İslam, her yönüyle bütün canlıları kuşatan kusursuz ilahî bir dindir. Ne var ki insanlar zaman zaman farkına varmadan, diğer canlıların da yaşam hakkına sahip olduklarını ve bu hakka riayet edilmesi gerektiğini göz ardı edebiliyorlar. Kur'ân-ı Kerîm ve Resûlullah'ın (s.a.v.) sünneti ise bütün canlılara karşı merhametli ve adaletli davranmamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyrulmaktadır:
"Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasınlar." (En'âm, 6/38)
Buradaki "ümmet" ifadesi, her canlının Allah'ın koyduğu düzen içinde yaşayan bir topluluk olduğunu göstermektedir. Bu yönüyle ayet, hayvanların yalnızca insanın hizmetine sunulmuş varlıklar olmadığını; Allah'ın yarattığı, kendilerine özgü bir hayat düzenine sahip canlılar olduğunu da ortaya koymaktadır. Resûlullah (s.a.v.), hayvanlara eziyet edilmesini yasaklamış; onları aç ve susuz bırakmayı, güçlerinin üzerinde yük yüklemeyi hoş görmemiştir. Bir sefer sırasında sahâbîlerden bazılarının bir kuşun yavrularını yuvasından aldığını görünce, "Bu kuşu yavruları sebebiyle üzen kimdir? Yavrularını ona geri veriniz." buyurarak merhametin savaş hâlinde bile terk edilmemesi gerektiğini göstermiştir.
Sahih hadislerde Resûlullah (s.a.v.), "Kedi necis değildir. O, yanınızda dolaşıp duranlardandır." buyurmuş; susuz bir köpeğe su veren kişinin Allah'ın mağfiretine kavuştuğunu, buna karşılık bir kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olan kadının ise azabı hak ettiğini haber vermiştir. Hz. Ebû Bekir (r.a.), halifeliği döneminde ordularını sefere gönderirken hayvanlara gereksiz yere zarar verilmemesini, ağaçların kesilmemesini ve ekinlerin tahrip edilmemesini tavsiye etmiştir. Bu tavsiye, İslam'ın en zor şartlarda bile canlıların hukukunu gözettiğini göstermektedir. İslam, insanın hayvanlardan meşru ölçüler içinde faydalanmasına izin vermiştir. Ancak bu izin, insanın onlara dilediği gibi davranabileceği anlamına gelmez. Hayvanlara eziyet etmek, aç ve susuz bırakmak, güçlerinin üzerinde çalıştırmak ve gereksiz yere acı çektirmek dinimizin yasakladığı davranışlardandır.
"Hayvanlar, sizin ölümü bildiğiniz gibi bilselerdi..." meâlindeki rivayet üzerinde düşündüğümüzde, onların masumiyetine dair ince bir hikmet sezilebilir. Bu rivayetin işaret ettiği anlam çerçevesinde, Allah Teâlâ'nın hayvanları fıtratları üzere yarattığı, insana yüklediği sorumluluk ve hesap bilincini ise onlara yüklemediği düşünülebilir. Allahu a'lem (doğrusunu en iyi Allah bilir). Bu bakımdan, söz konusu durum ilahî rahmetin ayrı bir tecellisi olarak değerlendirilebilir.
Allah'ın bize emanet ettiği bu canlılara su veren, onları besleyen, tedavilerine vesile olan veya yaşam haklarını korumaya çalışan insanlara hakaret etmek, onları küçümsemek, incitmek ya da kaba ve kırıcı davranışlarda bulunmak doğru değildir. Herkes aynı duyarlılığı paylaşmayabilir; ancak bu durum saygıyı, merhameti ve güzel ahlakı ortadan kaldırmamalıdır. Bir iyiliğe engel olmak veya iyilik yapan insanları küçümsemek, Kur'ân-ı Kerîm'in ve Hz. Peygamber'in öğrettiği merhamet anlayışıyla bağdaşmaz. Bu yazının amacı herhangi bir tarafı suçlamak değil; Kur'ân ve sünnetin ortaya koyduğu merhamet anlayışını hatırlatmaktır.
Gelin, Allah'ın yarattığı bütün canlılar için daha güvenli ve daha yaşanabilir bir dünya oluşturmaya gayret edelim. Sevgi, saygı, merhamet ve vicdanı hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline getirelim. Çünkü Yaratan'ın rızasını kazanmanın yollarından biri de O'nun yarattığı bütün canlılara şefkat ve adaletle yaklaşmaktan geçmektedir.






Çok güzel bahsetmişsiniz sayın hocam. Bir karıncayı bile incitmemek dinimizin hatta insanlığımızın bir göstergesidir.
Sayın Hocam, Rabbim, Kur'an'a hizmetlerinizi daim eylesin. Said Nursî Hazretleri'nin ihlâsından, sadakatinden ve Kur'an'a hizmet şuurundan sizlere de, bizlere de nasip ihsan eylesin. Âmin.
Hocamız ne güzelde dile getirmiş ,kaleme almış maalesef toplumun kanayan yarası haline geldi. Hangi canlı olursa olsun kasti olarak zarar vermek dinimizede ,vicdanada ahlaka da sığmaz
Sayın Dilek Hanım, Rabbim, hayvanlara gösterdiğiniz merhameti ve yaptığınız güzel hizmetleri kabul eylesin. Gayretinizi bereketlendirsin, iyiliklerinizi kat kat mükâfatlandırsın. Bizlere de tüm canlılara karşı aynı şefkat, merhamet ve duyarlılığı nasip eylesin. Âmin.