Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün çağrısıyla Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığı binası önündeki buluşmaya aralarında, İzmir Büyükşehir belediye başkanı Cemil Tugay'ında katılım sağladığı ve çevre ilçelerden gelen belediye başkanları, ilçe başkanları, gençlik kolları temsilcileri, eğitim sendikaları, KESK şubeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.Konuşma yapan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç konuşmasında şu ifadelere yer verdi:"Bizim mücadelemiz kendi istikbalimiz için değildir. Bizim mücadelemiz, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak, çocuklarımızın yarınları için mücadele etmektir. Bizim mücadelemiz, bu ülkenin onurunu korumak içindir. Çünkü artık yeter diyen milyonların sesiyiz biz. Artık bu millet yoruldu bu millet yoksulluktan, adaletsizlikten, kibirden, israftan, zulümden ve sizden bıktı.24 yıllık iktidarın ülkemizi getirdiği durum ortadadır. Bu iktidar ülkeye huzur değil kriz getirmiştir, üretim değil ithalat getirmiştir, refah değil yoksulluk getirmiştir, adalet değil korku getirmiştir.Bakın etrafınıza fabrikalar satıldı, limanlar satıldı, kurumlar satıldı. Cumhuriyetin birikimleri tek tek elden çıkarıldı. Kendi kendine yeten bir ülkeyi, başka ülkelere muhtaç hâle getirdiniz. Bugün yerli diye önümüze koydukları ürünlerin bile ham maddesi dışarıdan geliyor. Ülke üretmiyor, ülke tüketiyor. Bu iktidar, iflas etmiş bir tüccar gibi elde ne varsa satmaya çalışmaktadır. Ama buradan söylüyoruz Bu vatan sahipsiz değildir. Bu millet, üç kuruş için toprağını satanlardan değildir."
"Mahkemeler, millet adına değil, saray adına karar verir hale gelmiştir. Bir kişinin iki dudağı arasında sıkışmış bir hukuk düzeniyle karşı karşıyayız. Bir kişinin keyfine göre yönetilen ülke olmaz. Bir kişinin talimatıyla demokrasi susturulmaz. Bir kişinin korkularıyla milyonların geleceği karartılamaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılmak istenen tam da budur. Rakibini sandıkta yenemeyenler, mahkemelerle susturmaya çalışmaktadır. Ama Cumhuriyet Halk Partisi teslim olmaz, boyun eğmez, korkmaz.İzmir, özgürlüğün şehridir. Yıllardır İzmir’i cezalandırmaya çalışıyorlar. İzmir’e yeterli yatırım yapmıyor, belediyelerimizin hizmet üretmesini engellemeye çalışıyorlar. Ama İzmir boyun eğiyor mu? Eğmiyor. İzmir korkuyor mu? Korkmuyor. İzmir susuyor mu? Susmuyor. Çünkü İzmir, Kuvayı Milliye şehridir. Millet artık sizden bıkmıştır, yorulmuştur. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Türkiye yeniden demokrasiyle buluşacak. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel liderliğinde milletin iktidarını kuracağız.”Çağatay Güç’ün ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaşanan sürece tepki gösterdi.Tugay,“Yaşadığımız bu kısacık ömürde, bize gün yüzü göstermeyen, gün yüzü göstermemek için elinden gelen her şeyi yapan pek çok insanın baskısına ve zulmüne maruz kaldık. Bizler kaldık, babalarımız kaldı, dedelerimiz kaldı. Bu ülke uzun zamandır birilerinin milleti kandırmasına, insanların elinden haklarını almasına, özgürlüklerini kısıtlamasına ve onların birbiriyle dayanışmasını, iş birliğini bozmak için çalışan farklı insanların eziyetine ve zulmüne maruz kaldı.Yaşadıklarımıza bakınca bazı şeylerin tekrar ettiğini görüyorum. Bunun farkına varmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü geçmişte yaşananlar da dönüp dolaşıp hep aynı noktaya çıkıyor.Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan bu hukuksuz işlem, geriye dönüp baktığınızda başka siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve bu toplumun demokrat, aydın düşünceli birçok insanına da yapıldı. Asıl bedeli onlar ödedi. Gizli köşelerde ya da cezaevlerinde çok ağır işkencelere maruz kalanlar oldu. Ama bence en büyük eziyeti, bu ülke için emek harcayan, iyi niyetli ve herkesin iyiliğini isteyen insanlara yaptılar. Bazen işkence, insanın etini dağlayarak ya da elektrik vererek olmaz. Bazen işkence, bir insanın her nefes alışında acı çekmesiyle de olur.Hepimizin aslında aynı tarafta olduğunu fark etmemiz gerekiyor. Çünkü bu toplumun çok büyük çoğunluğu artık bu kadar haksızlıktan, zulümden, yanlıştan, yalandan, dolandan, hırsızlıktan ve yolsuzluktan bıktı. Toplumun büyük çoğunluğu bu düzenin bitmesini istiyor. Babalarımızın, dedelerimizin ve bizlerin maruz kaldığı bu düzenin artık gelecek nesillere miras kalmasını istemiyor. Hepimizin kahrolduğu şeylerden biri de şudur: Siyaseti kendi çıkarı için yapan, altındaki koltuk gitti diye, sahip olduğu imtiyazlar elinden gitti diye bunun derdine düşen, dilinde demokrasi, sözünde siyaset ama damarında ahlaksızlık taşıyan bazı insanlar bunlarla iş tuttular."Onlara inanarak oy istedik, koca bir yalanmışsınız""Biz o insanların sözüne inanmıştık. Onların uyuduğu saatlerde biz geceleri geç saatlere kadar çalıştık. Onların uyanmadığı sabahlarda, sabahın erken saatlerinde kalkıp halka gittik. Onlara inanarak oy istedik. Biz onları yoldaş sanmıştık, gerçek sanmıştık. Meğer koca bir yalanmışsınız, koca bir utançmışsınız. Bu milletin yüreğinde öylesine büyük bir acı bıraktınız ki çünkü milyonlarca insan size sandıkta oy verdi. Bunlarla iş birliği yapın diye mi verdiler o oyları? Bu partiyi bu hâle düşürün diye mi verdiler? Hangi vicdanla bunu kabul ediyorsunuz hangi yüzle gidip o koltuklara, sanki sizin hakkınızmış gibi oturacaksınız?“Hakkımı helal etmiyorum”Bulunduğum bölgede, siyaseten sorumlu olduğum alanda ayağımın basmadığı tek bir toprak parçası yoktur. Konuşmadığımız insan yoktur. Adeta yalvar yakar olduk, insanları ikna etmek için mücadele ettik. O emeği biz harcadık, size inandık. Zannettik ki siz gerçekten söylediğiniz gibi insanlarsınız. Ama bizi aldatmışsınız, bize yalan söylemişsiniz. Bu haksızlığı bize yaptınız ya son nefesimi verdiğim ana kadar sizlere hakkımı helal etmiyorum. Sizlere ve iş birlikçilerinize hakkımı helal etmiyorum. Bu milletin de hakkını helal edeceğini düşünmüyorum. Bunu utanmazca yapıyorsunuz. Hepimizi küçülterek yapıyorsunuz bunu.” ifadelerini kullandı.Hande Şarlan
"Mahkemeler, millet adına değil, saray adına karar verir hale gelmiştir. Bir kişinin iki dudağı arasında sıkışmış bir hukuk düzeniyle karşı karşıyayız. Bir kişinin keyfine göre yönetilen ülke olmaz. Bir kişinin talimatıyla demokrasi susturulmaz. Bir kişinin korkularıyla milyonların geleceği karartılamaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılmak istenen tam da budur. Rakibini sandıkta yenemeyenler, mahkemelerle susturmaya çalışmaktadır. Ama Cumhuriyet Halk Partisi teslim olmaz, boyun eğmez, korkmaz.İzmir, özgürlüğün şehridir. Yıllardır İzmir’i cezalandırmaya çalışıyorlar. İzmir’e yeterli yatırım yapmıyor, belediyelerimizin hizmet üretmesini engellemeye çalışıyorlar. Ama İzmir boyun eğiyor mu? Eğmiyor. İzmir korkuyor mu? Korkmuyor. İzmir susuyor mu? Susmuyor. Çünkü İzmir, Kuvayı Milliye şehridir. Millet artık sizden bıkmıştır, yorulmuştur. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Türkiye yeniden demokrasiyle buluşacak. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel liderliğinde milletin iktidarını kuracağız.”Çağatay Güç’ün ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yaşanan sürece tepki gösterdi.Tugay,“Yaşadığımız bu kısacık ömürde, bize gün yüzü göstermeyen, gün yüzü göstermemek için elinden gelen her şeyi yapan pek çok insanın baskısına ve zulmüne maruz kaldık. Bizler kaldık, babalarımız kaldı, dedelerimiz kaldı. Bu ülke uzun zamandır birilerinin milleti kandırmasına, insanların elinden haklarını almasına, özgürlüklerini kısıtlamasına ve onların birbiriyle dayanışmasını, iş birliğini bozmak için çalışan farklı insanların eziyetine ve zulmüne maruz kaldı.Yaşadıklarımıza bakınca bazı şeylerin tekrar ettiğini görüyorum. Bunun farkına varmamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü geçmişte yaşananlar da dönüp dolaşıp hep aynı noktaya çıkıyor.Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan bu hukuksuz işlem, geriye dönüp baktığınızda başka siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve bu toplumun demokrat, aydın düşünceli birçok insanına da yapıldı. Asıl bedeli onlar ödedi. Gizli köşelerde ya da cezaevlerinde çok ağır işkencelere maruz kalanlar oldu. Ama bence en büyük eziyeti, bu ülke için emek harcayan, iyi niyetli ve herkesin iyiliğini isteyen insanlara yaptılar. Bazen işkence, insanın etini dağlayarak ya da elektrik vererek olmaz. Bazen işkence, bir insanın her nefes alışında acı çekmesiyle de olur.Hepimizin aslında aynı tarafta olduğunu fark etmemiz gerekiyor. Çünkü bu toplumun çok büyük çoğunluğu artık bu kadar haksızlıktan, zulümden, yanlıştan, yalandan, dolandan, hırsızlıktan ve yolsuzluktan bıktı. Toplumun büyük çoğunluğu bu düzenin bitmesini istiyor. Babalarımızın, dedelerimizin ve bizlerin maruz kaldığı bu düzenin artık gelecek nesillere miras kalmasını istemiyor. Hepimizin kahrolduğu şeylerden biri de şudur: Siyaseti kendi çıkarı için yapan, altındaki koltuk gitti diye, sahip olduğu imtiyazlar elinden gitti diye bunun derdine düşen, dilinde demokrasi, sözünde siyaset ama damarında ahlaksızlık taşıyan bazı insanlar bunlarla iş tuttular."Onlara inanarak oy istedik, koca bir yalanmışsınız""Biz o insanların sözüne inanmıştık. Onların uyuduğu saatlerde biz geceleri geç saatlere kadar çalıştık. Onların uyanmadığı sabahlarda, sabahın erken saatlerinde kalkıp halka gittik. Onlara inanarak oy istedik. Biz onları yoldaş sanmıştık, gerçek sanmıştık. Meğer koca bir yalanmışsınız, koca bir utançmışsınız. Bu milletin yüreğinde öylesine büyük bir acı bıraktınız ki çünkü milyonlarca insan size sandıkta oy verdi. Bunlarla iş birliği yapın diye mi verdiler o oyları? Bu partiyi bu hâle düşürün diye mi verdiler? Hangi vicdanla bunu kabul ediyorsunuz hangi yüzle gidip o koltuklara, sanki sizin hakkınızmış gibi oturacaksınız?“Hakkımı helal etmiyorum”Bulunduğum bölgede, siyaseten sorumlu olduğum alanda ayağımın basmadığı tek bir toprak parçası yoktur. Konuşmadığımız insan yoktur. Adeta yalvar yakar olduk, insanları ikna etmek için mücadele ettik. O emeği biz harcadık, size inandık. Zannettik ki siz gerçekten söylediğiniz gibi insanlarsınız. Ama bizi aldatmışsınız, bize yalan söylemişsiniz. Bu haksızlığı bize yaptınız ya son nefesimi verdiğim ana kadar sizlere hakkımı helal etmiyorum. Sizlere ve iş birlikçilerinize hakkımı helal etmiyorum. Bu milletin de hakkını helal edeceğini düşünmüyorum. Bunu utanmazca yapıyorsunuz. Hepimizi küçülterek yapıyorsunuz bunu.” ifadelerini kullandı.Hande Şarlan 








