'AKP’nin İnsan Hakları Karnesi' başlığıyla paylaşılan ve İYİ Parti İzmir Hukuk-Seçim ve Parlamento İlişkileri Başkanı Av. Ali Barış Ercan imzası taşıyan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
10 Aralık 1948’de ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi bugün tüm dünyada insan onurunun, özgürlüğün ve adaletin savunulması için hatırlanıyor.
Ancak 2025 yılında geldiğimiz noktada, Türkiye’de maalesef insan haklarının korunması konusunda oldukça somut ve üzücü tablo vardır. AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana İnsan Hakları ile ilgili bazı veriler paylaşarak karnesine şöyle bir bakalım:Ülkemizde, bireysel başvuruların mümkün kılınmasından bu yana, Anayasa Mahkemesi 2012–2025 döneminde toplam 686.484 başvuru aldı; bunlardan 573.180 dosya sonuçlandırıldı. Bu dosyaların 79.565’inde en az bir temel hakkın ihlal edildiği tespit edildi. İhlallerin başında “makul sürede yargılanma hakkı” geliyor (56.443 dava). Bunu “adil yargılanma hakkı” (7.587), mülkiyet hakkı (5.813), ifade özgürlüğü (4.552), özel yaşam ve aile hayatına saygı (1.976) ve toplantı- gösteri özgürlüğü (1.548) ihlalleri izliyor. Bu sayılar, adil yargılanma, özgür ifade, örgütlenme, mülkiyet hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerin sistematik şekilde zedelendiğini, hak arayan vatandaşlarımızın adeta bir hak mücadelesi içinde olduğunu gösteriyor.Uluslararası boyutta ise daha ağır bir ağır karne mevcut. AİHM 2024 istatistiklerine göre: 47 Avrupa ülkesinde toplam 60.350 dava başvurusu bulunurken; bu başvuruların 21.600’ü yalnızca Türkiye’den yapılmış durumda — bu, toplam başvuruların %35,8’ini oluşturuyor. 2024’te Mahkeme’nin Türkiye hakkında karara bağladığı 73 davadan 67’sinde en az bir hak ihlali tespiti yapıldı. 2002–2024 döneminde toplam 3.363 ihlal kararı Türkiye aleyhine verildi; bu da Türkiye’yi AİHM kararlarında en çok hak ihlali tespit edilen üçüncü ülke yapıyor. Halen AİHM önünde bekleyen Türkiye kaynaklı 21.600 dava bulunuyor. Bu tablo, Türkiye’nin Avrupa çapında sistematik hak ihlalleriyle anıldığını, uluslararası alanda da yalnız değil ama sürekli izlenen bir ülke olduğunu ortaya koyuyor. AKP Hükümeti Döneminde Gerileyen Temel Haklar2002’den itibaren iktidarda olan AKP hükümeti döneminde bir çok kez “demokrasi, özgürlük ve hukukun üstünlüğü vurgulanmış” olmasına rağmen veriler adeta karşıt bir tabloyu ortaya koyuyor.
Yargı bağımsızlığı, hak arama yollarının güvenilirliği, adil yargılanma ve makul süre gibi haklarda ihlaller Anayasa Mahkemesi kararlarıyla teyit edilmiş durumda.Özgür ifade, toplantı ve örgütlenme hakları, mülkiyet hakkı ve özel hayata saygı gibi temel haklarda sayısız başvuru ve ihlallerin hem yerel mahkemelerde hem de uluslararası mahkemelerdeki durumu, bu hakların pratikte geniş bir kesim için işlemez hale geldiğini gösteriyor.Devletin uluslararası yükümlülükleri özellikle AİHM kararlarını uygulama ve hukuka saygı taahhüdü ya geciktiriliyor ya da görmezden geliniyor; bu da “sözde demokrasi” söylemlerinin içinin boşaltıldığını anlamlı kılıyor.Bugün bu ülkede; adalet gecikiyor, özgürlük yargılanıyor, itiraz suç sayılıyor, hak aramak cesaret işi haline geliyor. İfade özgürlüğü daraltılıyor, toplanma hakkı bastırılıyor, yargı bağımsızlığı siyasal gölge altında eriyor.
Ve iktidar, bütün bu tabloya rağmen hâlâ “ileri demokrasi” masalı anlatıyor.Türkiye, yıllardır Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde en çok şikâyet edilen ülkelerden biri. Bu tablo bir istatistik değil, bir utanç belgesidir.İYİ Parti iktidarında hukukun bağımsızlığını ve üstünlüğüilkesini sağlayacağımıza, onurlu ve insana yakışan şekilde insan haklarının öncelendiği, seçilmişlerin, gazetecilerin ve hatta tutuklu yargılanan şüphelilerin savunmasını yapan avukatların dahi tutuklandığı bu garabet ve keyfi düzene son vereceğimize söz veriyoruz!








