Malezya Halı URGE Heyeti” organizasyonunu yapması planlanıyor. Türkiye’nin 2025 yılında 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğunu vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, Malezya’nın yıllık 110 milyon dolarlık halı ithalatıyla halı sektörü için hedef pazar konumunda olduğunu ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği tarafından halı ihracatını geliştirmeye yönelik yürütülen ve Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenen “Halı UR-GE Projesi” kapsamında düzenlenecek olan heyete 9 firma katılacak.

Halı ihracatında dünya ikincisiyiz

Türkiye’nin 2025 yılında 2,8 milyar dolarlık halı ihracatıyla dünya ikincisi olduğunu vurgulayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan, Malezya’nın yıllık 110 milyon dolarlık halı ithalatıyla halı sektörü için hedef pazar konumunda olduğunu, Türkiye’nin Malezya’ya 2025 yılında 18 milyon dolar olan halı ihracatının 40 milyon dolara çıkması için Malezyalı ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri yapacaklarını dile getirdi.

“Halı UR-GE Projesi” kapsamında önceki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere’ye ticaret heyetleri yaptıkları bilgisini veren Göksan; “Malezya’da ilk olarak 12 Mayıs tarihinde ikili iş görüşmeleri düzenleyeceğiz. Görüşmeler süresince Malezya halı pazarına ilişkin fiyat araştırmaları yapılması, kalite standartları ile lojistik süreçler hakkında bilgi edinilmesi ve katılımcı firmaların ihracatlarını artırmaya yönelik somut iş bağlantıları kurulması hedefliyoruz. Heyetin ikinci gününde ise pazar araştırması kapsamında sektörde faaliyet gösteren potansiyel alıcı firmalar ve halı firmaları ziyaret edilecek” diye konuştu.

Halı İhracatını Geliştirme UR-GE Projesi’nde yer alan firmaların ağırlıklı olarak cami, otel ve dekoratif halılar ürettiği bilgisini veren Başkan Göksan sözlerini şöyle sürdürdü; “Malezya Ticaret Bakanlığı’nın Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında yer alıyor. Malezya, yeni pazarlara açılım sağlanması açısından da isabetli bir seçim olduğunu değerlendiriyoruz.”

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği, “Halı UR-GE Projesi” kapsamında ilk aşamada firmalara yönelik “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” ve “Pazar Araştırma Yöntemleri” konularında eğitimler gerçekleştirdi. İkinci aşamada ise firmaların uluslararası pazarlarda tanıtımına katkı sağlamak amacıyla proje tanıtım filmi hazırladı.

Sonraki süreçte Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık’a yönelik heyetler düzenlenirken, Malezya heyet organizasyonu projenin üçüncü yurtdışı pazarlama faaliyeti olacak.

UR-GE Projesi kapsamında hedef pazarlar; “ABD, İngiltere, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Almanya, Avustralya, Suudi Arabistan, Katar, Malezya ve Endonezya” olarak belirlendi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-yolcusu-7043.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-yolcusu-7043.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-yolcusu-7043-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/turk-hali-sektoru-malezya-yolcusu-7043.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turk-hali-sektoru-malezya-yolcusu/3586/</link>
			<pubDate>Sun, 10 May 2026 18:14:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri'nden 4 Ayda 6 Milyar Doları Aşan İhracat]]></title>
			<description><![CDATA[Enflasyon ile döviz kuru arasındaki fark nedeniyle son üç yıldır ihraç pazarlarında rekabette zorlanan Egeli ihracatçılar, tüm zorlukları aşarak 2026 yılının ocak-nisan döneminde ihracatlarını yüzde 4’lük artışla 5 milyar 926 milyon dolardan 6 milyar 155 milyon dolara çıkardılar.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri üyeleri 2026 yılının ocak – nisan döneminde 204 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat gerçekleştirdi. Egeli ihracatçılar 2025 yılının ilk dört ayında 203 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yapmıştı.

Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 8 bin 500 ihracatçı firma 2026 yılında 119 ülkeye ihracatlarını artırırken, 85 ülkede geçen yılki ihracat rakamlarını yakalayamadı.

İhracatın yarısı Avrupa Birliği’ne yapıldı

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin ihracatta geleneksel pazarı olan Avrupa Birliği’nin, 2026 yılında da Egeli ihracatçıları tercih ettiğini vurguladı.

Avrupa Birliği’ne ihracatlarının 2026 yılının dört aylık döneminde yüzde 13,4’lük artışla 2 milyar 689 milyon dolardan 3 milyar 50 milyon dolara yükseldiği bilgisini veren Öztürk, “Her 100 dolarlık ihracatımızın 50 doları AB ülkelerine yapıldı. AB’nin toplam ihracatımızdan aldığı pay yüzde 45’ten yüzde 50’ye ilerledi. 27 AB ülkesinden 22’sine ihracatımızı artırdık. Malta, İtalya, İspanya, Portekiz, Avusturya ve Macaristan’a önemli artışlar kaydettik. Türkiye’nin ihracatında AB’nin payı yüzde 46 olurken, Egeli ihracatçılarımız AB pazarında daha başarılı bir performans sergiledi” şeklinde konuştu.

Avrupa Birliği üyesi ülkeler dışında ihracatta önemli artışlar yakalanan ülkelerle ilgili de bilgi veren Başkan Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü; “Yemen’e ihracatımız yüzde 136’lık artışla 37 milyon dolardan 87 milyon dolara, Suriye’ye ihracatımız yüzde 94’lük gelişimle 17 milyon dolardan 33 milyon dolara, Çin’e ihracatımız yüzde 24’lük ilerlemeyle 168 milyon dolardan 209 milyon dolara yükseldi.”

IMF tahminlerine göre dünya mal ve hizmetler ticaret hacminin 2025 yılında yüzde 4,1 oranında büyümüşken, 2026 yılında büyüme oranının yüzde 2,6’ya gerilemesinin öngörüldüğüne dikkati çeken Öztürk, “Dünya Ticaret Örgütü’de 2026 yılında mal ticaretindeki artış hızının gerileyeceğini tahmin ediyor. Dünya ticareti açısından 2026 yılının, 2025 yılına göre daha zorlu bir yıl olacağının değerlendirildiği süreçte Ege İhracatçı Birlikleri üyelerimizin 204 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaparak ihracatlarını yüzde 4 geliştirmeleri çok kıymetli” diyerek sözlerini noktaladı.

Almanya, ABD ve İtalya zirvede

Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre Almanya 605 milyon dolarlık ihracatla birinci sıradaki yerini korurken, Amerika Birleşik Devletleri 507 milyon dolarlık ihracatla Almanya’yı takibini sürdürdü. Zirvenin üçüncü basamağındaki İtalya yüzde 26’lık ihracat artışı ve 459 milyon dolarlık ihracatla listede yer aldı.

İspanya’ya ihracat yüzde 19’luk artışla 283 milyon dolardan 336 milyon dolara çıkarken, İspanya İngiltere’nin önüne geçti. İngiltere’ ye yapılan ihracat yüzde 4’lük artışla 309 milyon dolar oldu.

Egeli ihracatçıların en çok ihracat yaptığı 10 ülkede ikinci grupta Hollanda, Fransa, Çin, Yunanistan ve Rusya şeklinde sıralandı.

İlk 10 ülke toplam ihracattan yüzde 53 pay aldı

Ege İhracatçı Birlikleri’nden ilk 10 ülkeye yapılan ihracat yüzde 9,4’lük artışla 3 milyar 3 milyon dolardan 3 milyar 286 milyon dolara yükseldi. İhracatta ilk 10 ülkenin toplam ihracattan aldığı pay 2025 yılının ocak-nisan döneminde yüzde 50’yken, 2026 yılında yüzde 53’e yükseldi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/ege-ihracatci-birlikleri-nden-4-ayda-6-milyar-dolari-asan-ihracat-4871.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/ege-ihracatci-birlikleri-nden-4-ayda-6-milyar-dolari-asan-ihracat-4871.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/ege-ihracatci-birlikleri-nden-4-ayda-6-milyar-dolari-asan-ihracat-4871-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/ege-ihracatci-birlikleri-nden-4-ayda-6-milyar-dolari-asan-ihracat-4871.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ege-ihracatci-birlikleri-nden-4-ayda-6-milyar-dolari-asan-ihracat/3579/</link>
			<pubDate>Fri, 08 May 2026 16:52:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bornova Belediyesi'nden 150 Bin Yazlık Fide Dağıtımı]]></title>
			<description><![CDATA[Bornova Belediyesi, ilçedeki 12 kırsal mahallede üreticilere domates, biber ve patlıcandan oluşan toplam 150 bin yazlık sebze fidesi dağıttı. Üreticilerin taleplerine göre hazırlanan fideler mahallelerde elden teslim edilirken, uygulama maliyetleri azaltarak üretimi desteklemeyi hedefledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bornova Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilerin artan girdi maliyetlerine yardımcı olmak amacıyla yazlık sebze fidesi dağıtımına başladı. İlçe genelindeki 12 kırsal mahallede gerçekleştirilen çalışma kapsamında, domates, tatlı biber, acı biber ve patlıcan olmak üzere toplam 150 bin sebze fidesi üreticilere ulaştırıldı.

Fideler üreticinin ayağına götürüldü

Üreticilerin talepleri doğrultusunda Bornova Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından hazırlanan fideler, her mahallenin kendi içinde dağıtılarak çiftçilere elden teslim edildi. Bu uygulamayla üreticiler hem zamandan tasarruf etti hem de ihtiyaç duydukları fideye kolaylıkla ulaştı.

Geleneksel destek, büyük ilgi gördü

Bornova Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği yaz sebzesi fidesi dağıtımı, bu yıl da yoğun ilgiyle karşılandı. Üreticiler, sağlanan destekle üretimlerini daha sürdürülebilir hale getirme imkânı bulurken, maliyet yüklerinin de hafiflediğini ifade etti. Fidelerini teslim alan vatandaşlar ve mahalle muhtarları, desteklerinden dolayı Bornova Belediyesi’ne teşekkür etti.

Ömer Eşki: “Üreticimizin yanındayız”

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, kırsal mahallelerde üretimin devamlılığının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Üreticilerimizin artan maliyetler karşısında ayakta kalabilmesi ve üretimlerini sürdürebilmesi için desteklerimizi sürdürüyoruz. Dağıttığımız fidelerle hem üretime katkı sağlıyor hem de yerel tarımı güçlendiriyoruz. Bornova’da üreticimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/bornova-belediyesi-nden-150-bin-yazlik-fide-dagitimi-7427.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/bornova-belediyesi-nden-150-bin-yazlik-fide-dagitimi-7427.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/bornova-belediyesi-nden-150-bin-yazlik-fide-dagitimi-7427-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/05/bornova-belediyesi-nden-150-bin-yazlik-fide-dagitimi-7427.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/bornova-belediyesi-nden-150-bin-yazlik-fide-dagitimi/3569/</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 14:15:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir Serbest Bölgesi'nin 2025 Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir’in, cazibesi giderek artan kuzey aksında en önemli üretim ve yatırım bölgeleri arasında yer aldığı aktarılan İzmir Serbest Bölgesi’nin 2025 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. İZBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli ise yaptığı açıklamada, “Türkiye olarak sanayi üretiminden ve her türlü zorluklar altında ayakta kalma mücadelesi veren çilekeş sanayicimizden uzaklaşarak; sadece yoksulluğa, işsizliğe, döviz yokluğuna bir adım daha yaklaşırız." ifadelerini kullandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İZBAŞ İzmir Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş ortaklarının yoğun katılım gösterdiği Genel Kurul’da, Sevimli Deri Yönetim Kurulu Başkanı ve Ege Bölgesi Deri Sanayicileri Derneği (EGE DERİDER) Başkanı Eyüp Sevimli oybirliği ile yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Genel Kurul’da, İZBAŞ Yönetim Kurulu’nun 2025 yılına ilişkin çalışmaları oybirliği ile ibra edildi.

İZBAŞ Mali ve Mevzuat Danışmanı Prof. Dr. Keramettin Tezcan’ın Divan Başkanlığı görevini üstlendiği Genel Kurul’da konuşan Eyüp Sevimli, Bölge’de faaliyet gösteren tüm sektörler için 2025 yılının çok zor koşullar altında geride kaldığını belirterek; üç yılı tamamlamaya hazırlanan ekonomik programın enflasyon, yüksek faiz oranları ve finansman kaynaklarına erişim zorluğu gibi koşulları sanayiciye dayattığını söyledi.

“SANAYİCİ CENDERENİN İÇİNDE” 

Tüm sanayi sektörlerinin; ihracatlarını, istihdamlarını ve üretimlerini korumakta hiç olmadığı kadar zorluk çektiğinin altını çizen Sevimli, “60 yıldır iş hayatının içinde olan bir arkadaşınız olarak, ülkemizden ve sınırlarımızın dışından kaynaklanan sayısız krizi yaşamış bir iş insanı olarak; Türk sanayisinin hiçbir dönemde böyle bir cenderenin içinde olmadığını özellikle belirtmem gerekiyor.” dedi.

“SANAYİDEN UZAKLAŞAN, YOKSULLUĞA YAKINLAŞIR” 

İZBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye olarak sanayi üretiminden ve her türlü zorluklar altında ayakta kalma mücadelesi veren çilekeş sanayicimizden uzaklaşarak; sadece yoksulluğa, işsizliğe, döviz yokluğuna bir adım daha yaklaşırız. İmalat sanayi sektörlerinin Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla içerisindeki payı, 2000’li yılların başında %30 seviyesinde iken bugün %18’e gerilemiştir. Türkiye’nin sanayisizleşerek küresel rekabet koşullarında yer alabileceğini düşünen herkese, bu düşüncenin ülkemize ve insanımıza çok ağır maliyetler yükleyeceğini bir kez daha anımsatmak istiyorum."

Sevimli, 27 Şubat tarihinden itibaren tüm dünyanın gündeminde olan ABD-İran savaşının ekonomide meydana getirdiği menfi etkinin, üç yıldır adeta nefes nefese katlandıkları zorluklar ve özverinin bir anda yok olması riskini taşıdığını da ifade etmek istediğini sözlerine ekledi.

DÖRT FABRİKA GÜN SAYIYOR 

Yatırım ikliminde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, pek çok yerli ve yabancı sermayeli yatırımcı ile görüşmeleri sürdürdüklerine işaret eden Sevimli, İzmir’in ve İZBAŞ’ın mukayeseli üstünlüklerini ve firmalara sundukları yatırım ortamını tüm yatırımcılarla paylaştıklarını kaydetti.

Geçen yıl Ekim ayında üretime başlayan Alman sermayeli Böllhoff firmasının ardından, 2025 yılında temelleri atılan Kaishan Turkey, Alpar Metal, Gico Product Service Solutions ve Roll Nova İzmir Demir Çelik fabrikalarının bu yıl içerisinde devreye girmelerini ve üretime başlamalarını heyecanla beklediklerini söyleyen Sevimli, halen yüzde 90 seviyesinde doluluk oranı ile faaliyet gösteren İZBAŞ’ın 140’ı yerli, 15’i yabancı, 8’i yerli ve yabancı ortaklı 165 firmaya ev sahipliği yaptığı bilgisini verdi.

Sevimli, İZBAŞ’ın genişleme alanı olarak satın alınan 153 bin metrekare büyüklüğündeki arazinin Ticaret Bakanlığı tarafından resmi olarak serbest bölge statüsü kazandırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini, eş zamanlı olarak sahada altyapı çalışmalarına ilişkin fizibilite çalışmalarına başladıklarını açıkladı.

MEVCUT ALTYAPI ENTEGRE PLANI

Genişleme alanının devreye girmesiyle 20 bin metrekare ve üzerinde yatırım alanı talep eden yatırımcılara bu tahsisleri rahatlıkla yapabileceklerini kaydeden Eyüp Sevimli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genişleme sahamız ile İzmir, çok önemli ve ihtiyaç duyduğu planlı ve altyapısı hazır yeni bir sanayi alanına kavuşmuş olacak. Bu noktada en önemli avantajımız, mevcutta kusursuz şekilde işleyen altyapımızı yeni genişleme sahamıza süratle entegre edecek olmamızdır. Suyumuz, enerjimiz, arıtmamız, doğalgazımız, telekomünikasyon altyapımız zaten hazır. Bu varlıklarımızı yeni genişleme sahamıza süratle entegre ederek ciddi maliyet avantajı sağlayacağız.”

İZBAŞ’IN YENİ YÖNETİM KURULU 

İZBAŞ 2025 yılı Olağan Genel Kurulu’nda yapılan seçimlerde, mevcut Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sevimli yeniden ve oybirliği ile bu göreve seçilirken, 2026-2029 çalışma döneminde İZBAŞ’ın Yönetim Kurulu Üyeleri ve temsil ettikleri şirketler şu isimlerden oluştu:

Eyüp Sevimli, Süleyman Tahiroğlu, Marc Galiko, Abdurrahman Akay, Levent Balkara, Yunus Aytekin, Mehmet Eriten.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/izmir-serbest-bolgesi-nin-2025-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-854.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/izmir-serbest-bolgesi-nin-2025-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-854.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/izmir-serbest-bolgesi-nin-2025-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-854-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/izmir-serbest-bolgesi-nin-2025-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi-854.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/izmir-serbest-bolgesi-nin-2025-olagan-genel-kurul-toplantisi-yapildi/3523/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:33:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Maden İhracatçıları Birliği'nden 2 Milyar Dolar Hedefi]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Maden İhracatçıları Birliği 13 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısı sonrasında yeni dönemin ilk yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi ve 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için projelere start verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2030 yılı için belirledikleri 2 milyar dolar ihracat hedefi için 2026–2030 dönemi için yol haritasını meydana getirdiklerini dile getiren Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, önümüzdeki dört yıllık dönemde odaklanacakları ana başlıkları belirlediklerini paylaştı.

Türk doğal taş sektörünün küresel gücünü artırmak için 4 yıllık görev süresinde İngiltere, Kazakistan, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kenya ve Meksika başta olmak üzere birçok ülkeye ticaret heyetleri düzenlediklerini dile getiren Alimoğlu; “Yeni dönemde Sektörel dış ticaret heyetlerimize, yeni hedef pazarlar doğrultusunda planlanmasını yapacağız.  2026 yılında Rusya, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan sektörel ticaret heyeti gerçekleştirmek için çalışmalarımızı başlattık” şeklinde konuştu.

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin uzun yıllardır Çin Xiamen Doğaltaş Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonuna imza attığını hatırlatan Başkan Alimoğlu, yeni dönemde Xiamen Fuarı’nın daha verimli ve sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapma konusunda irade ortaya koyacaklarının altını çizdi.

TURQUALITY ve AMORF Tasarım Yarışmaları

Ticaret Bakanlığı’nen desteğiyle süren TURQUALITY Projeleri ve Tasarım Yarışmalarına yeni dönemde devam edeceklerini vurgulayan EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Turquality projelerinde daha etkin ve verimli sonuçlar almak adına komite oluşturacağız. 4 yıllık stratejik plan yapacağız. Aynı şekilde bu yıl 6’ncısı düzenlenecek Amorf Tasarım Yarışması’nın kapsamlı şekilde planlanması ve geliştirilmesi için komitemiz görev başında olacak” ifadelerini kullandı.

Enerji Bakanlığı ve Orman Bakanlığıyla çözüm odaklı bir iş birliği planı

Enerji Bakanlığı ve Orman Bakanlığı nezdinde madencilik sektörünün yaşadığı sorunların ele alınması ve çözüme kavuşturulması için bir komitenin görev yapacağını aktaran Alimoğlu sözlerini şöyle tamamladı; “2026-30 döneminde üyelerimizle daha güçlü iletişim kurulması ve yapılan faaliyetlerin daha sağlıklı ve hızlı şekilde paylaşılmasının sağlanması için Üye İlişkileri Komitesi’nin kuracağız. Katılımcı Yönetim Kurulumuzla 2030 yılı için belirlediğimiz 2 milyar dolar hedefine ulaşmak için 4 yıl boyunca 7 gün 24 saat çalışacağız. Yeni dönemin sektörümüz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyoruz; belirlediğimiz hedefler doğrultusunda, ihracatımızı daha ileri seviyelere taşımak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”

Ege Maden İhracatçıları Birliği İbrahim Alimoğlu Başkanlığındaki ilk toplantısında Başkan Yardımcılıklarına; İbrahim Altınpınar ve Faik Tokatlıoğlu seçildi. Sektör Kurulu’nda; İbrahim Alimoğlu, İbrahim Altınpınar, Mehmet Serter ve Onur Demir EMİB’i temsil edecek. Leyla Türk TİM Delegesi seçilirken, EMİB Yönetim Kurulu’ndaki diğer kadın ihracatçı Reyhan Sezgin TÜMMER Temsilcisi olarak belirlendi. TOBB Madeclik Meclisi’nde EMİB’in temsilcisi Serdar Sökelen olurken, TARGEV’e Akın Yeşilkaya görevlendirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nden-2-milyar-dolar-hedefi-1565.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nden-2-milyar-dolar-hedefi-1565.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nden-2-milyar-dolar-hedefi-1565-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nden-2-milyar-dolar-hedefi-1565.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nden-2-milyar-dolar-hedefi/3521/</link>
			<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 15:28:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Torbalı Ticaret Odası Heyetinden Bolu ve Sakarya Ziyareti]]></title>
			<description><![CDATA[Torbalı Ticaret Odası heyeti, Sakarya ve Bolu’yu kapsayan iş ve inceleme gezisini tamamladı. Çeşitli temaslar, firma ziyaretleri ve iş birliklerine zemin hazırladığı aktarılan görüşmeler gerçekleştirildiği ifade edildi. TTO Başkanı Olgun “İller ile yarışan ekonomimizi ve ilçemizin yatırım cazibesini anlattık” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Torbalı Ticaret Odası tarafından 21-23 Nisan 2026 tarihleri arasında 35 kişilik heyetle düzenlenen Sakarya-Bolu İş ve İnceleme Gezisi başarıyla tamamlandı. Program kapsamında ilk olarak Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) ziyaret edilerek iki kurum arasında kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Heyet ayrıca Türkiye’nin önemli üretim üslerinden biri olan Toyota Türkiye Fabrikası’nı ziyaret ederek üretim süreçleri, verimlilik uygulamaları ve sanayi organizasyonuyla ilgili yerinde bilgi aldı. Programın devamında Bolu Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ve firma ziyaretleri ile bölgedeki ekonomik yapı, yatırım ortamı ve sektör dinamikleri yakından incelendi. Gerçekleştirilen temaslar, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve üyeler arasında yeni ticari bağlantıların kurulması açısından önemli kazanımlar sağladı.

İŞ BİRLİĞİ VURGUSU

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Torbalı Ticaret Odası heyetini Sakarya’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Sanayi altyapımız, üretim kapasitemiz ve ihracat gücümüz üzerine gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, iki oda arasında kalıcı iş birliklerine dönüşeceğine inanıyorum. Bu tür karşılıklı ziyaretler, şehirlerarası ekonomik bağları güçlendiren en önemli unsurlardan biridir” dedi.

SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan da temasların verimli geçtiğini belirterek, ortak projeler ve karşılıklı ticaretin artırılmasına yönelik iş birliklerinin önemine dikkat çekti.

Gezinin ikinci gününde ziyaret edilen Bolu’nun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdullah Alemdar ise gerçekleştirilen ziyaretle ilgili olarak, “Torbalı gibi üretim ve ihracat gücü yüksek bir ilçenin temsilcilerini Bolu’da ağırlamak bizler için son derece kıymetlidir." dedi. Gerçekleştirilen firma ziyaretleri ve istişare toplantılarıyla iki bölge arasında karşılıklı ticaretin artırılmasına yönelik önemli bir zemin oluştuğunu aktaran Alemdar, "Bu tür organizasyonların devam etmesini temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Aydoğan Tekin de ziyaretin önemine dikkat çekerek, “Bu tür karşılıklı temaslar yalnızca kurumlar arası ilişkileri değil, aynı zamanda iş dünyası temsilcileri arasında doğrudan ticari bağların kurulmasını da sağlamaktadır. Torbalı heyetinin ziyareti, iki bölge arasındaki ekonomik iş birliğini daha da ileriye taşıyacak önemli bir adım olmuştur” dedi.

"SOMUT SONUÇLAR ALDIK"

Torbalı Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun ise gezi sonrası yaptığı değerlendirmede, “Bu program kapsamında üyelerimizin farklı şehirlerdeki başarılı üretim modellerini yerinde görmesini sağladık." ifadelerini kullandı. Sakarya ve Bolu’da gerçekleştirilen temaslarla hem sanayi altyapısını hem de iş yapış biçimlerini yakından inceleme fırsatı bulduklarını aktaran Olgun, "Aynı zamanda üyelerimiz arasında yeni iş bağlantılarının kurulmasına vesile olduk” dedi.

TTO Meclis Başkanı Bekir Söyler ise, “Bu tür iş ve inceleme gezilerini yalnızca bir ziyaret olarak değil, üyelerimiz için yeni fırsatların kapısını aralayan stratejik organizasyonlar olarak görüyoruz. Torbalı iş dünyasının rekabet gücünü artırmak adına bu tür faaliyetleri sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/torbali-ticaret-odasi-heyetinden-bolu-ve-sakarya-ziyareti-1904.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/torbali-ticaret-odasi-heyetinden-bolu-ve-sakarya-ziyareti-1904.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/torbali-ticaret-odasi-heyetinden-bolu-ve-sakarya-ziyareti-1904-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/torbali-ticaret-odasi-heyetinden-bolu-ve-sakarya-ziyareti-1904.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/torbali-ticaret-odasi-heyetinden-bolu-ve-sakarya-ziyareti/3510/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:36:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ENSİA Yön. Kur. Bşk. Yard. Arbak'tan 'Denizüstü Rüzgâr Enerjisi' Açıklaması]]></title>
			<description><![CDATA[Denizüstü Rüzgâr Enerjisi (DRES) konusunda açıklamalarda bulunan Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tibet Arbak,“Türk sanayisi ve gücü, sadece kule ve kanadı değil, yüzlerce aksam ve bütünleştirici parçayı en yüksek kalite ve dayanım standartlarında üretebilecek kabiliyete sahip. Kamu otoritelerimiz, bu konuda sanayicilerimize güvenmeli ve yatırımcı firmaları da bu yönde zorlamalı.” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin temiz enerji kaynakları arasında en yüksek derecede potansiyel sunmasına rağmen, halen sıfır noktasında olduğu Denizüstü Rüzgâr Enerjisi’nde (DRES) bu yıl ilk somut adımların atılması bekleniyor.

Dünya Bankası verilerine göre DRES’lerde 75 bin Megavat (MW) kurulu güç potansiyeli olan Türkiye, 2035 yılı için bu potansiyelin on beşte birine karşılık gelen 5 bin MW kurulu güç hedefi belirledi. Mevzuat oluşturma aşaması devam eden DRES’lerle ilgili yapılacak Yenilenebilir Kaynak Alanları (YEKA) yarışmaları öncesinde, yerli üretim koşulu ile ilgili dikkat çeken bir uyarı geldi.

“KENDİ SANAYİCİMİZE GÜVENELİM”

Tibet Makine Genel Müdürü ve Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tibet Arbak, karasal rüzgâr enerjisi santrallerinde 2017 yılında yapılan ilk YEKA-RES yarışmasından bugüne yapılan beş ihalede, yerlilik oranının kule ve kanat üretimi ile sınırlı kaldığını anımsatarak, “Türk sanayisi ve mühendislik gücü, sadece kule ve kanadı değil, yüzlerce aksam ve bütünleştirici parçayı en yüksek kalite ve dayanım standartlarında üretebilecek kabiliyete sahip. Kamu otoritelerimiz, bu konuda sanayicilerimize güvenmeli ve yatırımcı firmaları da bu yönde zorlamalı.” dedi.

DRES’lerin çok sayıda sektöre sipariş veren büyük bir üretim mekanizmasına sahip olduğunu bilgisini veren Arbak, istihdam boyutunda ise karasal RES’lere göre en az on kat fazla istihdam sağladığına işaret etti. Türkiye’de DRES’ler için belirlenen potansiyel YEKA alanlarının; Marmara Denizi, Çanakkale açıkları ve Trakya’nın Karadeniz sahilleri olduğunu hatırlatan Tibet Arbak, bu alanların hepsinin aynı zamanda yüksek seviyede elektrik tüketen ve sanayi gelişimi bulunan şehirlerin yakınında olduğunu belirtti.

Doğru kurgulanan uygulanabilir YEKA mekanizmasının, sadece yerli üreticileri için değil, bu alanda Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen yabancı sermayeli şirketlerin de lehine olacağını kaydeden Arbak, şu değerlendirmeyi yaptı:

“TÜM YUMURTALARI AYNI SEPETE KOYMAYALIM”

“Yerli sanayiciden kastımız, hiç kuşkusuz sermaye kaynağına bakmaksızın Türkiye’de konuşlu firmalardır. Türkiye’de yenilenebilir enerji santrallerine ekipman üreten çok güçlü bir sanayi altyapımız var. Bu altyapıyı ağırlıklı olarak son on beş yılda adeta ilmek ilmek ördük. Bu insanlarımız, her türlü aksamı ve bütünleştirici parçayı, talep edilen standartlarda üretebilecek kabiliyete sahip. Yerli üretimi sadece kule ve kanatla sınırlandırmak, bu iki alana yatırım yapan firmaların riskini de sektörün üzerine yüklüyor. Söz gelimi İzmir’de üretim yapan dört türbin kanadı fabrikasının tümü iki sene içerisinde kapanınca, YEKA yarışmaları kapsamında proje alan firmalar, taahhütlerini yerine getirememe riski ile karşı karşıya kaldı ve sorun kanat ithalatını serbest bırakmakla çözüldü. Yerli üretim stratejileri kurgulanırken, tüm yumurtaları aynı sepete koymamak gerekiyor. Mevzuat hazırlığının sürdüğü bu süreçte, kamu otoritelerimize bu önerileri dile getirmek istiyoruz.”

“YOLUN BAŞINDA HATA YAPMAYALIM”

Türkiye’nin 2035 yılı için belirlediği 5 bin MW DRES kurulu güç hedefini ise ‘potansiyelin çok altında’ olarak değerlendiren Tibet Arbak, Türkiye’nin 2050 yılında kadar en az 30 bin MW DRES kurulu gücünü rahatlıkla devreye alabilecek koşullara sahip olduğunu vurguladı.

Türk sanayisinin tersanecilik sektörü ile birlikte bugün bir DRES’in çok yüksek bir yüzdesini üretebilme imkânına ve yeteneğine sahip olduğunun altını çizen Arbak, “Bu kaslarımızı daha da güçlendirerek Ege, Akdeniz ve Karadeniz havzasında rahatlıkla DRES’lerin üretim merkezi olabiliriz. Derin denizler için uygulanan yüzer denizüstü rüzgâr santralleri için de ülkemiz, hinterlandının en önemli üretim üslerinden biri olabilir. Henüz yolun başında hata yaparsak, sektöre telafisi zor zarar verebiliriz.” dedi.

DÜNYADAKİ GELİŞMELER…

- Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi’nin (GWEC) 2025 Global Offshore Wind Report verilerine göre, dünya genelinde DRES kurulu gücü 83 bin MW seviyesinde. 48 bin MW kurulu gücünde DRES inşaatı ise devam ediyor.

- Çin, 42 bin MW ile dünya genelinde devreye alınan kurulu gücün yarısına tek başına sahip.

- Denizüstü RES’ler, başta kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır sürdürülebilir enerji üretimi için kullanılıyor.

- Ülkeler, deniz yetki alanları ve münhasır ekonomik bölgelerinin sınırlarını dünyaya ilan etmek için de DRES’lere stratejik bir önem atfediyor.

- Pek çok sektöre sipariş veren büyük bir mekanizmaya sahip DRES’ler, karasal RES’lere göre on kat fazla istihdam sağlayabiliyor.

Türkiye’nin tersane sektöründe dünyanın en ileri ülkeleri arasında yer alması, denizüstü RES’lerin tüm ekipman üretimleri ve montajında ithalata bağımlılığını azaltıcı etkenler arasında yer alıyor. Bu avantaj, denizüstünde yapılacak tüm tesislerin mühendislik hesaplarının, tasarımlarının, Ar-Ge’lerinin ve inşaatlarının tamamıyla Türk şirketlerinin imkânları ile yerli olarak yapılmasını mümkün hâle getiriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ensia-yon-kur-bsk-yard-arbak-tan-denizustu-ruzgar-enerjisi-aciklamasi-2072.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ensia-yon-kur-bsk-yard-arbak-tan-denizustu-ruzgar-enerjisi-aciklamasi-2072.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ensia-yon-kur-bsk-yard-arbak-tan-denizustu-ruzgar-enerjisi-aciklamasi-2072-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ensia-yon-kur-bsk-yard-arbak-tan-denizustu-ruzgar-enerjisi-aciklamasi-2072.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ensia-yon-kur-bsk-yard-arbak-tan-denizustu-ruzgar-enerjisi-aciklamasi/3488/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 15:15:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[SEBKİDER'de Yusuf Kılınç Yeniden Başkan Seçildi]]></title>
			<description><![CDATA[Serbest Bölge Kurucu ve İşleticileri Derneği (SEBKİDER), mevcut Başkan Yusuf Kılınç’la bir dönem daha devam etme kararı aldı. Bir açıklama yapan Kılınç, "Yeni yatırımcıların gelmesi ile serbest bölgelerimizdeki istihdam sayısının 100 binin üzerine, bölgelerden yapılan ihracatın da 14 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Tüm paydaşlarımızla birlikte, daha güçlü ve daha etkili bir iletişim içinde bulunarak bu hedeflerimize kolaylıkla ulaşacağımıza inanıyorum” diye konuştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’deki serbest bölgeleri geliştirmek ve doğrudan yabancı yatırımlar için daha güçlü çekim merkezleri haline getirmek için kurulan, Serbest Bölge Kurucu ve İşleticileri Derneği'nin (SEBKİDER) İstanbul’da geniş katılımla gerçekleşen olağan genel kurulunda yapılan seçimde, Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç, oy birliği tekrar seçilirken, Edvar Mum, Tarkan Değirmenci, Hakan Ceylan ve Ergenekon Küçük yeni dönemin Yönetim Kurulu üyeleri olarak seçildi.

Ticaret Bakanlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürü Emel Emirlioğlu ve Genel Müdür Yardımcısı Cem Topbaş’ın da katıldığı Genel Kurul’da konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kılınç,  bu göreve yeniden layık görülmekten büyük onur duyduğunu belirterek, şu açıklamayı yaptı:

“Geride bıraktığımız dönemde, serbest bölgelerin etkinliğinin artırılması, mevzuat süreçlerine katkı sağlanması ve sektör paydaşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde önemli adımlar attık. Yeni dönemde ise bu kazanımları daha ileriye taşıyarak, serbest bölgelerin küresel rekabet gücünü artıracak, yatırım ortamını iyileştirecek ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek projelere odaklanacağız.”

Hedef Serbest Bölgelerdeki Doluluğu Arttırmak

Yusuf Kılınç, Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve katma değeri yüksek ihracat üssü olan serbest bölgelere daha çok doğrudan yatırım çekmek için yeni dönemde de yoğun çalışmalar yapacaklarını belirterek, “Hedefimiz yüzde 70’lerde olan bölgelerimizdeki doluluk oranını yüzde 85’e çıkarmaktır. İhracat odaklı üretim yapan yerli ve yabancı yatırımcılara serbest bölgelerin sağladığı avantajları daha iyi anlatacağız. Yeni yatırımcıların gelmesi ile serbest bölgelerimizdeki istihdam sayısının 100 binin üzerine, bölgelerden yapılan ihracatın da 14 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Tüm paydaşlarımızla birlikte, daha güçlü ve daha etkili bir iletişim içinde bulunarak bu hedeflerimize kolaylıkla ulaşacağımıza inanıyorum” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sebkider-de-yusuf-kilinc-yeniden-baskan-secildi-9355.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sebkider-de-yusuf-kilinc-yeniden-baskan-secildi-9355.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sebkider-de-yusuf-kilinc-yeniden-baskan-secildi-9355-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sebkider-de-yusuf-kilinc-yeniden-baskan-secildi-9355.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/sebkider-de-yusuf-kilinc-yeniden-baskan-secildi/3486/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 15:31:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meyve Sebze Mamulleri İhracatının Yüzde 43'ü Ege Bölgesi'nden]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye, 2026 yılının ilk çeyreğinde 511 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç ederken, Ege Bölgesi 221 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatına imza attı ve en yüksek payı aldı. Gazlı içecekler, meyve suları ve domates salçası ilk üçte yer alırken, Ege Bölgesi’nde turşu ihracatı öne çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Bölgesi, Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatından yüzde 43 pay alarak liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi, Türkiye’den yapılan kuru domates ihracatının yüzde 95’ini, kornişon turşu ihracatının yüzde 94’ünü, biber turşusu ihracatının yüzde 90’ını tek başına yaptı.

Türkiye’nin yıllık 58 milyon ton yaş meyve sebze ürettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, ülkemizde sanayiye yönelik üretim bilincinin artmasıyla birlikte meyve sebzelerin işlenerek mamule dönüştürüldüğünü ve katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırıldığını dile getirdi.

Türkiye’nin dünyanın gıda ambarı olduğuna vurgu yapan Başkan Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle pek çok üründe üretim düşüşleri yaşamamıza rağmen dünyanın dört bir tarafına meyve sebze mamulleri ihraç ederek 2025 yılında 2,6 milyar dolar meyve sebze mamulleri ihraç ettik. 2026 yılında bundan sonraki süreçte hava koşullarında bir olumsuzluk yaşamazsak meyve sebze mamulleri ihracatında 2026 yılı sonunda 3 milyar dolara ulaşabiliriz” şeklinde konuştu.

Gazlı içecekler, meyve suları ve domates salçası ilk üçte

Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında sebze konservelerinin 58 milyon dolarla ilk sırada yer aldığı, gazlı içeceklerin 50 milyon dolarla sebze konservelerini takip ettiği bilgisini veren Başkan Uçak şöyle devam etti: “Meyve suyu ihracatımız yüzde 14’lük artışla 42 milyon dolardan 48 milyon dolara yükseldi. Domates salçası ihracatımız 36 milyon dolardan 44 milyon dolara çıkarken domates salçası ihracatımızdaki artış yüzde 22 oldu. Biber turşusu ihracatımız 40 milyon dolar, karışım meyve sebze suları 34 milyon dolar, kornişon turşuları 32,5 milyon dolar, kuru domates 29,5 milyon dolar ve elma suları 21,5 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.”

Meyve sebze mamullerini en çok ABD, Almanya ve İngiltere talep etti

Meyve sebze mamulleri ihracatında zirvede 81 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri’nin yer aldığını ifade eden Uçak, “Geleneksel ihraç pazarımız Almanya 67,3 milyon dolarla zirve ortağı olurken, İngiltere Türkiye’den 35,5 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri talep etti. Irak’a meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 58’lik artışla 29 milyon dolardan 30 milyon dolara çıkarken, Hollanda 23,7 milyon dolar, KKTC 20 milyon dolar, Suriye 19,2 milyon dolar, İtalya 18 milyon dolar, Fransa 11 milyon dolar ve Filistin 9,5 milyon dolarlık meyve sebze talebiyle ilk 10’a girdiler” diyerek sözlerini noktaladı.

Ege Bölgesi’nde turşu ihracatı öne çıktı

Meyve sebze mamulleri ihracatının lideri Ege Bölgesi’nde en çok ihraç edilen ürünlerde biber turşuları 36 milyon dolarlak ilk sırada yer aldı. Türkiye’nin biber turşusu ihracatının yüzde 90’ı Ege Bölgesi’nden yapılmış oldu.

Ege Bölgesi’nden en çok ihraç edilen meyve sebze mamullerinde ikinci sırada 30 milyon dolarda kornişon turşusu öne çıktı. Kornişon turşusu ihracatında Ege Bölgesi’nin payı yüzde 94’e ulaştı.

Ege Bölgesi’nin domine ettiği ürünlerden bir diğeri kuru domates oldu. Türkiye 29,5 milyon dolarlık kuru domates ihraç ederken bu ihracatın yüzde 95’ine tekabül eden 28,2 milyon dolarlık büyük dilimini Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri gerçekleştirdi.

Ege Bölgesi’nden meyve sebze mamulleri ihraç edilen ülkelerde ABD 41,3 milyon dolarla zirvedeki yerini korurken, Almanya 40,2 milyon dolarla ABD’yi takibini sürdürdü. İngiltere’ye 20 milyon dolarlık, İtalya’da 13 milyon dolarlık, Hollanda’ya 10,4 milyon dolarlık lezzet ihraç ettik.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/meyve-sebze-mamulleri-ihracatinin-yuzde-43-u-ege-bolgesi-nden-1973.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/meyve-sebze-mamulleri-ihracatinin-yuzde-43-u-ege-bolgesi-nden-1973.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/meyve-sebze-mamulleri-ihracatinin-yuzde-43-u-ege-bolgesi-nden-1973-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/meyve-sebze-mamulleri-ihracatinin-yuzde-43-u-ege-bolgesi-nden-1973.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/meyve-sebze-mamulleri-ihracatinin-yuzde-43-u-ege-bolgesi-nden/3482/</link>
			<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 14:02:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sezon Öncesi Kiraz İhracatçılarından 200 Milyon Dolar İhracat Hedefi]]></title>
			<description><![CDATA[Baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul edilen kirazda hasat coşkusu yaşanıyor. Geçen sezon yaşanan iklim krizi nedeniyle kiraza hasret kalan vatandaşların bu sene kiraz hasreti sona erecek. Kiraz ihracatçıları yeni sezona girerken 200 milyon dolar ihracat hedefi koydu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi.  Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun'un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu.

Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadı, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de ihracatta büyük düşüş yaşandığını bu sene kiraz hasretinin biteceğini söyledi.

Türkiye’nin 2023 yılında 83 bin tonluk kiraz ihracatıyla tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “Kiraz ihracatımız 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında kiraz ihracatımız miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte kiraz ihracatında 60 bin tonu aşarak 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı.

Ege Bölgesi’nde 250 bin ton kiraz üretiliyor

Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde dünya lideri olmamız yanında, ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 30’unu, Ege Bölgesi gerçekleştiriyor. İzmir, Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz Türkiye’nin kiraz ihracatının yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında Ege Bölgesi’nden 55 milyon dolarlık kiraz ihracatına imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Almanya, Rusya ve İtalya ihracatta zirvede

Türkiye, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, kiraz ihracatından 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla Türk kirazını en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, Türkiye’den 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarla üçüncü sıraya adını yazdırmıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sezon-oncesi-kiraz-ihracatcilarindan-200-milyon-dolar-ihracat-hedefi-618.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sezon-oncesi-kiraz-ihracatcilarindan-200-milyon-dolar-ihracat-hedefi-618.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sezon-oncesi-kiraz-ihracatcilarindan-200-milyon-dolar-ihracat-hedefi-618-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/sezon-oncesi-kiraz-ihracatcilarindan-200-milyon-dolar-ihracat-hedefi-618.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/sezon-oncesi-kiraz-ihracatcilarindan-200-milyon-dolar-ihracat-hedefi/3444/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:56:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AK Partili Kırkpınar İzmir'deki DGM Binasıyla İlgili Konuştu]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda CHP Grubu tarafından DGM binaları ile ilgili verilen grup önerisi üzerine, AK Parti Grubu adına söz aldı. Kırkpınar, konuşmasında İzmir’de uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan eski DGM binasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, söz konusu taşınmazın mülkiyetine ilişkin tartışmalara açıklık getirerek, binanın tapusunun Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı olduğunu ve hukuken mülkiyet hakkının da bu kuruma ait olduğunu ifade etti. “Tapu kimin adına kayıtlıysa mülkiyet hakkı da ona aittir” diyen Kırkpınar, farklı yöndeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Binaya ilişkin yatırım sürecine de değinen Kırkpınar, 2014 yılı verilerine göre yaklaşık 3 milyon liralık harcamanın yüzde 75’inin İzmir Valiliği ve İzmir Kalkınma Ajansı tarafından karşılandığını, dolayısıyla ortada ortak bir kamu yatırımı olduğunu söyledi.

Kırkpınar, 2021 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafından binanın İstanbul merkezli bir vakfa devredilmek istendiğini, ancak bu kararın yargıya taşındığını ve mahkeme tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Bu süreçle birlikte söz konusu taşınmazın İzmir’de kalmasının sağlandığını ifade etti.

Tahliye sürecine ilişkin açılan davalara da değinen Kırkpınar, belediye tarafından açılan dört ayrı davada yürütmeyi durdurma taleplerinin reddedildiğini belirterek, mahkeme kararlarının bağlayıcılığına dikkat çekti. Anayasa’nın 138’inci maddesini hatırlatan Kırkpınar, herkesin yargı kararlarına uymakla yükümlü olduğunu vurguladı.

Konuşmasında İzmir’in temel sorunlarına da değinen Kırkpınar, trafik, altyapı ve temizlik gibi konularda vatandaşların çözüm beklediğini ifade ederek, enerjinin bu alanlara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kırkpınar, sözlerini “Bu mesele polemikle değil, hukukla değerlendirilmelidir. Artık yapılması gereken tartışma üretmek değil, İzmir’e hizmet etmektir” ifadeleriyle tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ak-partili-kirkpinar-izmir-deki-dgm-binasiyla-ilgili-konustu-5083.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ak-partili-kirkpinar-izmir-deki-dgm-binasiyla-ilgili-konustu-5083.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ak-partili-kirkpinar-izmir-deki-dgm-binasiyla-ilgili-konustu-5083-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/ak-partili-kirkpinar-izmir-deki-dgm-binasiyla-ilgili-konustu-5083.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ak-partili-kirkpinar-izmir-deki-dgm-binasiyla-ilgili-konustu/3440/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 15:47:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doğal Taş Sektörünün Yer Aldığı Marble İzmir Fuarı Açıldı]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir’de doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Marble İzmir Fuarı açıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Marble İzmir Fuarı, bu yıl da sektörün küresel aktörlerini bir araya getiriyor.

Fuar kapsamında yapılan “Marble Talks” oturumları, tasarım, mimari ve sürdürülebilirlik başlıklarında önemli tartışmalara sahne oluyor. Alanında uzman konuşmacıların katıldığı panellerde, doğal taşın geleceği, mimari projelerdeki yeri ve sektördeki dönüşüm detaylı şekilde ele alınıyor.

Bu yıl fuarın dikkat çeken bölümlerinden biri olan “D-ESIGN Arena” konseptiyle hazırlanan D Holü ise sektörün entelektüel merkezi olarak öne çıkıyor. Mimarlar, tasarımcılar, akademisyenler ve sektör temsilcilerini buluşturan bu alanda; sürdürülebilirlik, küresel pazar dinamikleri ve dijitalleşme gibi kritik konular masaya yatırılıyor.

Marble İzmir Fuarı, dört gün boyunca hem sektör profesyonellerine hem de ziyaretçilere yenilikçi fikirler ve iş birlikleri için önemli bir platform sunacak.

Hande Şarlan

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/dogal-tas-sektorunun-yer-aldigi-marble-izmir-fuari-acildi-2220.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/dogal-tas-sektorunun-yer-aldigi-marble-izmir-fuari-acildi-2220.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/dogal-tas-sektorunun-yer-aldigi-marble-izmir-fuari-acildi-2220-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/dogal-tas-sektorunun-yer-aldigi-marble-izmir-fuari-acildi-2220.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/dogal-tas-sektorunun-yer-aldigi-marble-izmir-fuari-acildi/3429/</link>
			<pubDate>Wed, 15 Apr 2026 14:35:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yaş Meyve Sebze İhracatında İlk Çeyrekte 1 Milyar Dolar Aşıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde başarılı bir grafik ortaya koydu. 2025 yılını ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30’luk artışla 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi.

Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı.

Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu.

Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 

2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.”

Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu

Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansıyla ilgili de bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi.

Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-7516.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-7516.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-7516-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi-7516.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-ilk-ceyrekte-1-milyar-dolar-asildi/3422/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 14:38:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye'den Kanada'ya 100 Milyon Dolarlık İhracat Hedefi]]></title>
			<description><![CDATA[Türk yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatçıları Yıllık 23 milyar dolar yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ithal eden Kanada’ya 100 milyon dolarlık Türk lezzetleri ihraç etmek için Kanada’yı hedef pazar olarak belirledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği tarafından sürdürülen URGE Projesi’nde yer alan 8 firma 23 – 26 Mart 2026 tarihlerinde Kanada’ya yönelik pazarlama faaliyetinde bulundu.

Kanada’nın 2025 yılında 10 milyar dolar yaş meyve sebze, 13 milyar 440 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ithal ettiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak Toronto’da gerçekleştirilen heyet programının ilk gününde, market ziyaretleri ve saha araştırması gerçekleştirdiklerini paylaştı.

"100 milyon dolar ihracat hedefliyoruz"

Türk heyetinin Loblaws, Costco gibi zincir marketleri ziyaret ettikleri bilgisini veren Uçak, “İhracatçılarımız bu marketlerle temas kurma olanağı buldu. Kanada’ya 2025 yılında 60 milyon dolar seviyesinde olan yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatımızı 100 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Kanada programının ikinci günü Türk firmalarının Kanadalı ithalatçılarla ikili iş görüşmeleri yaptığını aktaran Uçak şöyle devam etti: “Toronto Başkonsolosumuz Can Yoldaş ve Ticaret Ataşemiz Merve Orhan’ın katıldığı ikili iş görüşmelerine Kanada tarafından 18 ithalatçı firma yer aldı. Yaklaşık 70 görüşme gerçekleştirildi. Olumlu görüşmeler gerçekleşen B2B etkinliği başarıyla sona erdi. Heyetin ikinci günü, Ontario Meyve Sebze Hali ziyaret edildi. İkili iş görüşmelerimiz katılamayan ancak heyetimizle görüşmek isteyen 2 ayrı firma da ziyaret edildi. İkinci günün son ziyareti Metro süpermarket zinciri firmasının Ontario ofisine gerçekleştirildi.”

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan ve Tolga Selim Kağan heyette yer aldılar.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turkiye-kanada-ya-100-milyon-dolarlik-ihracat-hedefi-6468.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turkiye-kanada-ya-100-milyon-dolarlik-ihracat-hedefi-6468.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turkiye-kanada-ya-100-milyon-dolarlik-ihracat-hedefi-6468-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turkiye-kanada-ya-100-milyon-dolarlik-ihracat-hedefi-6468.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turkiye-kanada-ya-100-milyon-dolarlik-ihracat-hedefi/3400/</link>
			<pubDate>Sat, 11 Apr 2026 17:00:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İsrail ve ABD'nin İran'a Saldırısı Sonrası Türkiye İçin 'Jeotermal' Önerisi]]></title>
			<description><![CDATA[ABD – İsrail ittifakının İran’a yönelik hava saldırıları beş haftayı geride bırakırken, dünyanın, 1973 petrol krizinden sonraki en çetin enerji sınavından geçtiği belirtiliyor. Küresel petrol ve doğalgaz arzının yüzde 20’lik bölümünün devre dışı kaldığının aktarıldığı bu sürecin, ithal hidrokarbon kaynaklarına dayalı enerji üretiminin taşıdığı riskleri bir kez daha ortaya koyduğu belirtiliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin %97 oranında ithalata bağımlı olduğu doğalgazın elektrik üretimindeki payının %20 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, “İthal kömür ile birlikte düşünüldüğünde elektrik üretimimizin kabaca üçte biri hâlâ ithâl kaynaklara bağımlı. Son bir buçuk ayda Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, enerji güvenliğinin ülkeler için gerçek bir bekâ sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Ülkemizin yenilenebilir enerji yolculuğunda adımlarını sıklaştırması, ithâl kaynaklara bağımlılığını hızla azaltılması ve nihayetinde sonlandırılması gerekiyor.” dedi.

"BAZ YÜK KONUMUNDAKİ TEK YENİLENEBİLİR KAYNAK"

Jeotermal enerji, baz yük konumunda olan tek yenilenebilir kaynağı olduğunu vurgulayan Kındap, sektöre yatırım yapan tüm firmaların, Türkiye’ye çok daha yüksek seviyede katma değer meydana getirebilmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi.

Jeotermalin enerji çeşitliliği ve arz güvenliği ile temiz enerji dönüşümü açısından taşıdığı rolün tüm dünya tarafından kabul edildiğini belirten Kındap, Avrupa Birliği ülkelerinde jeotermal enerjinin konut ısıtması başta olmak üzere kullanım alanlarının hızla artış gösterdiğine dikkat çekti.

"İKLİM HEDEFLERİ İÇİN STRATEJİK ÖNEMDE"

Bu ülkelerdeki jeotermal kaynak verimliliğinin Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar az olduğuna işaret eden Kındap, “Yapılan bilimsel araştırmalar, Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında 43 bin megavat (MW) seviyesinde yeni jeotermal kapasite geliştirilebileceğini ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.

Uluslararası Enerji Ajansı ve enerji alanında çalışan düşünce kuruluşlarının, bu kapasitenin uygulamaya geçirilmesi halinde jeotermal enerjinin, AB’de kömür ve gazdan üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 42’sini ikame edebilecek potansiyeli olduğunu gösterdiğini aktaran Kındap, "Türkiye olarak biz, Avrupa’nın tümünden daha fazla jeotermal kaynak potansiyeline sahibiz. Ancak bu kaynak ayaklarımızın altında durduğu sürece ülkemizin kalkınmasına hizmet etmiyor. Ülkemizin ithal enerji kaynaklarından uzaklaşması ve temiz enerji dönüşümünde kilit rol üstlenmeye hazırlanan jeotermal, enerji güvenliği ve iklim hedeflerimiz açısından da stratejik önemde." cümlelerine yer verdi.

"JEOTERMAL KAYNAKLI ELEKTRİK ÜRETİMİ ÜÇ KAT ARTABİLİR"

Kındap, Türkiye’nin bugün itibarıyla enerji üretimi, seracılık, konut ısıtması, termal turizm gibi alanlarda 20 bin Megavat/termal seviyesinde jeotermal kullanımı olduğunu hatırlattı. Bu seviyenin keşfi yapılmış potansiyelin üçte birinden daha az olduğu bilgisini veren Ali Kındap, “Halen 1760 MWe olan jeotermal kaynaklı elektrik üretimimizi üç kat artışla 5 bin MWe’ın üzerine, jeotermal ile ısınan konut sayımızı 170 binden 1 milyona, 7 bin dönüm olan jeotermal sera alanımızı 100 bin dönüme çıkarılabiliriz.” dedi.

Jeotermal enerjideki kurulu güç artışını sadece sayısal bir büyüme değil, çevresel etkileri gözeten sürdürülebilir enerji politikalarının bir yansıması olarak gördüklerini kaydeden JED Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin ‘2053 Net Sıfır’ vizyonuna ulaşması jeotermal enerjiden ürettiği elektrik enerjisi kurulu gücünü yaklaşık beş kat artırarak 10 bin MW/e seviyesine çıkarması gerektiğinin altını çizdi.

RAKAMLARLA JEOTERMAL SEKTÖRÜ 

- Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda.

- Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip.

- Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW/termal olarak açıklarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye üçte birinden azına karşılık gelen 19 bin 836 MW/termal kullanıma sahip.

- 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin % 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7'inci, Avrupa'da ise 1'inci sırada yer alıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/israil-ve-abd-nin-iran-a-saldirisi-sonrasi-turkiye-icin-jeotermal-onerisi-386.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/israil-ve-abd-nin-iran-a-saldirisi-sonrasi-turkiye-icin-jeotermal-onerisi-386.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/israil-ve-abd-nin-iran-a-saldirisi-sonrasi-turkiye-icin-jeotermal-onerisi-386-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/israil-ve-abd-nin-iran-a-saldirisi-sonrasi-turkiye-icin-jeotermal-onerisi-386.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/israil-ve-abd-nin-iran-a-saldirisi-sonrasi-turkiye-icin-jeotermal-onerisi/3385/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 18:51:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kiralık Sosyal Konut Projesi Hanem Çeşme'nin Temeli Atıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Çeşme Belediyesi tarafından uygulamaya geçirilen ve Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıdığı aktarılan kiralık sosyal konut modeli Hanem Çeşme projesinin temel atma töreni yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Şifne Mahallesi’nde yaklaşık 100 bin metrekarelik alanda uygulamaya geçirilecek proje kapsamında, 1+1 ve 2+1 dairelerden oluşan toplam 660 bağımsız birim inşa edilmesi planlanıyor. Özellikle kamu çalışanları, gençler, emekliler ve hizmet sektörü emekçileri gibi barınma maliyeti altında zorlanan kesimlere yönelik geliştirilen model, sosyal belediyecilik anlayışının güçlü bir örneği olarak öne çıkıyor.

Özel: “Vatandaş ucuz kirada oturacak” 

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel törende yaptığı konuşmada, Hanem Çeşme’nin Türkiye’de yeni bir sosyal konut anlayışının öncüsü olacağını söyledi.

Konuşmaların ardından temel atma töreni yapıldı. Protokol üyeleri, proje alanını ziyaret ederek çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda tasarlanan proje; rüzgâr kuleleri (badgir) ile doğal iklimlendirme, güneş panelleri, gri su kullanımı ve yağmur suyu hasadı gibi çevreci sistemleriyle dikkat çekiyor. Yeşil ve sosyal alanlarla desteklenen mahalle kurgusu, birlikte yaşam ve dayanışma kültürünü güçlendirmeyi hedefliyor.

“Herkes için Adil, Nitelikli Ev Modeli” mottosuyla uygulamaya geçirilen Hanem Çeşme’nin, Türkiye genelinde uygulanacak kiralık sosyal konut politikalarına ilham olması bekleniyor.

Önceki dönem Genel Başkan Murat Karayalçın ise projeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avrupa’nın birçok kentinde sosyal demokrat yönetimlerin uygulamaya geçirdiği kiralık sosyal konut uygulamalarının Türkiye tarihinde ilk kez Çeşme Belediyesi tarafından uygulamaya geçirildiğini vurguladı. Türkiye’de konut sektörünün varlıklı %35 için konut ürettiğini, dar ve orta gelirli %65’i dışladığını söyleyen Karayalçın: “Memleketin sadece %35’ine hizmet götüren piyasa ulusal piyasa değildir sınıfsal piyasadır” dedi.

Denizli: “Bu proje halkçı belediyeciliğin en somut örneklerinden biri” 

Törende konuşma yapan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Türkiye’de ilk kez uygulamaya geçirilecek bu modelin yalnızca bir konut projesi değil, aynı zamanda toplumsal bir ihtiyaca verilen güçlü bir yanıt olduğunu söyledi.

Hanem Çeşme’nin ortak akıl ve gönüllülükle geliştirildiğini belirten Denizli, projenin kamucuyaklaşımına dikkat çekerek, “Hanem Çeşme, konutu yalnızca bir yatırım aracı olarak değil, insanca yaşamın bir parçası olarak ele alan bir vizyonun eseridir. Barınma hakkını kamunun güvencesi altına almayı hedefliyoruz” dedi.

Projenin yaklaşık 100 bin metrekarelik alanda etaplar halinde yükseleceğini ifade eden Denizli, ilk etapta 120 konutun tamamlanmasının hedeflendiğini, devam eden etaplarla birlikte projenin büyüyerek ilerleyeceğini belirtti. Ayrıca projenin, Çeşme Vizyon Ofisi öncülüğünde gönüllü uzmanların katkılarıyla geliştirildiğini vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/kiralik-sosyal-konut-projesi-hanem-cesme-nin-temeli-atildi-723.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/kiralik-sosyal-konut-projesi-hanem-cesme-nin-temeli-atildi-723.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/kiralik-sosyal-konut-projesi-hanem-cesme-nin-temeli-atildi-723-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/kiralik-sosyal-konut-projesi-hanem-cesme-nin-temeli-atildi-723.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/kiralik-sosyal-konut-projesi-hanem-cesme-nin-temeli-atildi/3384/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 18:08:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk Demir ve Metal Camiasından AB'ye 'Emisyon' Tepkisi]]></title>
			<description><![CDATA[Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında açıkladığı varsayılan emisyon değerlerinin, Türkiye’nin düşük karbonlu üretim yapısını yeterince yansıtmadığı iddia edildi. Türk demir çelik sektörü temsilcileri, mevcut yaklaşımın rekabet gücünü zedelediğine dikkat çekerek, varsayılan değerlerin ülkelerin üretim yöntemlerini esas alacak şekilde yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Avrupa Birliği tarafından uygulamaya geçirilen CBAM’in, küresel ticaretin karbon temelli yeniden şekillendiği yeni dönemin en önemli politika araçlarından biri olarak öne çıktığını vurguladı.

“Özellikle ihracat odaklı yapısıyla Avrupa pazarına güçlü entegrasyona sahip olan çelik sektörümüz açısından CBAM, yalnızca çevresel bir düzenleme değil, aynı zamanda rekabet koşullarını doğrudan etkileyen stratejik bir unsur haline gelmiştir. CBAM’in temel amacı, karbon kaçağını önlemek ve üretimin daha düşük çevresel standartlara sahip ülkelere kaymasını engelleyerek küresel ölçekte daha sürdürülebilir bir üretim yapısını teşvik etmek olarak özetlenebilir. Bu yönüyle mekanizma, Avrupa Birliği pazarına ihracat yapan üreticiler ile bu ürünleri ithal eden firmaları doğrudan etkileyen bir çerçeve sunuyor. Bu nedenle, uygulamada kullanılan yöntemlerin ve hesaplama yaklaşımlarının, farklı ülkelerin üretim yapısını doğru şekilde yansıtması kritik önem taşıdığını söyleyebiliriz.”

Ertan, Türkiye çelik sektörünün üretim yapısı itibarıyla dünyada farklı bir konumda yer aldığının altını çizerek, sektördeki üretimin yaklaşık %70’inin elektrik ark ocağı (EAF) yöntemiyle, yani büyük ölçüde hurda bazlı olarak yapıldığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: Bu durum, Türkiye’yi daha düşük karbon yoğunluklu üretim yapan ülkeler arasında öne çıkaran önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajın CBAM kapsamında nasıl yansıtıldığı ayrı bir konu çünkü ürünün içerdiği karbon emisyonu, doğrudan mali yükümlülüğü etkilemekte. Bu nedenle emisyonların nasıl hesaplandığı ve değerlerin doğrulanması kritik hale gelmektedir. Bu verilerin tam ve uygun biçimde temin edilemediği ya da akredite kuruluşlarca doğrulanmadığı durumda ise varsayılan emisyon değerleri (default values) devreye giriyor. Dolayısıyla bu değerlerin nasıl belirlendiği, ne kadar temsil gücüne sahip olduğu ve gerçek üretim yapısını ne ölçüde yansıttığı, ihracatçılar açısından son derece belirleyici bir rol oynuyor.”

“Bilindiği üzere esas olan, emisyon hesaplamasının üretici tesislerden alınan ve CBAM metodolojisine uygun şekilde doğrulanmış gerçek veriler üzerinden yapılması ve akredite kuruluşlarca doğrulanmasıdır. AB tarafından akreditasyon mekanizma kapsamında zorunlu olarak belirtilse de hangi kuruluşların akredite edilerek doğrulama yetkisi alacağı halen belirlenmemiştir. Doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi ve uluslararası düzeyde kabul görmesine ilişkin bu belirsizlik, firmalarımızın doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabilecek; uygulamada ilave maliyetler ve operasyonel aksaklıklar doğurabilecektir.”

"Üretim gerçeklikleriyle örtüşmeyen bu yaklaşımın kabul edilmesi mümkün değil"

Yalçın Ertan, “Diğer taraftan; Türkiye’nin EAF ağırlıklı üretim yapısına rağmen, varsayılan emisyon değerlerinin bu yapıyı yeterince yansıtmadığı ve daha yüksek emisyonlu üretim yöntemlerinin esas alındığı bir yaklaşımın benimsendiğini ve Türkiye’nin fiili emisyon performansının üzerinde bir karbon yoğunluğu ile temsil edildiğini görüyoruz." dedi.

Ertan, özellikle bazı ürün grupları için Türkiye adına belirlenen değerlerin Çin gibi üretiminin %90’ı yüksek emisyonlu BOF yöntemiyle yapan bölgelerin bile üzerinde olmasının mevcut yaklaşımın üretim gerçeklikleriyle açıkça çeliştiğini gösterdiğini ileri sürdü.

Ertan, üretim gerçeklikleriyle örtüşmeyen ve sektör açısından ciddi bir rekabet dezavantajı meydana getirdiğini belirttiği bu yaklaşımın kabul edilmesinin kendileri açımızdan mümkün olmadığını ifade etti.

"İhracat artışı için Bakanlıklarımızın desteğini bekliyoruz"

Ertan, “Mevcut yaklaşımın üretim gerçekliklerini tam olarak yansıtmadığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını görüyoruz. Türkiye’nin EAF ağırlıklı üretim yapısının dikkate alınması ve varsayılan değerlerin buna göre değerlendirilmesi, ihracatçılarımızın fiyat rekabetinden olumsuz etkilenmemesi açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi ve uluslararası düzeyde kabul görmesine ilişkin bu belirsizlik, firmalarımızın doğrulama hizmetlerine zamanında erişimini zorlaştırabilecek; uygulamada ilave maliyetler ve operasyonel aksaklıklar doğurabilecektir. Bu sebeple bu süreçte, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın ortak bir yaklaşım ortaya koyması ve gerekli girişimlerin hem uluslararası platformlarda hem de kamuoyu nezdinde daha güçlü şekilde gündeme getirilmesi adına Bakanlıklarımızdan destek bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-demir-ve-metal-camiasindan-ab-ye-emisyon-tepkisi-4122.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-demir-ve-metal-camiasindan-ab-ye-emisyon-tepkisi-4122.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-demir-ve-metal-camiasindan-ab-ye-emisyon-tepkisi-4122-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-demir-ve-metal-camiasindan-ab-ye-emisyon-tepkisi-4122.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turk-demir-ve-metal-camiasindan-ab-ye-emisyon-tepkisi/3367/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 14:55:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Manisa Büyükşehir'de Toplu İş Sözleşmesi İmzalandı]]></title>
			<description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası arasında, kadrolu işçileri kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Yeni sözleşmeyle birlikte en düşük kadrolu işçi maaşı 80 bin liraya yükseltildi. Mevcut sosyal hakların iyileştirildiği sözleşmeyle ‘doğum yardımı’ ve ‘icap nöbeti’ gibi haklar da ilk kez tanımlandı. Başkan Besim Dutlulu, “İşçi kardeşlerimizin yaşam standartlarını artırmak için elimizden gelen en iyi şartlarda mutabakata vardık” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kadrolu işçilerin mali ve sosyal haklarının iyileştirilmesi ve yeni kazanımları içeren toplu iş sözleşmesini Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile Hizmet-İş 2 Nolu Şube Başkanı Tekin Turgut imza altına aldı. İmza töreninde Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Ata Temiz ile MASKİ İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı Hayri Okkalı da yer aldı.

Sosyal Haklar Arttı, Yeni Kazanımlar Geldi

Sözleşme kapsamında çalışanların refah seviyesini korumak amacıyla daha önce 190 lira olan yemek yardımı 315 liraya çıkarıldı. Yılda bir kez ödenen sosyal yardımlar güncellenerek her ay 3 bin 273 lira olarak ödenmesine karar verildi. Bayram yardımlarında da ciddi artışlar yapıldı; Ramazan Bayramı yardımı 500 liradan 2 bin 600 liraya, Kurban Bayramı yardımı ise 3 bin liraya yükseltildi. Ayrıca personelin görev niteliğine göre ödenen risk ve sorumluluk primlerinde de artışa gidildi. Bazı hakların ilk kez tanımlandığı sözleşmede, Ramazan Bayramı yardımı 500 liradan 2 bin 600 liraya, Kurban Bayramı yardımı 3 bin liraya çıkarılarak günün şartlarına uygun hale getirildi.

“En İyi Şartlarda Mutabakata Vardık”

Ekonomik anlamda zor bir dönemden geçildiğini belirten Başkan Besim Dutlulu, yerel yöneticilerin çalışanlara destek olmasının önemine değindi. İlçe belediye başkanlığı döneminden bu yana işçilerle dostça bir çalışma ortamı meydana getirmeye çalıştığını ifade eden Dutlulu, “Manisa Büyükşehir’de de Ferdi Başkanımız döneminden itibaren güzel işler yapılmaya başlandı. İşçilerin hakları çoğaltıldı. Gönül daha fazlasını vermek isterdi ancak ülkenin ekonomik şartları ve belediyenin sürdürülebilirliği çerçevesinde işçi kardeşlerimizin yaşam standartlarını artırmak için elimizden gelen en iyi şartlarda mutabakata vardık” diye konuştu.

“Şehre Birlikte Hizmet Ediyoruz”

Başkan Dutlulu, belediyeyi çalışanlarla birlikte yönettiklerinin altını çizerek, “İşçi arkadaşlarımızı sadece personel değil, şehrimize hizmet ettiğimiz yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. Bu uyumlu süreç için sendikamıza ve tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Hepimize hayırlı olsun” dedi.

Sendikadan Teşekkür

Hizmet-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Tekin Turgut ise törende yaptığı konuşmada, “Besim Başkanımıza, işçinin yanında durduğu ve bütçe imkanlarını sonuna kadar zorlayarak emeğin hakkını koruduğu için tüm arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/manisa-buyuksehir-de-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi-1312.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/manisa-buyuksehir-de-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi-1312.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/manisa-buyuksehir-de-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi-1312-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/manisa-buyuksehir-de-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi-1312.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/manisa-buyuksehir-de-toplu-is-sozlesmesi-imzalandi/3364/</link>
			<pubDate>Tue, 31 Mar 2026 18:35:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında Sürdürülebilirlik Çalışması]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yönetimi, ihracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi uygulamaya geçirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. 

Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat

“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında uygulamaya geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı.

Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.”

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim çalışması

Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu.

Gençler tarıma kazandırılıyor

EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu.

Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez yapıldı.

Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi.

Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-calismasi-2640.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-calismasi-2640.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-calismasi-2640-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-calismasi-2640.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-calismasi/3350/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 15:53:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Ödül Töreni]]></title>
			<description><![CDATA[2025 yılında Türkiye’ye 2,6 milyar dolar döviz kazandırarak 39 yıllık tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaşan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, ihracat rekoruna en büyük katkıyı sağlayan ve 2025 yılında 2 milyar doların üzerinde ihracata imza atan 29 firmaya 5 kategoride 36 ödül verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. sponsorluğunda düzenlenen “Demir ve Demirdışı Metaller İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, 2025 yılında üretim gücü ve ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine değer katmaya devam ettiklerini, geniş ürün yelpazesi, farklı pazarlara erişim kabiliyeti ve değişen koşullara hızlı uyum sağlama yetenekleriyle küresel ölçekte varlıklarını güçlü şekilde sürdürdüklerinin altını çizdi.

"2025 yılında üretim gücümüzü tam olarak ortaya koyamadık"

2025 yılının küresel ölçekte talebin zayıf seyrettiği, finansman imkanlarının daraldığı ve ticarette artan korumacı eğilimlerin ihracatın hareket alanını daralttığı bir yıl olduğuna vurgu yapan Ertan, “Yurt içinde ise maliyet baskıları ve ekonomik dengelerdeki hassasiyet, üretim ve ihracat süreçlerimizi daha dikkatli yönetmemizi gerektirdi. Tüm bu zorluklara rağmen yıl başında ortaya koyduğumuz 2,2 milyar dolarlık hedefin üzerine çıkarak 2025 yılını 2 milyar 591 milyon ABD doları ihracatla tamamladık. Zorlu piyasa koşullarına rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ederek sektör olarak dayanıklılığımızı bir kez daha ortaya koyduk. 2025 yılında üretim tarafındaki tabloyu açık şekilde ifade edecek olursak kapasite kullanım oranımız yüzde 62,4 seviyesinde kaldı. Bu tablo, sahip olduğumuz üretim gücünü ne yazık ki henüz tam anlamıyla kullanamadığımızı gösteriyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin ham çelik üretiminin yıllık 38,1 milyon ton olduğu bilgisini veren Başkan Ertan sözlerini şöyle sürdürdü; “Ham çelik üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 3,3’lük artış küresel talepteki zayıf seyir, fiyat baskısı, yüksek enerji maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan sıkılık üretim tarafında hareket alanımızı sınırlamış olsa da bu artış zorlu koşullara rağmen üretim kabiliyetimizi koruduğumuzu ortaya koyuyor.”

"Savaşlar planlama süreçlerimizi daha hassas hale getirdi"

Küresel ekonomide ve Türkiye ekonomisindeki sorunlar sürerken yakın coğrafyamızda yaşanan savaşların enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinde olumsuz etkilere yol açtığının altını çizen Ertan, “Bu durum sektörümüz açısından maliyetleri artırırken planlama süreçlerini daha hassas hale getiriyor. Karbon odaklı uygulamaların devreye girmesiyle birlikte üretim süreçlerimizin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması önem kazanıyor. Bu çerçevede yenilenebilir enerji kullanımı ve verimlilik artırıcı yatırımlar sektörümüz açısından öncelikli hale gelmektedir. Birlik olarak bizler de bu dönüşüm sürecine destek olmak amacıyla düzenlediğimiz eğitimler ve yürütmekte olduğumuz UR-GE ile Avrupa Birliği projeleriyle firmalarımızın sürdürülebilirlik alanındaki kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yalçın Ertan yüzde 152’lik rekor ihracat artışıyla veda etti 

Nisan ayında yapılacak genel kurulda Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığını yeni bir isme devretmeye hazırlanan Yalçın Ertan, ödül töreninde 8 yıllık başkanlık dönemini de özetledi. Ertan, “2018 yılından bu yana büyük bir onurla yürütmekte olduğum Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimde son yılımı yaşıyorum ve bu vesileyle başkan olarak katıldığım son ödül töreninde sizlerle birlikteyim. Görev sürem boyunca bölgemiz ihracatına katkı sağlamak, sektörümüzün gelişimine destek olmak ve Birliğimizi daha ileriye taşımak adına büyük bir gayret içinde olduk. Bu süreçte her zaman ortak akıl ve dayanışma ile hareket ettik. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nde son 8 yılda hep birlikte çok büyük bir ihracat başarısına imza attık. 2018 yılında 1 milyar 28 milyon dolarlık ihracat hacmiyle devraldığımız bayrağı 2025 yılı sonunda yüzde 152’lik artışla 2 milyar 591 milyon dolarlık ihracatla devrediyoruz. 8 yıl boyunca Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 12 ihracatçı birliğimiz arasında ihracat şampiyonluğumuz hep devam etti” diyerek sözlerini noktaladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-demir-ve-demirdisi-metaller-ihracatcilari-birligi-odul-toreni-3065.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-demir-ve-demirdisi-metaller-ihracatcilari-birligi-odul-toreni-3065.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-demir-ve-demirdisi-metaller-ihracatcilari-birligi-odul-toreni-3065-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-demir-ve-demirdisi-metaller-ihracatcilari-birligi-odul-toreni-3065.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ege-demir-ve-demirdisi-metaller-ihracatcilari-birligi-odul-toreni/3347/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 19:34:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İZFURNEX Mobilya Fuarı'nda "Alım Heyeti" Organizasyonu]]></title>
			<description><![CDATA[Türk mobilya sektörünün üretim ve ihracat gücünü dünyaya gösterdiği İZFURNEX Mobilya Fuarı’nda 6 ülkeden 15 ithalatçının katılımıyla “Alım Heyeti” organizasyonu yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin Ticaret Bakanlığı desteğiyle düzenlediği “Alım Heyeti” organizasyonuna; Azerbaycan, Bosna Hersek, Fas, Polonya, Kosova ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 15 yabancı alıcı firma katıldı.

“Alım Heyeti”ne Türkiye tarafından 40 firmanın katıldığı bilgisini veren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “Alım Heyeti” kapsamında firma başına ortalama 5–10 görüşme takvimlendirdiklerini, toplamda 200’ün üzerinde ikili iş görüşmesi yapıldığını dile getirdi.

"6 ülkeye ihracatımızı 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz"

“Alım Heyeti”ne katılım sağlayan ülkelere ihracat hacmimizle ilgili açıklamalarda bulunan Gürle, Azerbaycan’ın mobilya ithalatının 260 milyon dolar seviyesinde olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bu pazara 105,6 milyon dolar ihracat yaptığını ve Azerbaycan’ın ithalatından yüzde 41 pay aldığını ifade eden Gürle, Bosna Hersek’e 30 milyon dolar mobilya ihraç edildiğini, Polonya’nın mobilya ithalatının yaklaşık 5,4 milyar dolar iken Türkiye’nin bu ülkeye ihracatının ise 57,4 milyon dolar olduğunu aktardı. 

Gürle, "Güçlü ihraç pazarlarımızdan Fas’a 99 milyon dolar mobilya ürünleri ihraç ettik ve en büyük ikinci tedarikçi olduk. Birleşik Arap Emirlikleri’ne Türkiye’nin mobilya ihracatı 91,2 milyon dolar seviyesinde. Kosova pazarı daha sınırlı büyüklükte olsa da gelişim potansiyeli taşıyan pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu 6 ülkeye 390 milyon dolar olan ihracatımızın orta vadede 1 milyar dolara çıkması için bugün önemli tohumlar attık” şeklinde konuştu.

Güngör: “Savaş planlarımızı değiştirdi”

ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın “Alım Heyeti” sürecinde planlarında değişikliğe yol açtığını paylaşan Ege Mobilya Kâğıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör; “Alım heyeti programı başlangıçta Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, Fas, Bulgaristan, İngiltere, Sırbistan ve Romanya’dan daha geniş katılımlı bir yapı ile planlanmıştı. Ancak bölgemizde yaşanan savaş ve buna bağlı olarak oluşan lojistik, güvenlik ve seyahat kısıtları, bazı ülkelerden katılımı doğrudan etkiledi. Programı revize ettik ve daha sınırlı fakat nitelikli bir katılımcı profili oluşturduk; mevcut durumda 6 ülkeden 15 yabancı firmanın katılımı ile alım heyeti sürdürülebilir ve verimli bir yapıda organize ettik.” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/izfurnex-mobilya-fuari-nda-alim-heyeti-organizasyonu-4511.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/izfurnex-mobilya-fuari-nda-alim-heyeti-organizasyonu-4511.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/izfurnex-mobilya-fuari-nda-alim-heyeti-organizasyonu-4511-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/izfurnex-mobilya-fuari-nda-alim-heyeti-organizasyonu-4511.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/izfurnex-mobilya-fuari-nda-alim-heyeti-organizasyonu/3341/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 15:06:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Karabağlar Standı İzmir Mobilya Fuarı'nda]]></title>
			<description><![CDATA[Mobilya sektörüne yönelik projeleri ve desteklerle öne çıkan Karabağlar Belediyesi, İzmir Mobilya Fuarı’nda standıyla yerini aldı. Türkiye’nin 12 ilinden 127 firmanın katıldığı fuarda ilçeyi temsil eden Karabağlar Belediyesi, sektöre katkı sunduğu aktarılan çalışmalarla yer aldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, tüm vatandaşları İzmir Mobilya Fuarı’ndaki standa davet ederek, “Karabağlar, mobilya sektörünün kalbinin attığı yer. Üretimin, emeğin ve ustalığın merkezi olan ilçemizi daha da güçlendirmek için çalışıyoruz. Sizleri standımızda ağırlamaktan mutluluk duyacağız” dedi.

Belediyeden sektöre destek

Stantta görevliler tarafından ziyaretçilere Karabağlar Belediyesi’nin uygulamaya geçirmiş olduğu Mobilya Akademi’nin vizyonu ve yürüttüğü projelerle ilgili detaylı sunumlar yapılıyor. Mobilya sektörüne nitelikli iş gücü kazandırmayı hedefleyen akademinin çalışmaları anlatılıyor.

Ayrıca stantta ziyaretçilere sadece bilgi değil, coğrafi işaret tescilli Kavacık Köyü üzümünden üretilen özel lokum ve bisküviler ikram edilerek bölgenin kültürel değerleri de tanıtılıyor.

Belediye çalışanı ahşap oyma ustası Numan Nacaroğlu’nun eserlerinin yer aldığı stantta, Nacaroğlu fuar boyunca yaptığı uygulamalarla ziyaretçilerle buluşuyor.

Protokol ziyareti

Karabağlar Belediyesi standını; Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkan Yardımcısı Nevzat Artkıy, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Mobilyacılar ve Marangozlar Odası Başkanı Zafer Koç ile oda ve dernek yöneticileri ve sektör temsilcileri ziyaret etti.

"Karabağlar sektöre yön veriyor"

Mobilya sektörünün Karabağlar’ın temel üretim alanlarından biri olduğunu vurgulayan Başkan Kınay, belediye olarak sektörü destekleyen projeleri uygulamaya geçirmeye devam ettiklerini belirtti. "Karabağlar, üretimin ve ustalığın merkezi." diyen Kınay, kendilerinin de yerel üretimi güçlendiren, istihdam meydana getiren ve sektörü büyüten çalışmalarla bu yapıyı desteklediklerini aktardı.

Mobilya sektörünün ilçeye hem ekonomik hem de sosyal anlamda önemli katkılar sunduğunu ifade eden Kınay, sektör bileşenleri ile iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/karabaglar-standi-izmir-mobilya-fuari-nda-6555.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/karabaglar-standi-izmir-mobilya-fuari-nda-6555.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/karabaglar-standi-izmir-mobilya-fuari-nda-6555-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/karabaglar-standi-izmir-mobilya-fuari-nda-6555.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/karabaglar-standi-izmir-mobilya-fuari-nda/3334/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:10:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DEÜ'ye Üniversite–Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülü]]></title>
			<description><![CDATA[Üniversite–Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri kapsamında, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a “Üstün Hizmet Onur Ödülü”, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar tarafından verildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üniversite–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel Ar-Ge kapasitesinin artırılması amacıyla Ege Bölgesi Sanayi Odası ev sahipliğinde bu yıl ilk kez düzenlenen “Üniversite–Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri” sahiplerini buldu.

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi EBSO Hizmet Binası’nda yapılan törene; EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir’deki üniversitelerin rektörleri ve temsilcileri ile akademisyenler ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.

Törenin açılışında konuşan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, eğitimin ve sağlığın toplumsal kalkınmanın temel unsurları olduğunu vurgulayarak, üniversite–sanayi iş birliğinin Türkiye’nin rekabet gücünü artırmada kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Yorgancılar, İzmir’in akademik birikimi ve sanayi altyapısıyla önemli bir teknoloji üretim üssü olma potansiyeline sahip olduğunu belirtti.

YÖK BAŞKANI PROF. DR. EROL ÖZVAR İZMİR’E GELECEK

Eğitime verdikleri katkıyı bir adım daha ileri taşımak için 9 Nisan’da Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla “Mesleki Eğitim Çalıştayı” düzenleyeceklerinin müjdesini veren Yorgancılar, “Bu çalıştayda hem sorunları hem de çözüm önerilerini detaylı şekilde ele alacağız.” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından yapılan ödül töreninde, DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, “Üstün Hizmet Onur Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar tarafından verildi.

DEÜLÜ AKADEMİSYENLERE ÖDÜL VE TAKDİR

Akademik Hizmet Ödülleri kategorisinde, DEÜ Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Yurddaşkal, “Modüler Dayanıklı Yüzer İskele Sistemi Çalışmaları” projesi ile ikincilik ödülü kazandı.

Üniversite–Sanayi İş Birliği (ÜSİ) Ödülü kategorisinde ise, Dokuz Eylül Üniversitesi ile Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. iş birliğinde yürütülen “ISTA 6A Paketlemesinde Ürüne Gelen Darbe Analizi ve Deneysel Validasyonu” projesi ödüle layık görüldü.

Program kapsamında ayrıca, DEÜ Mimarlık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Tutku Didem Altun ile DEÜ İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sümeyra Duman’a katılım belgeleri verildi.

“BİLGİNİN SANAYİ İLE BULUŞMASI STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR”

DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversite–sanayi iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Üniversitelerimizde üretilen bilginin sanayi ile buluşması, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda elde edilen başarılar, doğru iş birliklerinin güçlü sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Ödül alan projelerimizle üniversitemizin marka değerine katkı sağlayan tüm akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyorum. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, nitelikli bilgi üretmeye ve bu bilgiyi toplumsal faydaya dönüştürmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”

Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/deu-ye-universite-sanayi-is-birligi-projeleri-odulu-6443.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/deu-ye-universite-sanayi-is-birligi-projeleri-odulu-6443.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/deu-ye-universite-sanayi-is-birligi-projeleri-odulu-6443-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/deu-ye-universite-sanayi-is-birligi-projeleri-odulu-6443.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/deu-ye-universite-sanayi-is-birligi-projeleri-odulu/3331/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 13:26:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA['Siyah Orak' İnciri Belgesele Konu Oldu]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye'nin üretimi ve ihracatında dünya lideri olduğu kuru incirde yeni çeşitlerle büyüme hedefiyle yürütülen AR-GE çalışması sonucu üstün özellikleri saptanan ve üretim alanları hızla yaygınlaşan "siyah orak" incirinin tanıtımı için belgesel hazırlandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kuru meyve sektörünü ihracatçılarından K.F.C. Gıda öncülüğündeki Siyah Orak Projesi kapsamında hazırlanan belgesel, tarım ve kuru meyve sektörünün yanı sıra üreticiler, ziraat mühendisleri ve öğrencilerle paylaşıldı.

Belgeselin çekimleri, İzmir'in Bergama ilçesindeki siyah orak deneme bahçesi, K.F.C Gıda üretim tesisleri, Aydın'daki TAGEM Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü ve incir üretim alanlarının yanı sıra Ege Üniversitesi (EÜ) Ziraat Fakültesi ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü laboratuvarlarında tamamlandı.

Yönetmenliğini Tolga Albay'ın üstlendiği belgeselde Türkiye'nin kuru incir üretimindeki tarihten gelen gücü, mevcut konumu değerlendirilerek Siyah Orak incirinin yeniden doğuş hikayesi aktarıldı.

Siyah orak çeşidinin insan sağlığına faydalı içeriklerine ilişkin bilimsel verilerin değerlendirildiği belgeselde yeni türün Kuzey Ege coğrafyasında ekolojik ve ekonomik yayılımı ile dünya pazarında büyüme hedefleri de aktarıldı.

Belgeselde Türkiye İhracatçılar Meclisi Kuru Meyve Sektör Konseyi Başkanlığı görevini de yürüten K.F.C. Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, TAGEM Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Özkul, İYTE Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yemenicioğlu, EÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Şen ile projede görev alan mühendisler, saha çalışanları ve üreticilerin görüşlerine yer verildi.

K.F.C. Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, yaptığı açıklamada Gediz ve Bakırçay havzalarında yaklaşık 100 yıldır istihdam sağlayan bir grup olduklarını, Türk tarımını daha üst noktalara taşıma hedefiyle çalıştıklarını belirtti.

Bu hedef kapsamında tarımda AR-GE projelerine büyük önem verdiklerini dile getiren Celep, Türkiye tarımı ve ihracatına büyük katkı sunacak Siyah Orak Projesi'ni de heyecanla sürdürdüklerini aktardı.

Dünyada artan sağlıklı gıda bilinciyle kuru meyve ürünlerine talebin arttığını, kuru incirde bu talebe yanıt verecek yeni türlerin pazara girmesi gerektiğini kaydeden Celep, iklim değişikliğinin de yeni türlere yönelik AR-GE çalışmalarını zorunlu kıldığını dile getirdi.

Yeni türleri endüstriye kazandırırken çiftçiden tüketiciye herkesin mutlu olacağı bir değer zinciri kurguladıklarına vurgu yapan Celep, şunları kaydetti:

"Siyah orak için yürütülen çalışmada üretici, ihracatçı, üniversite ve bakanlık, örnek ve başarılı bir koordinasyon sağladı. Anadolu'nun saklı kalmış mirası 'siyah orak'ı el birliğiyle tarıma ve gelecek nesillere kazandırarak dünya ligine taşıyoruz. Sonuçta bu ürünün insan sağlığına olan faydaları, coğrafyamızda geniş alanlarda üretim için uygun olduğu gibi üstün özellikleri bilimsel olarak ortaya kondu. Bunun tarım sektörü için örnek bir proje olduğunu düşünüyoruz. Bu çalışmanın bir belgeselle kayıt altına alınmasının siyah orak incirinin gelişimine katkı sağlayacağını, tarım sektöründe AR-GE odaklı çalışmalara cesaret vereceğine de inanıyoruz." dedi.

Siyah orak çeşidinin üreticiden yoğun ilgi gördüğünü, İzmir'den Çanakkale'ye uzanan coğrafyada oluşturulan bahçelere 40 bine yakın fidan dikildiğini bildiren Celep, belgeselin bu ürünle ilgilenen üreticiler için aydınlatıcı bir çalışma olduğuna da işaret etti.

Belgeselin yönetmeni Tolga Albay ise tarımda ender görülen bir projeye tanıklık etmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirterek 8 ay süren çekimlerle siyah orak hikayesinin yanı sıra proje yürütücülerinin heyecan ve ideallerini de ekrana yansıtmaya çalıştıklarını kaydetti.

Siyah Orak Projesi nedir?

TAGEM İncir Araştırma Enstitüsü, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, K.F.C. Gıda ve Ege Üniversitesi'nin ortaklığıyla yürütülen projeyle gen kaynağı Anadolu'da bulunan 285 incir çeşidi araştırıldı.

Sağlığa faydalı bileşikler içeren, hastalık ve zararlılara dayanıklı ve kurutulmuş olarak tüketilebilen çeşitler analizlere tabi tutuldu.

Araştırma sonucu "siyah orak" olarak bilinen çeşidin, diğer türlere göre daha yüksek polifenol ve antioksidan aktivite içerdiği, özellikle ürüne rengini veren "antosiyanin" pigmentinin antidiyabetik, antikanserojen, antienflamatuvar, antihipertansif ve antimikrobiyal etkilerine ilişkin çok sayıda bilimsel veri bulunduğu belirlendi.

K.F.C. Gıda'nın İzmir'in Bergama ilçesinde oluşturduğu bahçede organik olarak deneme üretimleri yapılan siyah orak incirinin küf kaynaklı aflatoksin benzeri oluşumlara diğer çeşitlere göre daha dirençli olduğuna ilişkin veriler de elde edildi.

Laboratuvar çalışmalarıyla üstün özellikleri ortaya konan bu çeşidin Kuzey Ege coğrafyasında yaygınlaştırılması için doku kültürü yoluyla fidan üretimine başlayan K.F.C. Gıda, yüksek ihracat potansiyeline sahip siyah orak için sözleşmeli modelle yetiştiricilik çalışması başlattı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/siyah-orak-inciri-belgesele-konu-oldu-4288.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/siyah-orak-inciri-belgesele-konu-oldu-4288.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/siyah-orak-inciri-belgesele-konu-oldu-4288-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/siyah-orak-inciri-belgesele-konu-oldu-4288.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/siyah-orak-inciri-belgesele-konu-oldu/3318/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 14:43:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Japonya'ya Gıda İhracatında Hedefimiz 1 Milyar Dolar]]></title>
			<description><![CDATA[Dünya’nın gıda ambarı Anadolu coğrafyasında yetişen lezzetleri dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Türk gıda sektörü, Uzak Doğu’nun en büyük gıda fuarı olan FOODEX JAPAN 2026 – 51. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’nda uluslararası pazardaki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin 2025 yılında küresel iklim krizinin olumsuz etkilerine rağmen Japonya’ya 337 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, hedeflerinin orta vadede Japonya’ya gıda ihracatını 1 milyar doların üzerine çıkarmak olduğunu bu hedefe ulaşmak için Foodex Fuarı’nda büyük bir adım attıklarını dile getirdi.

Japonya’nın yıllık 70 milyar doların üzerinde gıda ürünleri ithal eden büyük bir ülke olduğuna dikkati çeken Işık, “Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının yüzde 30’unu Ege Bölgesi’nden yapıyoruz. Japon alıcılarla önceden eşleştirme çalışmaları yapıldı. Türkiye standı, dikkat çekici tasarımı ve konumuyla yoğun ziyaretçi çekti. İki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi ve devam eden Serbest Ticaret Anlaşması sürecinin hızlandırılması, Türk ürünlerinin rekabet gücünü artıracak kritik unsurlar arasında yer alıyor” şeklinde konuştu. 

Öztürk: “Japonya Stratejik Öneme Sahip Bir Pazar”

FOODEX Japan Fuarı’nın yalnızca Japonya’ya değil; Güney Kore, ABD, Kanada ve Avrupa’dan gelen alıcılarıyla bölgesel bir ticaret merkezi niteliği taşıdığının altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, FOODEX Japan Fuarı’nın Türk firmaları için hem yeni iş bağlantıları kurma hem de Uzak Doğu pazarını yakından tanıma fırsatı sağladığının ifade etti. 

Türk firmalarının Japon tüketicisinin kalite ve sağlıklı ürünlere verdiği önem doğrultusunda, pazara uygun ürün ve stratejiler geliştirdiğine vurgu yapan Öztürk şöyle konuştu; “Zeytinyağından makarnaya, dondurulmuş ürünlerden çikolataya kadar geniş bir ürün yelpazesi Japon ve uluslararası alıcılara sunuldu. Bu temasların sonuçlarını önümüzdeki dönemde alacağımıza inanıyoruz.”

Girit: “Türk Mutfağı Japonya’da İlgi Odağı Oldu”

FOODEX Japan Fuarı süresince düzenlenen tadım etkinliklerinin ziyaretçilerden büyük beğeni topladığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Michelin yıldızlı Şef Osman Serdaroğlu’nun katkılarıyla Türk ürünleri Japon damak tadına uygun şekilde sunulduğunu kaydetti. 

Öne çıkan etkinliklerle ilgili bilgi veren Girit, “Türk somonu ve orkinosuyla hazırlanan suşi ve saşimi sunumları, Türk şarapları ve Türk kahvesi tadımları, Türk zeytinyağı seminerleri, Türk çayı semineri Türk ürünlerinin kalite ve çeşitliliğini doğrudan deneyimleme fırsatı sundu. 2025 yılında Japonya’ya 337 milyon dolarlık gıda ihracatımızın yüzde 33’üne tekabül eden 113 milyon dolarlık kısmını su ürünleri oluşturdu” ifadelerini kullandı. 

Uygun: “Kurumsal Temaslar ve İş Birliği Görüşmeleri Yaptık”

Japonya’da Foodex Fuarı kapsamında yalnızca stand faaliyetleriyle sınırlı kalmadıklarını, Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik temaslarda bulunduklarını anlatan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, EİB heyeti olarak Japonya’nın önde gelen kurum ve kuruluşları arasında yer alan Japonya Ulusal Deniz Suyu Balık Yetiştiriciliği Birliği, Japonya Kuruyemiş Birliği, Otsuma Kadın Üniversitesi, Japonya Bitkisel Yağ Derneği ve Japonya Yönetim Birliği görüşmeler yaptıklarını vurguladı. 

Japonya’nın Türk zeytinyağı sektörünün ihracat yaptığı ülkeler arasında ABD’den sonra ikinci sıraya oturduğu bilgisini veren Uygun, “Japonya, 2024/25 sezonunda Türkiye’nin 251 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatından yüzde 9 pay aldı. Japonya’ya ihracatımızın kısa vadede 100 milyon dolara ulaşacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. 

Türkiye'nin Japonya'ya yaptığı ihracatta öne çıkan ürünler; Taze veya soğutulmuş balıklar, makarnalar ve kuskus, zeytinyağı kurutulmuş üzümler, meyve ve sebze suları, balık filetoları ve diğer balık etleri, hazırlanmış veya konserve edilmiş domatesler, taze veya kurutulmuş hurma, incir, fındık, taze veya kurutulmuş turunçgiller, dondurulmuş balıklar oldu. 

2026 yılında yaklaşık 3.238 firmanın katıldığı fuarda, Türkiye’den milli katılım kapsamında 45, bireysel olarak 4 firma olmak üzere toplam 49 Türk firması yer aldı. 4 gün süren fuarı 73.842 ziyaretçi gezdi. 

Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul ile Ticaret Başmüşavirleri Mukaddes Nur Yılmaz ve Sedat Yıldız, Türk firmalarının yer aldığı stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında Japon pazarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunulurken, firmaların talepleri ve karşılaştıkları hususlar da ele alındı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/japonya-ya-gida-ihracatinda-hedefimiz-1-milyar-dolar-9100.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/japonya-ya-gida-ihracatinda-hedefimiz-1-milyar-dolar-9100.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/japonya-ya-gida-ihracatinda-hedefimiz-1-milyar-dolar-9100-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/japonya-ya-gida-ihracatinda-hedefimiz-1-milyar-dolar-9100.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/japonya-ya-gida-ihracatinda-hedefimiz-1-milyar-dolar/3315/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 15:33:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Bölgesi'nin İhracatı 2025'e Göre 496 Milyon Dolar Azaldı]]></title>
			<description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, şubat ayı faaliyet illeri ihracat istatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının iki aylık döneminde 496 milyon dolar geriledi. Ege Bölgesi, 2025 yılının ocak - şubat döneminde 6,8 milyar dolar ihracat yapmışken 2026 yılının aynı döneminde 6,3 milyar dolar ihracat yapabildi. Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir ise şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düşerek 4. sıraya geriledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi.

Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi.

Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı.

Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti.

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde oldu.

Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı.

İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı.

İzmir dördüncü sıraya geriledi

Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu.

İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu.

Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor

Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler.

Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı.

Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı.

Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu.

Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi.

Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı.

İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-bolgesi-nin-ihracati-2025-e-gore-496-milyon-dolar-azaldi-1294.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-bolgesi-nin-ihracati-2025-e-gore-496-milyon-dolar-azaldi-1294.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-bolgesi-nin-ihracati-2025-e-gore-496-milyon-dolar-azaldi-1294-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-bolgesi-nin-ihracati-2025-e-gore-496-milyon-dolar-azaldi-1294.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ege-bolgesi-nin-ihracati-2025-e-gore-496-milyon-dolar-azaldi/3283/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 14:00:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nin 2026 İhracat Planı]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği'nin, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasındaki savaşa rağmen 2026 hedeflerini ulaşmak için kararlılıkla yoluna devam ettiği aktarıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2026 yılı için belirledikleri 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için yoğun bir iş programı oluşturduklarını belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora, Türk ihracatçısının tüm olumsuz koşullara karşı adapte olma kabiliyetine sahip olduğunu, savaş ortamında da bu özelliğinin devreye gireceğine inandıklarını dile getirdi.

Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi üyeleriyle bir araya gelen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) Başkan Yardımcısı Ferit Kora, 2026 yılı için birliğin alt sektörleri olan mobilya, kâğıt ve odundışı orman ürünleri sektörleri için küresel pazarlama atağı başlattıklarını ifade etti. 

Her ay uluslararası fuarlara milli katılım organizasyonu, sektörel ticaret heyeti, alım heyeti planladıklarını paylaşan Kora, “2026 yılı içerisinde 3 fuarda milli katılım organizasyonu yapacağız. Sektörel ticaret heyetlerimiz, tasarım yarışmalarımız, UR-GE projeleri kapsamında alım heyetlerimiz, çalıştaylarımız ve panellerimiz olacak. Paper & Tissue Show Abu Dhabi Fuarı, Ortadoğu’nun en büyük fuarı konumunda. Savaş nedeniyle 3-5 Haziran 2026 tarihine ertelendi. Savaşın bir an önce sona ermesini ve ticaretin kaldığı yerden sürmesini diliyoruz. 5–7 Mayıs 2026 HD Expo Las Vegas Fuarına, Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyeceğiz ve mobilya ihracatçılarımızın ABD’ye ihracatlarının artmasına zemin oluşturacağız. Bu yıl gerçekleştireceğimiz üçüncü fuar milli katılımı 11–12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show London olacak. Bu yıl ilk kez Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını düzenleyeceğiz. Ayrıca kâğıt ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Aegean Paper UR-GE Projesini başlatacağız” ifadelerini kullandı.

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin, İzmir ekonomi basınıyla buluşmasına, EMKOÜİB Yönetim Kurulu Üyesi Şeyma Başterzi, Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun’da katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nin-2026-ihracat-plani-9673.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nin-2026-ihracat-plani-9673.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nin-2026-ihracat-plani-9673-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nin-2026-ihracat-plani-9673.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nin-2026-ihracat-plani/3251/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 15:27:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[VI. AMORF Doğal Taş Proje Tasarım Yarışması Başvuruları Başladı]]></title>
			<description><![CDATA[VI. AMORF, Anadolu’nun binlerce yıllık taş işleme kültürünü çağdaş tasarım anlayışıyla birleştirerek, Türkiye’nin doğal taş ihracatında katma değerli bir sıçrama meydana getirmeyi hedefliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) tarafından düzenlenen AMORF Doğal Taş Proje Tasarım Yarışması’nın altıncı dönemi için başvurular 5 Haziran 2026 tarihinde sona erecek. 

Türkiye’nin doğal taş potansiyelini tasarım gücüyle buluşturmayı hedefleyen yarışma, bu yıl “Taşın Dönüştürücü ve İyileştirici Doğası” temasıyla genç tasarımcıları üretilebilir, katma değerli ve ihracata dönük projeler geliştirmeye davet ediyor.

Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, “Birliğimizin Türkiye’nin doğal taş ihracatında tasarım odaklı dönüşümü destekleme vizyonuyla hayata geçirdiği AMORF, sektöre yeni fikirler kazandırmanın yanı sıra Türk doğal taşının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Yarışmamızın altıncı dönemi için başvurular başladı. Genç tasarımcıların yenilikçi fikirleriyle şekillenecek projeler, hem sektörün dönüşümüne hem de ülke ekonomisine katkı sunacak.” dedi. 

Her yıl dereceye giren yarışmacıların tasarımlarını EİB desteğiyle üretme fırsatı elde ettiğini vurgulayan İbrahim Alimoğlu, şu değerlendirmede bulundu;

“Yarışmacılarımız dünyanın önde gelen okullarında yurt dışı eğitim bursu kazanma şansı da yakalıyor. Nakdi ödüllerin ötesinde, sağlanan yurt dışı eğitim bursu genç tasarımcılarımızın gelecekleri açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte elde edilen uluslararası deneyim ve tecrübe aktarımı, yarışmacıların hem networklerini genişletmelerine hem de kariyerlerinde önemli bir sıçrama yapmalarına katkı sağlıyor. Nitekim bugün Türkiye’yi uluslararası platformlarda başarıyla temsil eden ve ülkemizin gururu olan pek çok tasarımcı, bu yarışmalarımızdan yetişerek sektöre kazandırılıyor.” 

İnsanın iyi olma hâlini destekleyen bir tasarım bileşeni olarak Doğal Taş

Projelerin özellikle iç mekân kullanım senaryoları üzerinden; üretilebilirlik, sürdürülebilirlik ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri gözetilerek geliştirilmesi öngörüldüğünü söyleyen Başkan Alimoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Milyonlarca yıllık oluşum süreciyle taş, yalnızca bir yapı malzemesi değil; zamanın, dayanıklılığın ve sürekliliğin sembolüdür. Bu yılki tema kapsamında yarışmacılardan; doğal taşı estetik bir yüzey malzemesi olmanın ötesinde, mekânsal, duyusal ve yapısal özellikleriyle insanın iyi olma hâlini destekleyen bir tasarım bileşeni olarak ele almaları bekleniyor. Doğal taşın fiziksel özellikleri, yüzey işleme teknikleri, mekânsal potansiyeli ve uzun ömürlü performansı tasarım kararlarının merkezinde yer alacak. Doğal taş sektörü, Türkiye’nin geleneksel ve güçlü ihracat kalemlerinden biri olmasına rağmen, küresel pazarlarda artan rekabet katma değerli ürün geliştirmeyi zorunlu kılıyor.” 

İbrahim Alimoğlu, AMORF’un tasarım ve marka değeri yüksek ürün ihracatına geçişi teşvik ettiğinin altını çizerek, “Genç mimar ve tasarımcıları sektörle buluşturarak iş birliklerini güçlendiriyor, Birliğimize üye olarak ihracata başlıyor, üretilebilir ve ticarileşebilir projelerle firmaların ürün portföyünü geliştiriyor, sürdürülebilirlik, atık değerlendirme ve inovasyon odaklı yaklaşımlarla yeşil dönüşüme katkı sağlıyor, Türk doğal taşının uluslararası platformlarda görünürlüğünü artırıyor. Bu yönüyle yarışma, yalnızca bir tasarım platformu değil; aynı zamanda sektörün geleceğine yatırım niteliği taşıyor.” diye konuştu.  

VI. AMORF’a Dair Detaylar

Yarışma; mimarlık, iç mimarlık, tasarım ve ilgili disiplinlerden dört yıllık lisans mezunları ile yüksek lisans ve doktora öğrencilerine açık. Katılımcılar bireysel ya da en fazla üç kişilik ekipler halinde başvurabiliyor. Projelerin özgün, daha önce ticari olarak üretilmemiş ve başka bir yarışmada ödül almamış olması gerekiyor. Tasarımlar 0,8 m³ hacmi geçmemeli.

Katılımcılar; simge yapı (landmark), kent mobilyası, iç ve dış mekân mobilyaları, bölücü elemanlar, kaplama sistemleri, aksesuar tasarımları, mermer artıklarının değerlendirilmesine yönelik projeler ve doğal taş odaklı deneysel-sürdürülebilir tasarım çalışmaları başlıklarında proje geliştirebilecek.

Temmuz 2026’da jüri değerlendirmesinin yapılması planlanıyor. Kazanan projeler ise Eylül 2026’da düzenlenecek ödül gecesinde kamuoyuna açıklanacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/vi-amorf-dogal-tas-proje-tasarim-yarismasi-basvurulari-basladi-2473.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/vi-amorf-dogal-tas-proje-tasarim-yarismasi-basvurulari-basladi-2473.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/vi-amorf-dogal-tas-proje-tasarim-yarismasi-basvurulari-basladi-2473-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/vi-amorf-dogal-tas-proje-tasarim-yarismasi-basvurulari-basladi-2473.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/vi-amorf-dogal-tas-proje-tasarim-yarismasi-basvurulari-basladi/3222/</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 16:34:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Menemen'de 2026 İçin 10 Bin İstihdam Hedefi]]></title>
			<description><![CDATA[Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Göreve başladığımız ilk günden bugüne 25 bin hemşehrimizi İŞKUR Hizmet Noktamız aracılığıyla iş sahibi yaptık. Bu yıl 10 bin kişiyi daha iş sahibi yaparak toplam sayıyı 35 bine çıkaracağız. Yeni açılan üretim tesisleri ve belediye olarak yaptığımız hamlelerle Menemen, İzmir'de ve bölgemizde istihdamın merkezi olacak." dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Menemen Belediyesi, sosyal yaşam, hizmetler ve eser belediyeciliği alanlarında yaptığı çalışmalar kadar, istihdam alanında da gösterdiği üstün performansla dikkatleri üzerinde topluyor. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan'ın göreve geldiği günden itibaren Menemen Belediyesi İŞKUR Hizmet Noktası aracılığıyla başlatılan istihdam seferberliği, meyvelerini vermeye devam ediyor.

Yüz bini aşkın işlem

Başkan Pehlivan'ın göreve geldiği 2021'de işveren ve çalışanı bir araya getirerek 2228 kişinin iş sahibi olmasını sağlayan Menemen Belediyesi, yıllar içinde bu sayıyı katlayarak çoğalttı. Yapılan 128 bin 647 işlemle birlikte 2025 yılı sonuna kadar iş sahibi yapılan vatandaş sayısını tam 25 bine çıkaran Menemen Belediyesi, 2026 için de oldukça iddialı bir çalışma programı uyguluyor.

"Menemen'de iş var, aş var"

İlçedeki istihdam hamlesine yönelik açıklamalarda bulunan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen, İzmir'in kent merkezi ve yeni limanları arasında kalan, otoyol bağlantısı olan, lojistik imkanı çok gelişmiş bir ilçe. Kentimizin bu coğrafi avantajını en iyi şekilde değerlendirerek gerek sosyal yaşamı, gerekse de iş yaşamını geliştirmek kendimize görev bildiğimiz en önemli işlerin başında geliyor. Vatandaşlarımızın yaşam için her geçen gün daha fazla tercih ettiği Menemen'de refah seviyesini en üst düzeye çıkarmak adına yaptığımız istihdam çalışmalarında, bugüne dek rekor düzeyde hemşehrimizi iş sahibi yaptık. Çalışma hayatına katılmak isteyen her yaştan hemşehrimizi, kadınımızı, engellimizi, kendilerine en uygun işe yerleştirebilmek adına üretim tesislerimizle sürekli istişare halindeyiz. Çok yakında yeni üretim tesislerinin de ilçemizde faaliyete başlamasıyla, istihdam gücümüzü katlayacağız. Açıkça ifade etmek gerekirse, Menemen'de iş var, aş var." dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/menemen-de-2026-icin-10-bin-istihdam-hedefi-1242.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/menemen-de-2026-icin-10-bin-istihdam-hedefi-1242.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/menemen-de-2026-icin-10-bin-istihdam-hedefi-1242-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/menemen-de-2026-icin-10-bin-istihdam-hedefi-1242.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/menemen-de-2026-icin-10-bin-istihdam-hedefi/3207/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 15:26:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bayındır'da 'Sorgum Sudan Otu' Tohum Desteği]]></title>
			<description><![CDATA[Yüksek verim potansiyeli ve kuraklığa dayanıklı yapısıyla öne çıktığı aktarılan sorgum sudan otu melezi için Bayındır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından tohum desteği çalışması yapıldığı ifade edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bayındır İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen “2026 Yılı Sorgum Sudan Otu Melezi Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi” kapsamında tohum desteği için başvurular başladı.

Yüksek verim potansiyeli ve kuraklığa dayanıklı yapısıyla öne çıktığı aktarılan sorgum sudan otu melezi, özellikle hayvancılık yapan üreticiler için önemli bir yem kaynağı olarak değerlendiriliyor.

Proje çerçevesinde sorgum sudan otu melezi tohumu almak isteyen üreticilerin, 04 Mart 2026 Çarşamba günü mesai bitimine kadar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvurmaları gerekiyor.

Yapılan dağıtımda yüzde 50'lik dilimin hibe olduğu, kalan kısmın ise çiftçiler tarafından nakdi ödeme şeklinde tahsil edilmesinin planlandığı belirtildi.

Hande Şarlan
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/bayindir-da-sorgum-sudan-otu-tohum-destegi-1970.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/bayindir-da-sorgum-sudan-otu-tohum-destegi-1970.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/bayindir-da-sorgum-sudan-otu-tohum-destegi-1970-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/bayindir-da-sorgum-sudan-otu-tohum-destegi-1970.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/bayindir-da-sorgum-sudan-otu-tohum-destegi/3192/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 14:45:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türkiye, Dünyanın En Büyük İkinci Bal üreticisi Konumunda]]></title>
			<description><![CDATA[Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı.

Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle yapmak için harekete geçti.

"İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz"

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı.

Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu.

Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış”

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi.

Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.”

Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek

“Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.”

Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı.

24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası

Planlanan proje kapsamında:

Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması

Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması

Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması

Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi

En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-dunyanin-en-buyuk-ikinci-bal-ureticisi-konumunda-9083.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-dunyanin-en-buyuk-ikinci-bal-ureticisi-konumunda-9083.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-dunyanin-en-buyuk-ikinci-bal-ureticisi-konumunda-9083-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-dunyanin-en-buyuk-ikinci-bal-ureticisi-konumunda-9083.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/turkiye-dunyanin-en-buyuk-ikinci-bal-ureticisi-konumunda/3191/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 16:40:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İAOSB'den 150 Parsellik Genişleme Planı]]></title>
			<description><![CDATA[Yüzde 100 doluluk oranına ulaşan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, yüksek teknoloji ve katma değerli üretime yönelik yaklaşık 3 milyon metrekarelik genişleme alanını devreye almaya hazırlanıyor. Proje ile 100–150 yeni sanayi parsel oluşturulması, alanın yarısının yeşil dokuya ayrılarak bölgenin “teknoloji üssü” kimliğiyle planlanması hedefleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), artan yatırım taleplerine yanıt verebilmek ve bölgeyi ileri teknoloji üretim altyapısıyla büyütmek amacıyla genişleme alanı projesinde sona yaklaştı. Mevcut parsellerin büyük bölümünün tahsis edilmiş olması nedeniyle başlatılan çalışma, hem kapasite artışı hem de nitelikli sanayi dönüşümünü hedefliyor.

150 Yeni Parsel ile Toplam Alan Yaklaşık 10 Milyon Metrekareye Çıkıyor

Proje kapsamında yaklaşık 3 milyon metrekarelik yeni alanın sanayi altyapısına kazandırılması planlanıyor. Bu alanla birlikte İAOSB’ye 100 ila 150 arasında yeni parsel oluşturulacak. Hâlihazırda 6,5 milyon metrekare büyüklüğe sahip olan bölgenin toplam alanının genişleme sonrası yaklaşık olarak 10 milyon metrekareye ulaşması hedefleniyor. Bu artışla birlikte hem mevcut yatırım taleplerine alan açılması hem de İzmir sanayisinin üretim kapasitesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Teknoloji Üssü ve “Bacasız Sanayi”

Genişleme alanı, klasik sanayi yerleşiminden farklı olarak; Ar-Ge, inovasyon, ileri teknoloji ve yüksek katma değerli üretim yapan firmalara yönelik bir teknoloji havzası olarak planlandı. Çevreci, düşük emisyonlu ve “bacasız sanayi” anlayışıyla tasarlanan bölgede, yüksek teknoloji yatırımlarının kümelenmesi ve sürdürülebilir üretim modelinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Alanının Yarısı Yeşil Dokuya Ayrılıyor

Planlama kapsamında 3 milyon metrekarelik alanın yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik bölümünün yeşil alan ve sosyal donatı olarak ayrılması öngörülüyor. Bu yaklaşımla sanayi gelişiminin çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda ilerlemesi ve çalışanlar için daha yaşanabilir bir üretim ekosistemi oluşturulması amaçlanıyor.

“En Önemli Gündem Maddemiz Genişleme Alanı”

İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, genişleme sürecinin yalnızca teknik değil aynı zamanda idari ve bürokratik boyutları bulunan kapsamlı bir çalışma olduğunu belirtti. Projeye Ankara nezdinde önemli destekler sağlandığını ifade eden Başkan Karace, sürece İzmir Milletvekili ve AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ile AK Parti İzmir Miletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Başkan Karace, Bölgeye yoğun yatırım talebi olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bölgede yüksek teknolojili üretim yapmak isteyen firmaların yatırım yapabileceği hiçbir alan kalmadı. Arsanın bu kadar kıymetlendiği bir ortamda yeni bir genişleme sahası bizim için zorunluluk haline geldi. Süreçte Sayın Eyyüp Kadir İnan ve Sayın Ceyda Bölünmez Çankırı’nın çok önemli ve büyük destekleri oldu. Ankara’daki temaslarımızda ilgili bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı ve teknik birimlerin değerlendirmeleriyle süreç rapor ve inceleme aşamasına geçti. Hedefimiz bir yıl içinde parselasyon aşamasına gelmek. Bu alanı yüksek teknoloji yatırımlarının yer alacağı bir teknoloji üssü olarak planlıyoruz. Alanın yarısını yeşil dokuya ayırarak çevreci ve yüksek katma değerli üretimi teşvik edeceğiz. En az 1 milyar doları aşacak yatırım ve ciddi bir istihdam potansiyeli öngörüyoruz.”

Başkan Karace, teknik ve idari süreçlerin tamamlanmasının ardından kamulaştırma ve altyapı çalışmalarına başlanacağını belirtti.

Yaklaşık 50 bin kişiye istihdam sağlayan ve yıllık yaklaşık 8 milyar dolar üretim hacmine sahip İAOSB’de hayata geçirilecek teknoloji odaklı genişleme alanının; yeni yatırımlar, nitelikli istihdam ve ihracat artışıyla İzmir’in sanayi ve teknoloji ekosistemine önemli katkı sunması bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/iaosb-den-150-parsellik-genisleme-plani-7782.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/iaosb-den-150-parsellik-genisleme-plani-7782.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/iaosb-den-150-parsellik-genisleme-plani-7782-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/iaosb-den-150-parsellik-genisleme-plani-7782.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/iaosb-den-150-parsellik-genisleme-plani/3155/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 16:38:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Seferihisar'da Halk Ekmek Üretim ve Satışı Devam Ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[Seferihisar Belediyesi ekiplerinin, artan hayat pahalılığı ve ekonomik zorluklar karşısında vatandaşların temel gıdaya erişimini kolaylaştırmak amacıyla uygulamaya geçirdiği Halk Ekmek Projesi kapsamında, belediye bünyesindeki fırında üretilen ekmeklerin, her sabah erken saatlerde ilçenin farklı noktalarında 10.00 TL fiyatı ile halk sunulduğu aktarıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Seferihisar Belediyesi’ne ait fırınlarda, deneyimli ekmek ustaları tarafından hijyenik koşullarda üretilen Halk Ekmekler, sabah saat 06.00–07.00 itibarıyla dağıtıma çıkıyor. İlçe genelinde Merkez, Tepecik, Turabiye ve Ürkmez olmak üzere dört farklı büfede satışa sunulan ekmekler, uygun fiyatıyla özellikle dar gelirli vatandaşlara önemli bir destek sağlıyor.

“Gün daha doğmadan dayanışma başlıyor”

Günün ilk ışıklarıyla birlikte fırınlarda başlayan üretim süreci, yalnızca ekmek yapımını değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı da simgeliyor. Seferihisar Belediyesi, Halk Ekmek Projesi ile hem sağlıklı ve güvenilir üretimi hem de adil fiyat politikasını esas alarak vatandaşların yanında olmayı sürdürüyor.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Halk Ekmek’in yalnızca bir üretim faaliyeti değil, güçlü bir sosyal destek mekanizması olduğunu vurguladı.

Başkan Yetişkin: “Halk Ekmek, sosyal belediyeciliğin somut bir örneğidir”

Belediye Başkanı İsmail Yetişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün ülkemizde yaşanan ekonomik koşullar, ne yazık ki temel ihtiyaçlara erişimi her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Biz Seferihisar Belediyesi olarak şuna inanıyoruz: Ekmek bir ticari ürün değil, temel bir haktır.”

Yetişkin, belediyenin sosyal politikalarının merkezinde insan odaklı hizmet anlayışının yer aldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Belediyemizin fırınlarında, sabahın erken saatlerinde başlayan bir emek var. Ustalarımız makine kullanmadan üretim yapıyor, ekiplerimiz bu ekmekleri ilçemizin dört bir yanına ulaştırıyor. Amacımız hemşehrilerimizin sofrasına güvenilir, sağlıklı ve uygun fiyatlı ekmek ulaştırmak.”

"Dört Mahallede, aynı amaç; Halkın yanında olmak"

Halk Ekmek büfelerinin ilçenin farklı noktalarında konumlandırıldığını hatırlatan Başkan Yetişkin, erişilebilirliğin özellikle önemsendiğini ifade etti:

“Merkezden Ürkmez’e, Tepecik’ten Turabiye’ye kadar her noktada hemşehrilerimize ulaşmak istiyoruz. Sosyal belediyecilik, yalnızca bir hizmet sunmak değil; zor zamanlarda halkın yanında durabilmektir. Biz de Seferihisar’da bunu yapıyoruz.  Seferihisar’da kimsenin kendini yalnız hissetmesini istemiyoruz. Dayanışmayı büyüten, paylaşmayı esas alan bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Halk Ekmek, bunun en somut örneklerinden biridir.”

Seferihisar Belediyesi, Halk Ekmek Projesi’nin yanı sıra sosyal destek çalışmalarını da aralıksız sürdürüyor. Belediye yönetimi, önümüzdeki süreçte de özellikle dar gelirli, emekli ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirtiyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/seferihisar-da-halk-ekmek-uretim-ve-satisi-devam-ediyor-8539.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/seferihisar-da-halk-ekmek-uretim-ve-satisi-devam-ediyor-8539.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/seferihisar-da-halk-ekmek-uretim-ve-satisi-devam-ediyor-8539-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.izmiryerelgundem.com.tr/images/haberler/2026/02/seferihisar-da-halk-ekmek-uretim-ve-satisi-devam-ediyor-8539.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.izmiryerelgundem.com.tr/seferihisar-da-halk-ekmek-uretim-ve-satisi-devam-ediyor/3129/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 14:46:12 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>