• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Bilim ve Teknoloji
  • Yaşam Çevre Spor Kültür-Sanat Yerel
  • Ara
SON DAKİKA:
15:37
İstanbul Başakşehir'deki Okulda Bıçaklı Saldırı: 1 Öğrenci Vefat Etti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Laçin
  3. Vatan ve Aşk
Yayınlanma: 07 Şubat 2025 - 15:27

Vatan ve Aşk

07 Şubat 2025 - 15:27
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Laçin
lacin@lacin.com

Bazı kelimeler vardır ki yalnızca sözlük anlamlarıyla açıklanamaz. Onlar, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen, nesilden nesile aktarılan ve her duyanın kalbinde farklı duygular uyandıran kelimelerdir. Vatan da işte böyle bir kelime…

Arapçadan dilimize giren bu kelime, klasik edebiyatımızda insanın doğduğu yer, sıla, sevgilinin bulunduğu muhit anlamında kullanılırken, Tanzimat’tan sonra Batılı düşünce hareketleriyle birlikte siyasi bir kimlik kazanmış ve milletin ruhuna, vicdanına kazınmıştır. Fransız İhtilali’nin ardından yükselen milliyetçilik akımları, Avrupa’nın dört bir yanında yeni devletler kurdururken, bizde de vatan kelimesine yepyeni anlamlar yükledi. Artık vatan, yalnızca bir toprak parçası değil; uğruna mücadele edilen, şehadetle yüceltilen, sevdayla bağlı kalınan bir değer hâline geldi.

Bir Şiir Gibi Vatan

Tarihin her döneminde, vatan sevgisi en güçlü şairlerin dizelerinde yankı buldu. Namık Kemal, kalemiyle bir nesli ateşleyen bir öncü olarak, şiirleri, tiyatroları, makaleleri ve romanlarıyla vatan fikrini, vatan aşkını, vatanseverlik heyecanını nesilden nesile taşıyan bir meşale oldu. Ona göre vatan, insanların yalnızca yaşadığı bir yer değil, vicdanlarında ve ruhlarında taşıdıkları en büyük kutsallıktı:

“Ne fakiri ne feryadı bitti yine bitmedi hâlâ senden bize…”

Tanzimat’tan sonra edebiyatımıza yön veren birçok isim, vatanı yalnızca bir coğrafi alan olarak görmedi. Çünkü vatan, şehitlerin kanıyla sulanan, milletin ruhunu yansıtan mukaddes bir emanetti. Süleyman Nazif, hayatı boyunca inandığı değerleri savunurken yalnız kalmayı göze almış, dost düşman herkesin saygısını kazanmış bir isimdi. Onun “İlahî” adlı şiiri, milli duyguların en saf hâlini yansıtıyordu:

“Sensin, sensin cihanım, cennetim hep sen…”

Mithat Cemal Kuntay’ın şu dizeleri ise, vatanın sadece bir toprak parçası olmadığını anlatıyordu:

“Bayrak üstündeki toprak eğer ölen varsa vatandır.”

Ve Yahya Kemal… O, vatan sevgisini en derin ve asil şekilde işleyen şairlerimizden biriydi. Ona göre vatan ve dil birbirinden ayrılmazdı. Namık Kemal, vatan fikrini nasıl kalbimize nakşettiyse, bir başka şair de çıkıp Türkçenin kutsiyetini hatırlatmalıydı. Çünkü vatan, sadece sınırlarla değil, dil ile de korunurdu.

Vatan: Bir Toprak Parçası mı, Bir Aşk mı?

Bugün vatan kavramını sadece siyasi tartışmalara, ekonomik verilere, haritalardaki sınır çizgilerine hapsetmek isteyenler var. Oysa vatan, geçmişin mirası ve geleceğin teminatıdır. Bir insanın sevgilisini sevdiği gibi, yüreğini titreten bir hasretle sevilmelidir. Çünkü aşk da vatan gibi fedakârlık ister, bağlılık gerektirir ve uğrunda mücadele etmeyi zorunlu kılar.

Mehmet Akif’in “Tükürün!” diye haykırdığı mısralar, vatan aşkının yalnızca bir romantizm değil, bir mücadele azmi olduğunu gösterir:

“Tükürün millete alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış tutan kahpelere!”

İşte tam da bu yüzden vatan, yalnızca fiziki bir mekân değil; aynı zamanda bir ruh, bir bilinç, bir aşktır. Onu anlamayanlar, sadece haritaların sınırlarını görür. Ama gerçekten hissedenler, o sınırların içinde atan bir kalp olduğunu bilir.

Bugün, eğer bir vatan toprağına basıyorsak, eğer bir bayrağın gölgesinde huzur buluyorsak, eğer bir milletin parçası olmaktan gurur duyuyorsak, bilmeliyiz ki bu vatan, yalnızca savaş meydanlarında kazanılmadı. O, sevdalarla, hasretlerle, fedakârlıklarla, vefalarla inşa edildi. O yüzden, vatan aşkı da bir gönül işidir, bir adanmışlıktır, tıpkı gerçek aşk gibi…

Ve son olarak, milli şairimizden ödünç alırsak:

“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;
Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez!”

Selam ve muhabbetlerimle…
 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
    Köşe Yazarları
    Ömer Ahmet Bişkin
    Ömer Ahmet Bişkin
    Din Nedir?
    Sabahattin Gündoğdu
    Sabahattin Gündoğdu
    Nereye Gidiyoruz? Sessizliğin Bedeli
    Prof. Dr. Turan AKKOYUN
    Prof. Dr. Turan AKKOYUN
    MEDYANIN ÇOCUK HASSASİYETİNDE "FELAKET" İLETİSİ
    Çok Okunan Haberler
    İYİ Parti Aydın'da İki Görev Değişikliği
    İYİ Parti Aydın'da İki Görev Değişikliği
    Torbalı Belediyesi'nde Ücretsiz Dil ve Konuşma Terapisi
    Torbalı Belediyesi'nde Ücretsiz Dil ve Konuşma Terapisi
    Türk Taekwondoculardan Sırbistan'da Şampiyonluk ve Üçüncülük
    Türk Taekwondoculardan Sırbistan'da Şampiyonluk ve Üçüncülük
    Ana Sayfa
    Gündem
    Siyaset
    Ekonomi
    Dünya
    Sağlık
    Eğitim
    Bilim ve Teknoloji
    Yaşam
    Çevre
    Spor
    Kültür-Sanat
    Yerel
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Vefatlar
    Üye Paneli
    Gazete Arşivi
    Hava Durumu
    Namaz Vakitleri
    • Bilim ve Teknoloji
    • Çevre
    • Dünya
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Gündem
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Siyaset
    • Spor
    • Yaşam
    • Yerel
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Vefatlar
    • Üye Paneli
    • Gazete Arşivi
    • Hava Durumu
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim